|
M. Nezir GENCER
BETAV Genel Başkan Yardımcısı
Sayın Nalbantoğlu, bu özel gazete olayında da görüldüğü gibi Bitlis için yapılan tüm aktivitelerde canla başla çalışan çok değerli bir Bitlis aydınıdır.
Lütfetmiş bu gazete için benden de bir yazı istemiş. Elimden geldiği kadarıyla, memnuniyetle…
Bu yazımda Ahlat insanının tarihten gelen asaletini, misafir perverliğini, içtenliğini, insanının eğitime olan merakını, Ahlat’ ın tarihteki müstesna yerini, inanılmaz doğal güzelliğini, tarihi eserlerini, denizini, Abo dayısını, fıkralarını, Cafer Ustanın yemeklerini, Ahlat’ın kayısısını, cevizini, mor dutunu, yontu taşını sizlere anlatacak değilim. Bunların hepsini sizler benden çok daha iyi bilirsiniz.
Bu yazımda sizlerinde tadını iyi bildiğiniz başka bir meyve bahçesinden bahsetmek istiyorum. Çok güzel meyvelerin yetiştiği bu bahçe, aynı zamanda tüm Bitlis’ in onuru, umudu, geleceği, güvencesi olan ‘BETAV Bağı’ dır. Bu bahçenin ilk fidanları, tam 21 yıl önce 1987 yılında o dönemin Bitlis Valisi Sayın Mustafa YILDIRIM beyefendinin teşviki ile kurulan BETAV sayesinde dikildi. Bu Vakfı kuran müstesna insanları tek tek gözümün önünden geçiriyorum. Başkanından üyesine kadar vakfa emek veren insanları yürekten alkışlıyor ve kutluyorum.
Bu vakfı çok güzel toprağı olan bir meyve bahçesine, burs alan gençlerimizi de nadide meyvelerin fidanlarına benzetiyorum. Şu ana kadar bu bahçede ki fidanlardan 2095 tanesi, güzel meyveler veren meyve ağacına dönüştü. Ayrıca her yıl 700 fidan yetişmeye devam ederken, 150- 200 fidanımız da 2095 meyve ağacına ilave oluyor. Artık bu bahçenin meyve ağaçları nadide meyvelerini, nadide meyveleri de tohumlarını vermeye başladı.
Vakıf burs verirken çalışkan, üniversiteye girme başarısı göstermiş ama ekonomik imkanları kısıtlı olan gençlerimizi özenle seçti. Şu anda bu fidanlarımızdan; eğitim hayatlarını tamamlamış, içlerinde doktorların, mühendislerin, hukukçuların, işletmecilerin, öğretmenlerin olduğu tam 2095 ağaçlık bir ‘Bağ’ oluştu. Bu mezunlarımızın bir kısmı memleketimizde, bir çoğu da ülkemizin başka şehirlerinde hizmet vermektedir. Bu hizmetleri verirken ‘Bitlis’li olmanın şuur ve gururu’ altında olduklarını da çeşitli vesilelerle duyuyoruz. Bu evlatlarımız Bitlis’ in geleceğini etkileyen en büyük güç olacaklardır. Ayakları biraz daha yere sağlam basmaya başlayınca onlarda bir gönüllü olarak, Betav Bağı’ ndan elde ettikleri fideleri farklı farklı meyveler veren ağaçlara dönüştüreceklerdir. Soruyorum sizlere bundan daha güzel bir şey olabilir mi?
Çok değerli dostlarım, bizler için bu denli önemi olan bu müstesna kuruluş da bazı sıkıntılarla karşı karşıya gelebilmektedir. Bildiğiniz gibi bu Vakıf ortalama 700 öğrenciye burs vermekte olup yıllık gideri 1.250.000.-YTL’yi aşmaktadır. Bu rakamın tamamına yakını çok az sayıdaki yardım sever insan sayesinde sağlanmaktadır. Bu değerli hemşerilerimizin bağışları herhangi bir nedenle kesilecek olursa bu değerli meyvelerimiz maalesef kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Geçmişte yaygın sayılabilen bağış verenlerin sayısı her geçen gün azalmaktadır.
Son zamanlarda Bitlis dışındaki şehirlerde kurulan derneklerin kuruluş aşamasında yaptıkları tüzüklerine ‘Derneğin herhangi bir nerdenle kapanması halinde derneğe ait mal varlıklarını Betav Vakfına kalması..’ şeklinde madde koymakta olduklarını memnuniyetle görüyoruz. Bu davranış değerli hemşerilerimizin Vakfa olan bağlılıklarını göstermek bakımından çok değerli olsa da yeterli değildir. BETAV, geleceğini güçlendirmek için bu aşamadan sonra günlük yapılan bağışlarla ayakta durmak yerine bu masrafları karşılayacak sabit gelirlere kavuşmalıdır. Bu konuda 2006 yılında Bursa’da yaşayan Bitlis’liler olarak 2700 metrekarelik imarlı bir arsa alarak, vakıf malı yaptık. Yine çok değerli Vakıf Genel Başkanı Sayın Ahmet EREN önderliğinde çok daha büyük yatırımlar yapılması için çok ciddi fedakarlıklar yapıldığını biliyoruz.
Vakıftan burs alarak eğitimini tamamlayan bazı kardeşlerimiz örnek bir davranış olarak vakfa olan borçlarını ödemeye bu yıl başladılar. Bu davranış BETAV’ın geleceği bakımından çok büyük önem taşımaktadır. Aslında bu davranışı biz borç ödemeden daha çok ‘Bayrağı Teslim Alma’ olarak nitelendiriyoruz. Aslında bu Vakfın kurucu üye sayısı 142 kişidir. Vakıf bugün gelmiş olduğu noktayı bu 142 üyenin içerisinden bazı insanların gayretine borçludur. Ama artık 2095 mezunumuz ve 700 de bursiyerimiz var. Yani artık Vakfın sahipleri çığ gibi artmaktadır.
Bütün vakıflarda olduğu gibi BETAV’da başka derneklere ve kuruluşlara amacı dışında bağış yapamaz. Tamamen tersine kendi amacını gerçekleştirebilmek için bağış toplamaya mecburdur. Bu nedenle ülkemiz genelinde tüm Bitlis Derneklerimiz ve varlıklı hemşerilerimiz , hatta az varkıllı hemşerilerimiz büyük bir gayret, fedakarlık ortaya koyup aza çoğa bakmadan bağışlar toplamalı ve Vakfımıza güç kazandırmalıyız. BETAV mutlaka aylık masraflarını sabit gelirlerle karşılayacak maddi güce ulaşmalıdır. Bu proje her Bitlisli için bir hedef olmalıdır. O zaman çok farklı, öz güveni olan bir gençlik yetişecek. BETAV fedakarlık yapan belirli kişilerin yüksek himayesinde ama tüm Bitlis’lilerin olmalıdır. Ben eminim ki bu gayreti gören iş adamlarımız hayırsever insanlarımız memleket ihtiyaçlarına daha olumlu bir gözle bakacaklar. Bizim BETAV’ımız her türlü desteğe layıktır. Hadi bir gayret.
Bu düşüncelerimi paylaşma fırsatı veren Sayın Nalbantoğluna sonsuz teşekkürler ve tüm Ahlatlı hemşehrilerime bu vesile ile sevgi ve saygılarımı sunarım.