AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > İlhami NALBANTOĞLU > BANDO TAKIMI…
BANDO TAKIMI…
Belediye Başkanı’nın üç oğlu vardı. Cevdet, Doğan ve Tekin Özdemir kardeşler, Bando Takımı’nın üç as elemanıydı. Prova çalışmalarına başlanacağını bu üç kardeşten birisi kentin üst mahalledeki evlerinin bahçesinden çaldığı “ti” borusu ile bando takımının diğer elemanlarına duyururdu. Ti borusunu duyan takım elemanları ne ile uğraşıyor olurlarsa olsunlar işlerini bırakıp Belediye Başkanı’nın evinin bahçesinde toplanıp saatler süren çalışmalarını yaparlardı. Belediye Başkanı’nın büyükçe bir evi vardı. Bir bölümünde kendisi oturur diğer bölümü ise Jandarma Karakolu olarak kiralanmıştı. Üst katında karakol komutanı ve askerler, alt katında ise yatakhane ve atların ahırı vardı. Bahçede ise Van Gölü şeklinde yapılmış bir havuz bulunmaktaydı. Bando takımının provalarını seyretmeye giden çocuklar jandarmaların ve atların bulunduğu mekandan geçerken meraklı gözlerle onları izlerlerdi.

Bando takımının üç ana sazı vardı. Takımın tüm ağırlığını bu üç saz taşıyordu, bunlardan birinin olmaması durumunda bando randımanlı çalınamazdı. Bando takımının diğer elemanlar genellikle bu üç kardeşin yakın arkadaşlarıydı. Bunların başında Naci Akpolat, Dursun Öztürk ve Ahmet Özmen geliyordu. Başka elemanlar da vardı ancak bunların özelliği bando takımının en hacimli sazlarını çalmalarıydı. Bunlar iri yarı cüsseleri ile büyük sazları çalmaktan zevk duyduklarını tavır ve davranışları ile de belli ediyorlardı. Kimi zaman takımın elemanlarından birinin ya da birkaçının olmadığı zamanlar, tam takım halinde gösteriye çıkmak için hiç olmadık elemanlara başvurulduğu olurdu. O eleman sazı çalmayı bilmediği için sadece görüntüyü tamamlardı. Böyle olduğu zamanlarda komik durumların yaşanması kaçınılmazdı. Bunlardan en ilginci, Türk Sinemasının ünlülerinden rahmetli Necdet Tosun görünümündeki Demirci Hanifi’nin iş kıyafeti ile koca davulu taşımasıydı. Böyle anlarda bando takımının kentin merkezinden geçmesi eğlenceli olurdu.

Bando takımı Belediye Başkanı’nın evinin bahçesindeki provalarını tamamladıktan sonra büyük şef Yurttaş’ın huzuruna çıkardı. Yurttaş, Belediye’nin Zabıta Müdürü aynı zamanda bando takımının şefiydi. Müzik eğitimi almıştı asıl önemlisi çok ciddi ve işini seven birisiydi. Takımın başında yöneticilik yaptığı anlarda en ufak bir gayrı ciddi harekete izin vermezdi. Bando takımının başarısı şefinin ciddiyetin ve işini sevmesinden kaynaklanıyordu. Bu nedenle başarısı kentin sınırlarını aşmış, komşu kentlerin özel ve resmi günlerinin aranılan ekibi durumuna gelmişti.

Bando takımının gösteri yaptığı iki olay kentin tarihine iz bırakan olaylardandır. Bunlardan birincisi, Kore Gazisi Resul Çavuş’un, Ahlat iskelesine yanaşan gemiden alınarak evine kadar omuzlarda taşınması olayıdır. Bando takımı burada emsalsiz bir işlevi yerine getirmiştir. 50’li yılların Türkiye’sinde böylesine muhteşem bir görsellik ve coşkunun benzerine başka kentlerde pek rastlanılmamaktadır.

İkinci muhteşem olay ise dönemin Cumhurbaşkanı rahmetli Celal Bayar’ın Ahlat’ı ziyareti sırasında bando takımının göstermiş olduğu performanstır. Başta takımın şefi rahmetli Yurttaş olmak üzere, tüm takımın içten, duygulu ve kaliteli müzik ziyafeti Cumhurbaşkanının dikkatini çekmiş, şefi huzuruna çağırarak kutlamış ve onore etmiştir.

Yurttaş’ın kalifiye takımının elemanları büyük fedakarlık göstererek yapmış oldukları bu görev için herhangi bir ücret talep etmiyorlardı. Ancak yıllar itibariyle eskiyen ve aşınan sazların yerine yenilerinin alınması hususunda bazı sıkıntıları vardı. 60’lı yıllarda belediyelerin içinde bulundukları ekonomik sıkıntılar nedeniyle çalışanlarının maaşlarını ödeme güçlüğü içindeyken ister istemez lüks sayılabilecek bando takımını ihmal etme durumu ile karşı karşıya gelmekten kendilerini alamadılar. Hal böyle olunca da bando takımının yavaş ortadan yok olması kaçınılmaz bir hale geldi. Takımın şefi Yurttaş’ta zaten emekli olmuştu. Onun müzik bilgisi ve deneyimine sahip başka birinin bulunmaması, bando takımının tarihin derinliklerine gömülmesini sağlamış oldu. Böylece bir zamanların o görkemli, tarihe iz bırakan bando takımının sazları belediye binasının loş odalarından birinde rutubete ve paslanmaya terk edildi ve zamanla da yok oldu.

Belediyelerin ekonomik koşullarının iyileşmeye yüz tuttuğu, olur olmaz işlere büyük paraların saçıldığı dönemlerde Yusuf Özdemir’den sonra göreve gelen Belediye başkanlarından hiçbirinin aklına bu tarihi misyonu yeniden canlandırmak fikri gelmedi.

Bir dönemin Kubbet-ül İslam’ı olan Ahlat, tarihin her döneminde klasına, karizmasına ve ayrıcalıklı olmasına uygun ilklere sahne olma bahtiyarlığına ermiştir. 60’lı yıllardaki “Ahlat Şenlikleri” ve 90’lı yıllardaki “Ahlat Kültür Haftası” etkinlikleri, son yarım yüzyılın ilklerinden bazılarıdır.Tarihin görkemli kentine “şirin ilçemiz” mantığıyla bakan anlayışlardan kapsamlı yaklaşımlar beklemenin saflık olacağı bilinmektedir.

Bu nedenledir ki, amatör ruhla profesyonel bir anlayışla bir hizmete imzasını atan, gönüllü, özverili gayretleri ile bir güzelliği halkına yaşatan o insanları, başta şefleri Yurttaş olmak üzere, anmamak, aramamak, yerlerinin doldurulmamış olduğunu görmek hüzün verici bir durumdur. Her yerinden tarih fışkıran bu güzel kentin tüm değerleri birer birer yok olup giderken, hiçbir şey yapmadan öylesine durup bakmayı içimize sindirebiliyormuyuz?
Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Ibrahim Yurttas benim dedemdir.

Nur icinde yatsin.
Piyanist eklemiş. | 16 Eylül 2010 Saat 19:40
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Futbol ne ile oynanır? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com