AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > İlhami NALBANTOĞLU > BETAV’IN BAŞARI ÖYKÜSÜ
BETAV’IN BAŞARI ÖYKÜSÜ
1987 yılının haziran ayının birinci günü Bitlis postanesi’nden yüzlerce mektup postaya verildi. Türkiye’nin her yöresine dağılmış Bitlisli ama mesleklerinde temayüz etmiş insanların adresleri vardı bu mektupların üzerinde. Bitlis Valiliği’nin 1.6.1987 tarihli ve 150 sayılı yazısında özetle şöyle deniliyordu. “İlimizin eğitim sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak ve Bitlis’imizi tanıtmak amacıyla BİTLİS EĞİTİM VE TANITMA VAKFI’nın kurulmasına karar verilmiştir. Kuruluş çalışmalarını tamamlamak, değerli görüşlerinizden yararlanmak, mümkünse zatialinizi de kurucu olarak almak üzere aşağıda belirtilen yer ve tarihte bir toplantı düzenlenmiştir. Teşriflerinizi rica ederim.

Tarihin 18 haziranı, saatin 18.00’i işaret ettiği bu yazıda mekan olarak ta, Başkent’in en prestijli mekanlarından olan “Bulvar Palas” gösteriliyordu ve yazının altında Bitlis Valisi Mustafa YILDIRIM imzası vardı.

Belirtilen tarih ve saatte Bulvar Palas’ta Bitlisliler bir araya geliyorlardı. Başkent tarihinde ilk kez her kesimden Bitlis insanını bu denli büyük bir organizasyonla yemekli bir toplantıya davet edilmişti. Mekanın standardın üstünde seçilmiş olması daveti cazip kılıyordu. Seçkin ve üst düzeyli bir katılım gerçekleşmişti. Bulvar Palas’ın ağırlıklı olarak parlamenterleri ağırlamaya alışık beyaz örtülü geniş salonları bu kez Bitlis insanını ağırlıyordu. Aramızda ilk kez Bulvar Palas Oteli atmosferini teneffüs edenlerimiz de yok değildi. Bu mekanın tercih edilmesi geleceğe yönelik hedefler konusunda güvence veriyordu. Başlangıcından itibaren olaya bir ciddiyet kazandırma arzusu hissediliyordu. Bulvar Palas’ın elit mönüsü’nün ardından amaç ve hedefleri belirleyen konuşmalara geçilmişti. Her kesimden Bitlisli hemşehrilerimiz fikirlerini açıklıyorlardı. Onca konuşmanın ardından iki muhalif ses yükselmişti. Demokratik teamüller gereği muhalefetin de olabileceği varsayımı ile pek önemsenmedi iki hemşehrimizin umut vermeyen konuşmaları. Zira çoğunluk umutlu, heyecanlı ve arzuluydu. O gün, orada, olaya umutsuz bakan o iki hemşehrimiz aradan geçen yirmi yıla ve BETAV’ın elde ettiği bu başarıya karşın düşüncelerinden asla taviz vermediler, hala umutsuz tavırlarını sürdürmeye devan edegelmektedirler.

Konuşmaların ardından ortak bir fikir platformu oluşmuştu. “Böyle durup bakmakla hiçbir şey olmaz, bir araya gelmeli, elbirliği içine girilmeli, bunun sonucunda bazı başarılar elde edilmelidir.” Bunun da ancak bir sivil toplum kuruluşu ile başarılabileceği hususunun altı çizildi. Toplantı büyük bir görüş birliği ve konsensüsle sonuçlanmıştı. Hemen hazırlıklara başlandı. Bu girişimin lokomotifliğini yapabilecek küçük bir kadro oluşturuldu. Bunun dışında girişimin teorisyenleri ve taktisyenleri de vardı.

Değerli hemşehrimiz Sayın Nazmi HAŞEMOĞLU, çalışma ofisini bu hizmet için tahsis etmiş, personelini görevlendirmişti. Rahmetli hemşehrimiz Sayın Cemil HASPOLAT, girişimin hem lokomotifliğini hem de teorisyenliğini üstlenmişti. Değerli Hemşehrimiz Sayın İrfan CENKÇİ, girişimin Türkiye genelindeki koordinatörlüğünü yürütüyordu. Yedi kişiden oluşan bir “Müteşebbis Heyet” oluşturulmuştu. Bu Heyet girişimin tüm yasal prosedürünü yerine getiriyordu. Tüm bunların ardında ise Bitlis Valisi Sayın Mustafa YILDIRIM, Sayın Cemil ÖZGÜR, o dönem Bitlis Milletvekili Sayın Faik TARIMCIOĞLU girişimin destekleyicileri, taktisyenleri konumunda bulunuyorlardı.

