AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > 27 MAYIS
27 MAYIS

Hüsnü SOYDAN

Emekli Albay
         
Ben 27 Mayısçıyım, asker olduğum için değil minnettar olduğum için. Malatya ilinin Arapgir ilçesi Çaybaşı köyü. 1960 yılı, 10 yaşındayım. Komşu köylerden gelenlerin dışında gördüğüm yabancı insanlar iğne-iplik v.s satan ÇERÇİLER, vergi için gelen TAHSİLDARLAR ve asker olacakları tebliğ eden JANDARMA. Ulaşım aracı at-eşek, iletişim mektup, aydınlanma çıra ve gemici feneri. Sanayi mamulü en modern araçlar dikiş makinası, kolla çevrilen bulgur ve harman makinası ve sesini duyup şeklini bile göremediğim muhtarın radyosu. Okul 3 Km uzak köyde ama gidebilene helal olsun: Kışın kar, soğuk ve kurt korkusu; baharda çamur; iş mevsi-minde ya çobansın ya at-eşekle yük taşırsın ya da ekin biçemeyecek, yük taşıyamayacak kadar küçük-

sen kelle (başak) toplarsın, çobanın yardımcısısın ve-

ya bağda kuş kovalarsın. Arapgir'in 43 köyünden 30’unun durumu bu.

Oysa!, oysa 1950 de yer yerinden oynamış. Demokrat parti iktidara gelmiş. Ülke şantiyeye dönmüş. Marşal yardımının gitmediği yer kalmamış. Köylü lafta değil gerçekte EFENDİ olmuş. Vs. vs. Dilin kemiği yok sırala gitsin...

İhtilal oldu dediklerinde çocuk aklımızla ne olduğunu ne olacağını kavrayamamıştık. Köye okul yapılacakmış dendiğinde adeta beynimizde şimşek çaktı. Eğitim seferberliği başlatılınca devlet bir öğretmen (tam öğretmende sayılmaz, yedek subay hakları kaldırılmış lise mezunu bir delikanlı), okul idaresi için gerekli bir heybenin tek gözünü doldurmayan kırtasiye ve bir Türk Bayrağı. B inası, lojmanı, okul sırası, yazı tahtası, sobası, odunu vs hepsi köylüden.

Ben de şu gün itibariyle bir Başbakanla iki Bakanın idam edilmesinin yanlış olduğunu düşünenlerdenim. O idamlar olmasaydı 27 Mayısı yapanlar bu kadar suçlanmazlar, idam edilenler de önce göklere çıkarılıp sonra melek diye yere indirilip daha sonra Anıtmezara değil en fazla kendi il
mezarlıklarına defnedilirlerdi.

Yargılama yapan Yassıada Mahkemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyor.

 O yargıç ve savcılar dışarıdan getirilmedi. Aradan 50 yıl geçti Silivri'deki çok mu hukuka uygun sanki! Zavallı Kuddusi Okkır'ın ailesine cesedini teslim ettiler. Yassıada davaları bir yılda bitmişti, halbuki Silivri�de iki yıldan beri yargıç karşısına çıkmamış tutuklu var.

Yassıadanın tanıkları da tamamen o günkü hükümetin emekli olmuş veya görevde olan bürokratları idi. Şimdi olduğu gibi gizli tanık, telefon dinlemesi vs kullanılmamıştı.

Şu an bende 'keşke İhtilal yapılmasaymış, zaten seçimde millet gönderirmiş diyorum ama acaba öyle mi olurdu? 46 seçimini yerden yere vuranlar 57 seçiminin pisliklerinden hiç söz etmezler.

 Zaten bir kesim yazar-çizer ve politikacı gurubu var ki Demokrat Partiyi ve o dönemin yöneticilerini hiç eleştirmezler. Sanki hepsi sütten çıkmış akkaşık! İhtilali yapanlar suçlu da ülkeyi ihtilal ortamına getirenlerin suçu yok mu? Parti başkanını cezalandırmak için ilini ilçe yap, her mahallede bir milyoner yetiştireceğim diye milleti benim köyüm gibi bırak, İstiklal Savaşında can vermiş şehitlerin yakınlarını ve kan dökmüş gazilerini hiçe sayarak 'ben orduyu yedeksubayla bile idare ebebilirim' diye hakaret et, Cumhuriyeti getirmişiz demokrasiye geçmişiz, sen 'istersem odunu bile mebus yaparım' diye aşağıladığın mebuslarına 'siz isterseniz hilafeti bile getirebilirsiniz' de. Hele o tahkikat komisyonu rezaleti!

Efendim zaten tahkikat komisyonu kaldırılmışmış. Evet kaldırılmış ama NİYET belli olmuş. Daha bir sürü sebep sayabiliriz ama bunları o yazar-çizer takımına söyletemeyiz. Düzmece bir kasetle Baykal'a saldıranlar Menderes'in aşk ilişkilerinden neden sözetmezler? Gayri meşru çocuğunun olduğu dahi söylendi, Suzan hanımla olan aşkı ise sosyete yazılarında 'temiz aşk'a örnek gösterildi.
             İçlerinde bir Cumhurbaşkanı vardı: Celal Bayar. Mahkeme heyetine 'Ben bu ülkenin seçilmiş meşru Cumhurbaşkanıyım, siz gayri meşru bir heyetsiniz, sizin yargılamanızı kabul etmiyorum' diye gürleyen kişi..

Bence gürlemesinin de sebebi damarlarında Kuvayi Milliye kanı dolaşıyordu. İdam edilenler demokrasi şehidi ise o da Demokrasi Gazisi idi. Ama o kesimin yazar-çizeri Menderesi göklere çıkarırlar da, Bayar için üç satır bile yazmazlar.

Anayasa Mahkemesi, sosyal ve hukuk devleti ilkeleri ile donatılmış bir anayasa, Devlet planlama teşkilatı vs. 27 Mayıs'ın getirdiği çok güzel kurumların değerini de onları kaybedince anlayacağız. Referandumda evet çıksın seyreyleyin gümbürtüyü.
            Son söz:Bir daha ne ihtilal olsun ne de ülke ihtilal ortamına gelsin.

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
2 ile 2'nin toplamı kaçtır? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com