10 YIL ÖNCE AHLAT GAZETESİ - MART 1997 SAYI 6
|
AHLAT’IN TARİHİ ÖNEMİ VE GÜNÜMÜZDEKİ YERİ
Tarihin her döneminde çeşitli medeniyetlerin yaşanmış olduğu Ahlat, bünyesinde bu medeniyetlerin izlerini taşımaktadır. Tarih süzgecinden geçirdiğimizde karşılaştığımız değerleri şöyle sıralayabiliriz.
1.Askeri ve Stratejik Açıdan Ahlat.
2.Türklerin Anadolu’yu Yurt Edinmelerinde Ahlat’ın Rolü.
3.İslamiyet’in Anadolu ve Asya’ya Yayılmasında Ahlat’ın Rolü.
4.Tarih ve Turizmin İç İçe Olduğu Ahlat’ın Günümüzdeki Yeri.
1.Askeri ve Stratejik Açıdan Ahlat
Van Gölü çevresinde siyah bir kaşı andırırcasına durması Ahlat’a bir çekicilik vermektedir. Bu sebeple tarih süreci içerisinde büyüklü küçüklü bütün devletler bu dilbere sahip olma arzusu içinde olmuşlardır. Güçlü olan almış, zayıf olan alma hayali ile yanıp tutuşmuştur. Ahlat’ın coğrafi konumu stratejik açıdan da çok önemli olduğundan Ahlat’a hakim olan bölgeye de hakim olmuştur. Dolayısıyla Ahlat pek çok defalar el değiştirmiş ve bu el değiştirmeler şehrin mimari yapısına umulandan çok zarar vermiştir. Bu yüzden çok eski dönemlerden kalan eserlerin sadece izleri ile yetinmekteyiz.
2.Türklerin Anadolu’yu Yurt Edinmelerinde Ahlat’ın Rolü
Orta Asya’dan Batı’ya doğru yönelen Türklerin ilk uğrak yerlerinden birisidir Ahlat. Anadolu torakları üzerinde ilk fethedilen yer olması Ahlat’ın karizmasının temelini teşkil etmektedir. Oğuz akıncıları öylesine benimsemişlerdir ki bir dönem “Oğuz Taifesi Şehri” olarak adlandırılmıştır. Ahlat’ta başlayan bu hareket gün gelmiş Viyana kapılarına dayanmıştır. Bu muhteşem büyümenin ilk ayağının Ahlat olması buranın önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu büyük serüven içinde bir yer var ki ona değinmeden geçilemez. Bu dünya tarihinin seyrini değiştiren 1071 Malazgirt Zaferi’dir. Ahlat’ta karargahını kuran Alparslan buradan başlattığı hareketle uzun yıllar hüküm süren büyük bir imparatorluğun hayatiyetine son vererek tarihin akışını değiştirip, bir çağın kapanmasını ve yeni bir çağın başlamasını ilan etmiştir. Alparslan’a bu askeri alt yapıyı Ahlat sunmuştur. Ahlat’tan başlayıp Malazgirt’te çağı değiştiren bu muhteşem güç, Asya kıtasının coğrafi uzantısı olan İstanbul kapılarına dayanmıştır.
İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, atası Alparslan’dan aldığı ruhla onu Bizans kültürünün elinden alıp bir Osmanlı şehri haline getirmiştir. Bu zaferin ilk basamağı olan Ahlat, bir kültür, sanat ve uygarlık merkezi olarak işlevini devam ettirmiştir. Bu parlak döneminden günümüze pek çok eser kalmıştır. Bu eserlerde köklü ve düzeyli bir sanat terbiyesinin izlerini bulmak mümkündür. Bu özelliği ile de Ahlat bir sanat laboratuarı olarak görenleri hayran bırakmaktadır.
Büyük İmparatorluk kurulduktan sonra Osmanlı padişahları Ahlat’ı çok sık olmasa da ihmal etmemişlerdir. Bu dönemde ise Ahlat, “Ata Yadigarı Şehir” olarak gönüllerdeki yerini korumuştur.
3.İslamiyet’in Anadolu ve Asya’ya Yayılmasında Ahlat’ın Rolü
Anadolu’daki Bizans hakimiyeti giderildikten sonra kitleler halinde İslamlığı kabul etmiş bulunan Saltuklular, Karamanlar, Selçuklular ve diğer Oğuz boyları İslam adına fetihlerde bulunmuşlardır. Ahlat, İslamiyet’in Asya’ya açılmasının bir hamle yeri, bir ileri üssü olarak görev üstlenmiştir. İstanbul’u Bizans kültürünün etkisinden kurtarıp İslamlaştıran da Ahlat olmuştur. Zira Ahlat’tan geçen Türk boylarına iliklerine kadar İslam kültürünü burada aşılanmıştır. İslam Ahlat’ta öylesine yücelmiştir ki, Ahlat bu kez de “Kübbe-t-ül İslam” adı ile onurlandırılmıştır. Bu İslamiyet’in en doruk noktada özümsendiği kente “Ruhaniyatlı Şehir” denmesi bundan kaynaklanmaktadır.
İslamiyet’i dünyaya yaymayı kendilerine görev telakki etmiş yüce insanlardan Yemen Valisi Maaz Bir Cebel’in oğlu Abdurrahman Gazi’nin mezarı Ahlat’tadır. Kadirbilir Ahlat halkı 1973 yılında kendi olanakları ile Abdurrahman Gazi Türbesini Ahlat’lı ünlü taş ustası Tahsin Kalender’e inşa ettirmiştir. Bu esen Selçuklu dönemi eserlerinden esinlenilerek yapılan son kuşağın eseridir. Bununla geçmişin muhteşem sanat öğretisinin yeni kuşağa intikalinin de tipik bir örneği gerçekleştirilmiştir.
4.Tarih ve Turizmin İç İçe Olduğu Ahlat’ın Günümüzdeki Yeri
Bir misyon kenti olan Ahlat’ın en önemli tarihi zenginlikleri Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalanlardır. Bu eserler hem çok hem de yüksek sanat niteliklerine sahip oldukları için Ahlat’a bir “Açık Hava Müzesi” hüviyeti kazandırmaktadır. Bu muhteşem tarihi zenginlik doğa zenginliği ile bütünleşince de ortaya dayanılmaz bir cazibe çıkmaktadır. İşte bu cazibe günümüz değer yargılarına göre kentin refah düzeyini çok kısa bir süre içinde yüksek düzeylere çekme gücünü bünyesinde taşımaktadır.
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.