AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > 30 YILLIK GAP MACERAMIZ
30 YILLIK GAP MACERAMIZ

            30 yıllık maceramız Güney Doğu Anadolu Projesi, kısa adıyla GAP. 1977  yılının Nisan ayında Mardin yolunda zamanın başbakanı Süleyman Demirel tarafından temeli atılan bir proje. Sloganı ise “Dağları değil. çağları deleceğiz.”

            GAP temeli atıldığı günden günümüze kadar bütün hükümetlerin, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde etkili olabilmek adına tüm söylemlerinde kullandıkları bir konu olagelmiştir. Projenin başlangıcında yapılan planlar projenin 2006 yılında tamamlanması yönündeydi. Ancak pek çok yarım kalan proje gibi, bu da 2008 yılının sonlarına gelmemize karşın hala tamamlanamadığını görüyoruz. Oysa tarih sayfalarına ve kaynaklara baktığımızda GAP’ın ilk talimatını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1936 yılında “Dicle ve Fırat’ı dizginleyin” şeklinde verdiğini görüyoruz.  Daha o zaman bile Atatürk’ün suyun bir ülke için ne kadar önemli olduğunu görerek böyle bir talimat vermiş olması dikkate değer.

            GAP, Türkiye’nin bugüne kadar yapılan ya da  yapılması planlanan en kapsamlı projesidir. GAP’ın büyük bir proje olduğu konusunda düşünceler aynı, hatta dünyada da benzerleri arasında örnek gösterilen projelerden birdir.

            GAP’ın genel olarak amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sahip olduğu kaynakları değerlendirerek, bölgede yaşayan halkın gelir düzeyini ve yaşam kalitesini yükseltmek, Türkiye’nin diğer bölgeleri ile bu bölge arasındaki farkı ortadan kaldırmak ve bölgenin kalkınmasını, zenginleşmesini sağlamaktı. Projenin kapsadığı alan Fırat ve Dicle havzaları ile yukarı Mezopotamya ovalarında yer alan Güneydoğu Anadolu Bölgesidir. Proje bölgede bulunan  Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak olmak üzere toplam 9 ili kapsıyor. Projede Türkiye’nin en az yağış alan bölgesi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin önemli su kaynakları olan Fırat ve Dicle nehirlerinin  sularının değerlendirilerek  sulama ve enerji üretiminde kullanılması amaçlanmaktadır.

            Proje tamamlandığında, yılda toplam 52.9 milyar metreküpten fazla su akıtan Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki tesislerle, Türkiye’nin toplam su  potansiyelinin yüzde 28.5’i kontrol altına alınacak, Çukurova’nın 4.5 katı olan 1.7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve yaklaşık 7500 megavatlık kurulu güç kapasitesiyle yılda 27 milyar kilovat saatlik hidroelektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır. Planlanan toplam sulama alanı, Türkiye’de ekonomik olarak sulanabilen toplam alanın yüzde 20’sine ve toplam yıllık elektrik üretimi, Türkiye’de ekonomik olarak gerçekleştirilebilir elektrik enerjisi potansiyelinin yüzde 22’sine eşdeğerdir.

            GAP kapsamında 13 baraj tamamlanmıştır. Bu barajlarda bir milyon hektarı sulayacak su toplanmıştır. Santral sayısı ise 8’dir. Hidroelektrik enerji projelerinin şimdiye kadar yüzde 74’ü gerçekleştirilmiş durumdadır. 2007 yılı verilerine göre yaklaşık 40 milyar YTL, dolar olarak ise 32 milyon dolar gibi bir maliyeti olan projeye şimdiye kadar yaklaşık 24 milyar YTL harcama yapılmıştır.

            Türkiye’nin özellikle Güneydoğu’nun kurtuluşu olarak gösterilen GAP, yıllardır tamamlanmayı bekliyor. Yöre halkının umudu giderek azalıyor.  Zira 30 yıldır açlık ve yoksulluktan kurtulacakları günü bekliyorlar.

            4 Haziran 1998 günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında alınan bir karara göre GAP 2010 yılında tamamlanacaktı. Ancak 2008 yılının sonlarına gelmekte olduğumuz şu günlerde kararın üzerinden 10 yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına karşın şimdi 4-5 yıla kadar tamamlanacağına dair açıklamalar yer alıyor medyada. Her şeye karşın GAP, Güneydoğunun umudu olmaya devam edecek. Çünkü ufukta başka bir seçenek görünmemektedir. Şayet proje öngörülen zaman dilimi içerisinde tamamlanabilirse, yörenin her alanda gelişeceği kuşkusuz. GAP aynı zamanda Ortadoğu’nun kaderini değiştirebilecek kapasitede bir projedir.

            Geçmiş hükümetler döneminde GAP’tan esinlenilerek bir de DAP projesi gündeme gelmişti. Aynen GAP gibi Doğu Anadolu’nun sorunlarına çözüm getirecekti. 90’lı yıllarda sıkça rastlanılan hükümet değişiklikleri arasında güme gitti. Son dönemlerde ne hatırlayan var ne de ilgilenen. Bu proje hazırlanırken Erzurum odaklı olarak düşünülmüştü. İşin ilginç yanı GAP’ta kendine bir yer bulamayan Bitlis,  DAP’ta da yer alamamıştı. Kısacası Bitlis, o dönemde tamamıyla sahipsiz kalmıştı. Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı olarak tüm çırpınmalarımıza karşın parlamentodaki hiçbir politikacımızdan olumlu bir yanıt alamamıştık. Kimse kılını kıpırdatmamıştı.

            Bir söz vardır umut fakirin ekmeği diye. Güneydoğu’nun en azından “bir gün nasıl olsa GAP bitecek” gibi bir umudu vardır. GAP’ta da, DAP’ta da kendine yer bulamayan Bitlis ne umut etsin, ne beklesin? Kentin içinden bir tünel açılacak, yıllar yılları kovalıyor, tünelin ucu bir türlü görünmüyor. Bitlis’in son ve tek fabrikası da kapanıp gitti,  Bitlis’in  bu acısına da kulak veren olmadı.

            Son günlerde Hükümet yetkilileri DAP Projesi ile ilgili açıklamalarda bulunuyorlar. Öyle anlaşılıyor ki yeniden canlandırılmasına yönelik mesajlar verilmektedir. Ancak bu yeni proje geçmiştekinin aynısı mıdır yoksa yeni bir perspektifle mi ele alınıyor bilmiyoruz. Her ne şekilde olursa olsun bizim açımızdan önemli olan Bitlis’in bu projede yer alıp almamasıdır. Eğer yer alıyorsa sorun yok, alınmıyor ise burada eski ve yeni politikacılarımıza görev düşmektedir. Ne pahasına olursa olsun Bitlis bu  proje kapsamına alınmalıdır.


Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Colanın rengi nedir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com