|
Abdullah TEKİN
Bir dost meclisinde bundan önceki kültür bakanının adı soruldu. Kimse anımsayamadı, ama “çok uyuyan kişi” yaklaşımıyla-ismi bulunamadan- hatırlanır gibi oldu. Demek ki kültür bakanlığı yapmış bir “zat” birçok kişinin belleğinde yer edinememişti. Başka bir yaklaşımla, Sayın Bakan –uyumayı hariç tutarsak- bellekte yer edineceği bir eylem ve söylemde bulunmamıştı.
Oysa o koltukta oturan nice insan var ki hep sevgi ve saygı ile anılırlar, unutulmazlar. Ahmet Taner Kışlalı bunlardan biridir. Kışlalı’dan Tevfik Fikret’e uzatılacak çizgide nice erdem anıtı bu ülkenin onuru olarak yansır.
Ne var ki imparatorluktan cumhuriyete uzanan çizgi üzerinde bu tür ışıklı beyinler, bu tür aydınlık insanlar çoğu kez kenara itilip ıskalanmış, uyuyan adamlar koltuklara oturtulmuştur. Mehmet Akif’in “tek dişi kalmış canavar” diye nitelediği Batı emperyalizminin egemenliği hep bu ıskalama yüzünden gözlenmiş, dahası günümüzde de gözlenmektedir. AB’nin içişlerimize karışıp bizi yönlendirmesi, IMF’nin ekonomimize ışık tutması, gözlenen en canlı ve en seçkin örneklerden biridir…