Hazırlıklar büyük bir hızla ve titizlikle aşama aşama gerçekleştiriliyordu. 12 günlük bir süre içerisinde hazırlıklar son aşamaya gelmiş ve 1 temmuz 1987 tarihi itibariyle konuya ilgi duyan Bitlisli hemşehrilerimize bir yazı gönderilmişti. Yazıda özetle şöyle söyleniyordu:

Değerli Hemşehrimiz,
Bitlis Valisi Sayın Mustafa YILDIRIM’ın önderliğinde BİTLİS EĞİTİM VE TANITMA VAKFI adı altında bir vakfın kurulması kararlaştırılmıştır. Bu vakıf, özellikle;

1.Bitlis İli sınırları içerisinde lise ve dengi okullarda okuyan Bitlisli öğrencilerin üniversite sınavlarını kazanacak şekilde yetiştirilmelerini,

2.Kabiliyetli fakat muhtaç durumdaki gençlerimizin yüksek öğrenim yapabilmelerini,

3.Bitlis’in tarımsal, hayvansal, sınai ve el sanatları ürünlerinin tanıtılmasını,
sağlayacaktır.

Vakfın resmi senet taslağı ekte tetkiklerinize sunulmuştur. Bu konudaki görüşlerinizin bildirilmesini arzederiz.

Saygılarımızla.

Geçici Müteşebbis Heyet
İrfan CENKÇİ, Faik TARIMCIOĞLU, Yücel ÖZDEMİR. Kenan Mümtaz AKIŞIK, İlhami NALBANTOĞLU, Cemil HASPOLAT, Nazmi HAŞEMOĞLU.

Hızlı ve kararlı bir performansın ardından Sayın HAŞEMOĞLU’nun çalışma ofisine teker teker gidip imza atan kurucu üyelerin ortaya koyduğu “Vakıf Statüsü” oraya çağrılan Noter tarafından tasdik ettirildikten sonra yasal başvuru aşamasına geçildi.

Ankara Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 24/11/1987 tarihli ve Esas No: 987/664 Karar No: 987/780 sayılı kararı ile BİTLİS EĞİTİM VE TANITMA VAKFI tescil ediliyordu. Bunun ardından 31 aralık 1987 tarihli ve 19681 sayılı Resmi Gazete’nin 60. sayfasında, Vakıflar Genel Müdürlüğünden bildirilen duyuruda: BİTLİS EĞİTİM VE TANITMA VAKFI’nın kurulmuş olduğu ve kurucularının ise;

Cemil ÖRNEK, Kamran İNAN, Cemil ÖZGÜR, Beycan SARAYLI, Mustafa YILDIRIM, Nazmi HAŞEMOĞLU, Nazmi KÜRÜM, Faik TARIMCIOĞLU, Cemil HASPOLAT, Cahit BİNGÖL, M.Kenan AKIŞIK, Nuri AKÇAM, İrfan CENKÇİ, Cemal BAYSEFEROĞLU, M.Tahsin ÖZDEMİR, Y.Tahsin AKA, Yücel ÖZDEMİR, Ejder KARAYILANOĞLU,Y.Ziya ZÜLFİKAR, İlhami NALBANTOĞLU, Vildan TINAR, Nezir FERHANOĞLU, Nuri OTO, Kadir İVEGEN, Şaban ALTINEL, Remzi DİLAN, Muzaffer AHLAT, Enver ATUK, Orhan UYSAL, Ali Orhan GERÇEK, Nurullah KADİRİOĞLU, Selim FIRAT, Yaşar OKUMUŞ.

Vakfın merkezinin Ankara, mal varlığının ise 37.750.000 Tl. olduğu belirtiliyordu. Hemen bunun ardından Bitlisli hemşehrimiz Sayın Cemil ÖRNEK, Kızılay Konur Sokaktaki 51/1 numaralı dairesini Vakfa hizmet binası olarak tahsis ediyordu.

