|
M.Törehan SERDAR
Bitlis Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi
Birdenbire başım dönmeye ve midem bulanmaya başladı. Biraz uzaklaştım ve kusmaya başladım. Halbuki ağzıma bir lokma bile koymamıştım. Sinilerim o kadar bozulmuştu ki mütemadiyen kusuyordum. Hayvanımın dizginlerini tutarak çömeldim. Kustum, kustum, kustum. Olduğum yerde biraz sonra tepenin üstünden coşkun Allah, Allah sesleri işittim. Hemen hayvana atlayarak dörtnal tekrar tepeye çıktım. Fakat tepenin üstünde kimseler kalmamış, beş altı Rus ölüsü veya ölmemek için direnen yaralılardan başka bizim bölük düşman tarafına inmiş, bağırtılar, şiddetli ateşler: “Vur, at, tut, yürü…” sesleri..
Muharebe çok tuhaftır. Bakınız iş nasıl olmuş? Rus bölüğü tepeyi aldıktan sonra bizi bu hale soktuktan sonra arkadan gelen yanlış bir emirle tekrar bu tepeyi terk ederek geriye gitmiş. Rus tabur kumandanı bu yanlış hareketi düzeltmek ve bu önemli tepeyi kurtarmak için atını sürerek bu bölüğün yanına gelmiş ve Rus bölüğünü tekrar tepeye sürmüş. Fakat iş işten geçmiş. Rus bölüğü tekrar tepeye çıkarken bizim kahraman Hakkı’nın askerleri açılmış ve süngü takılı bir halde tepeye ayak basmışlar ve Ruslara bir süngü hücumu yapmışlar. Ruslar bu hücumu kabul edemeyerek geriye kaçmaya başlamış. Bizim kahramanlar da beş, altı Rus’u süngüledikten sonra kaçanların arkasına düşerek tepenin doğu tarafına gelmişler. Vadiye ve dereciklere doğru kaçan Rusların arkasından şiddetli bir ateş takibi ve süngü ile kovalama başlamış.
Ben tekrar hayvandan indim. Bu defa beni mukavemet edemeyeceğim bir uyku bastı. Hayvanı bırakarak tepenin ortasına uzandım. Güneş altında uyumaya başladım. Göz kapaklarım açılmıyordu. Uykunun mağlubu oldum. Birden bire düşman topçusu tepenin üstüne ateş etmeye başladı. Gülleler sağıma soluma düşüyor, müthiş gürültü ile patlıyordu. Yüz metre uzağa çömelmiş bir emir subayı “Bay kurmay vurulacaksın. Tepeden kalk yan tarafa kaç…” diye bağırıyordu. Ben işitiyor fakat kalkamıyordum. Yüzde yüz ölsen gene uyuyacağım. Bu defa uyuyorum, uyuyorum, uyuyorum…
Asırlar boyu Müslüman Türk’ün türlü nimetinden faydalanan Ermeniler, ekmeğini yediği bu millete en zor zamanında isyan etmiş, minnettarlığının karşılığını hainlikle ödemiştir. Bu hainlikler hala günümüzde başka maşalar aracılığıyla devam etmektedir.
Bu vatan için kanlarını döken şehit ve gazilerimizi minnet, rahmet ve şükranla anıyoruz.
Ruhları şad olsun… BİTTİ