AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > AHLAT YÖRESİNDE İNANÇ MOTİFLERİNDEN YANSIMALAR…
AHLAT YÖRESİNDE İNANÇ MOTİFLERİNDEN YANSIMALAR…

                 Prof.Dr. İsa YÜCEER             


Insan  inanma ihtiyacı duyan ve inanan bir varlıktır. İnanma gerçekleşince inanç sadece iç dünyada gizli kalmamakta ve ortaya konan eserlere yansıtılmaktadır. İnsan bir şekilde kendi manevi yönünü, kimliğini ve inanç dünyasını maddi yapıtlarında izhan etmektedir. O bu yolla kendi gerçek varlığını davranışlarında ve ürettiklerinde ortaya koymaktadır.  Bunu belirgin olarak Ahlat’taki eserlerde görmek mümkündür. Burada tarihi yapıların çok olması maddi zenginliğin göstergesi olduğu gibi bunları yapmanın gerekliliğine karar veren inanmış insan varlığının da çok sayıda bulunduğunun göstergesidir. Yörede yaygın öğretim olarak değerlendirilebilecek yöntemle yetişen sanatkar insan varlığı ise her dönemde kendini göstermiştir.

Hayattakiler vefat eden şahsiyetlere sıradan bir defin muamelesi yapmayı uygun bulmamış, onların değerinin büyüklüğünün alameti olan ihtişamlı türbe, kümbet ve mezar yapmışlardır. Bu da onların bu düzeyde değer verilmeye layık olduğunun delilidir. Ustalar açısından eserlerin mükemmelliği ve kalıcı oluşu, onları yapanların bilgili, kültürlü ve işinin ehli olmalarının nişanıdır. Bu eserlerde baştan savma değil kendini iyine verme ve üstlendiği işini sağlam yapma gerçekleşmiştir. Sanat eseri yapma yanında bu eserlere işlenen motifler arasında yazılması için seçilen ayetler bunu belirleyen kimselerin dini kültür yönüyle de yetişmiş şahsiyetler olduğunun belirgin alametidir.

Ahlat geçmişte inancını sanatına yansıtma ve sanatından Kur’an ayetinden öğütlere, bitkilerden diğer varlıklara kadar evreni eserinde insana ve yaratıcıya sunan şahsiyetler yetiştirmiştir. Onlar bizim olan, orijinal eserler vermiş ve bunu asırlarca sürdürmüşlerdir. Bu kabiliyet her insanda bulunmayan özel nimetler arasındadır. Bu nedenle nimetin kadrinin bilinmesi ve bu değerlerin korunması gerekmektedir. Bunun yanında manevi alanın kazanımları ve inançlar halkın benimsediği, özümsediği ve miras olarak koruduğu değerlerdir..

1-YÖREDE İSLAM İNANÇLARI

Yöre insanı Hz.Ömer dönemi gibi İslam’ın erken döneminde bu dine girmekle kalmamış, onu doğru bulmuş, kabul etmiş ve özümsemiştir. Dinin temel kaynağı olan Kur’an’ı öğrenmiş, bu bilgisini eserlerine yansıtmış, ayetleri ilgili olduğu yerde kullanmak için özellikle seçmiş ve sanat alanında işlemiştir. Sözlü kültürde dile getirilen  ve dilin

tasdiki ile ifade edilen inançlar ve anlmayışlar vardır. Yazıya geçen ise insanın vefatından sonra ebedileşen inançlar olmaktadır. Burada taşa işlenenler, içerik itibariyle insah muhatap alınarak seçilmiş nasihatlerde, dua ve rahmet temennilerinde inanç belirginleşmiştir. Halkın sözlü ifadelerinde canlılığını koruyan ve düşünceye yansıyan inanç motifleri bulunmaktadır. Bunlar eserlere yansıyanlardan çok daha fazla ve kapsamlıdır.

Ahlat, Hz.Ömer’in hilafetinde İyaz b. Ganem tarafından fethinden itibaren İslam medeniyeti ile tanışmış ve varlığını bu çerçevede sürdürmüştür. Halk İslamı kabul edenler veya vergi vererek Müslümanların himayesinde kendi dininde kalanlar olmak üzere uzun zaman iki kesimden oluşmuştur. Toprakları üzerindeki farklı dönemlerde birçok medeniyetlerin kurulduğu bir mekan olan Ahlat’ın üzerinde detaylı olarak durulması gerekmektedir. Bu mekan suyu kadar taşı ile de medeniyetlere hizmet sunmuş, ustalarının bilgi, beceri ve üstün sanat kabiliyetleri ile de buna katkı yapmıştır. He var ki medeniyetin ürünleri çoğu zaman korunma sorunu yaşamış ve insan ürünü ve emeği olan pek çok eser bunun kıymetini bilmeyen kimseler tarafından tahrip edilmiş, insanlardan bir kesim insanlığa faydalı olurken bir bayka kesim de zarar vermiş ve yapılan eserleri yıkmıştır.

Ahlat, tarihi süreç içinde İslam’la buluşması sonrasında bölge halkının Müslüman olmasında merkez olma görevi yapmıştır. Bu yöre insanlığa mesajını korunabilen eserleri ile sunmuş, toprağında mezar ve kümbetlerini himaye ettiği şahsiyetleriyle önemli geçmişşine şahitler göstermiştir. İslam’ın bölgede yayılmasından itibaren bu dini yapı korunmuş, Doğu Romanın eline geçtiği dönemlerde dahi halk dinini muhafaza etmiştir. Müslüman yöneticilerin elinde kalydığı dönemlerde de Bizans’a karşı verilen mücadelelerde merkez olma özelliğini korumuştur. Buranın Müslümanların eline geçişinden itibaren İslam medeniyetinin temel eserleri olan cami, medrese ve diğer sayısız eserler yapılmıştır. Bu hususta Ahlat önemini her dönemde  yetişmiş sahsiyetler eliyle muhafaza etmiştir. Tarih boyunca yateştirdiği alim ve zahit şahsiyetleriyle ilim dünyasına kaktı yapmış ve her tahrip edilişinden sonra da tekrar toparlanmayı başarmıştır. Özellikle kümbetleri İslam dünyasının nadide eserleri olarak bilinmiştir. Bunlar Osmanlı döneminde himayede tutulmuş, Rus işgali sırasında ise tekrar tahribat görmüştür. Müslümanların Batıya akınlarında üs ve merkez oluşu ve bu faaliyete katkısı dikkat çekmiş, büyük tahribat ise Rus işgali sırasında yaşanmıştır.

                                         devam edecek…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
9 artı 1 kaçtır? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com