BETAV, kuruluşunun hemen ardından hızlı bir biçimde faaliyetlerine başladı. İlk aşamada günün koşulları içerisinde Bitlis’ten gelip yüksek öğrenim gören öğrencilerin çektikleri sıkıntıları asgariye indirme konusu yer alıyordu. Bunun için burs sistemi geliştirildi. Yönetim kademesi bu hususta bir iki istisna hariç, kapılarını çaldıkları kişilerden destek ve yardım görüyorlardı. Bu kapsamda BETAV kısa sürede bir başarıyı yakalamıştı. Başarı yönetim kademesini kamçılıyor ve daha büyük başarılara yöneltiyordu.

Her şey bu kadar iyi ve yolunda giderken Vakfa, vergi muafiyeti uygulanması hususu gündeme gelmişti. Bunun için gerekli girişimlerde bulunuldu. Bu işlemin prosedürü pek kolay değildi. Gerekli başvurular yapılmış istenen tüm belgeler ilgili mercilere ulaştırılmıştı. Dönemin Bitlis Milletvekili Sayın Faik TARIMCIOĞLU, konunun bürokratik işlemlerini belirli bir aşamaya getirmiş olmasına karşın bir türlü sonuca ulaşılmıyordu. Bu handikabın aşılabilmesi için dönemin Devlet Bakanı Sayın Kamran İNAN devreye sokularak sorunların giderilmesiyle BETAV’ın vergi muafiyetinden yararlanmasını sağlayan Bakanlar Kurulu Kararı çıkarıldı.

13 aralık 1990 tarihli ve 20724 sayılı Resmi Gazete’de 27.10.1990 tarihli ve 90/1094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; “Bitlis Eğitim ve Tanıtma
Vakfı’na Türk Kanunu Medenisi ve vakıf resmi senedine uygun faaliyette bulunduğu dönemlere münhasır olmak üzere vergi muafiyeti tanınması…” hükümleri yürürlüğe konuluyordu.

Bu gelişme BETAV için ikinci bir hayati gelişme olmuştu. Bunun ardından BETAV artık büyüyen, gelişen, daha çok ihtiyacı olana ulaşabilen Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri haline geliyordu.

Bu gelişme BETAV’ın hizmetlerine de o oranda yansıyor ve BETAV daha çok öğrenciye burs veriyor ve bu bursların geriye dönüşümü için yeni çalışmalara başlanıyordu. Bu hizmetler aksamadan devam ederken 2006 yılına gelinmişti.

2006 Yılında TBMM yeni bir uygulamaya başlayacaktı. Ülkeye önemli ölçüde hizmet veren kişi ya da sivil toplum kuruluşlarına “Üstün Hizmet Ödülü” verilecekti. Bitlis İl Genel Meclisi almış olduğu bir kararla Bitlis’e gerek kişisel gerekse kurumsal olarak yapmış oldukları hizmetlerden dolayı Sayın Cemil ÖZGÜR ve Sayın Ahmet EREN beyefendilere TBMM Üstün Hizmet Ödülü verilmesi teklifinde bulunuyordu. Bu teklif TBMM’ince de uygun bulununca 2 mayıs 2006 tarihinde TBMM de düzenlenen bir törenle Bitlis’in yetiştirmiş olduğu bu önemli şahsiyet ödüllerini aldılar.

Olayların bu olgunluğa erişmesinin ardından “Bitlis Üniversitesi” konusu Bitlis Gündemi’nin birinci sırasına oturuvermişti. Başta BETAV olmak üzere Bitlis insanı bu konuda da önemli bir birliktelik ve kararlılık içerisinde hareket ederek olumlu sonuçlara ulaşmayı başardı.

İçinde bulunduğumuz tarih itibariyle geriye baktığımızda aradan tam yirmi yılın geride bırakılmış olduğunu görüyoruz. Bu yirmi yıllık süre içerisinde BETAV’ın kurucuları arasında yer alan 9 hayırseverin artık aramızda olmadığını görüyoruz. Bu uğurda yaşamını yitiren rahmetli Y.Ziya ZÜLFİKAR’ı da anmadan geçemeyiz. Bir toplantı için Ankara’ya gelirken bir kaza sonucu yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren tüm kurucularımızı rahmetle anıyoruz.

Evet, bir başarının detaylara girmeden kısaca öyküsü böyle. Bu öykü bilinmelidir ki gelecek kuşaklara örnek olsun. Gelecekte de yürekleri memleketleri için çarpan insanlarımız olacaktır.

BETAV, bugün Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olarak hiç kuşkusuz Bitlis için çok daha yararlı hizmetlere imza atacaktır. Yeter ki 20 yıl önceki heyecan bitmesin…

20. yıl hayırlı olsun, nice 20. yıllara…
Gelen Yorumlar
Toplam 5 yorum, 1-5 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
arastırma yanlış yapılmış Asıl kuruculuğa ön ayak olan Cemil Örnek tir ve derneğe yer veren de Cemil örnek tir. Yanlış araştırmanızı esefle kınıyorum.
Banu Ayhan eklemiş. | 21 Ocak 2010 Saat 22:06
BATAV'ın kuruluş aşamasının bir görünen yüzü, hiç kuşkusuz bir de görünmeyen yüzü vardır. Elbette ki Sayın Cemil Örnek Bey'in katkıları çok önemli boyuttadır ve yaptıkları minnettarlıkla karşınlanmaktadır. Ancak kendilerinin bu konuda asil bir duyarlılıkları sözkonusudur. Asla yaptıklarının açıklanmasından hoşlanmaz ve buna büyük özen gösterirler. Bu duyarlılıklarına olan sagıdan dolayı onu rahatsız edecek bir yaklaşım içerisine girilmemesine özen gösterilmiştir.
Esefle kınanacak bir yanlış araştırma söz konusu değildir.
inalbantoglu eklemiş. | 22 Ocak 2010 Saat 09:41
ben birtane bitlisliye yardım ettiğini görmedim.ne işe yarar bu betav.zenginden al zengine ver.oh ne ala.
hakan ... eklemiş. | 18 Ağustos 2010 Saat 00:36
Görebilmen için gözlerini açman gerekiyor....
ali erdem eklemiş. | 18 Ağustos 2010 Saat 11:06
betav bitlisin onur ve gurur kaynağı olan bir vakfımızdır
zaten bitlisin tarihine baktığınız zaman bitlis vakfi yeler le dolu bir şehrimizdir. bitlisli hali vakti yerinde olan kişiler yada köklü aileler çocuklarına miras bırakmadan evvel bu malından vakfın hissesini sağlığında mutlaka ayırır sonra kalan malını çocuklarına pay ederlerdi. buna örnek verecek olursak KÜFREVİ VAKFI, MÜFTÜLER VAKFI ZÜLFİKARLAR VAKFI ŞEREFHANLAR VAKFIgibi bir çok vakıflar vardır bu nedenle bitlis için vakıf kelimesi o kadarda bilinmedik bir kelime değil, çünkü Bitliste vakıf bir zekat gibi bir fitre gibi bitlislinin olmazsa olmazlarındandır , bu neden bitlisilinin bir ata sözü vardır KUŞ GÖRDÜĞÜ YUVAYI YAPAR. Bu anlamda keklik istesede karga yuvası yapamaz. Bitliste vakfiye lik sonradan olma bir olgu değildir ANADAN DOĞMA bir içgüdüdür. Peki diyeceksinizki neden betav çok kısa bir zamanda bu kadar çok başarılara imza atmıştır, çünkü betav kendisinde anadan doğma bu içgüdüsüne günün teknolojisine uygun çok değil birazcık zeka katmıştır hepsi bu.
Benim öğrenmek istediğim bir konu var buna açılık getirmenizi dilerim. biliyorumki betav geniş bir üniversite öğrencilerine imkanları ölçüsünde burs vermektedir. bunu yaparkende her haneden sadece 1 öğrenciye burs vermektedir. bunda amaç bitlisli tüm öğrencilerin bu burstan istifade etmeleridir. Bunu memnuniyetle karşılıyorum ama birde madalyonun diğer tarafından bakalım bir kıt kanaat geçinen köylü , işçi yada emekli bir babayı düşünün bunun 3 çocuğu var (bu bilinen ve yaşanmış bir olaydır) bir oğlu hacettepe tıp, bir oğlu İ.T.Ü inşaat müh. bir oğluda O.T.Ü. elektrik elektronik müh. okumaktadır. Bu memur emeklisi baba bu 3 çocuğu nasıl okutacak ki. onurlandığı gururlandığı Betav a müracaat eder. betavda bu 3 başarılı hemşerisi öğrencilerden çok gurur duyar ve çok sevinirler ama betav vakfının tüzüğü gereği bu öğrencilerden sadece 1 tanesine burs verebileceklerini söylerler. gerekçeleri ise bu başarılı 3 öğrenciye birden burs verilmesi halinde varsayalım ankara dil tarih coğrafya fakültesinde hindoloji bölümünde okumakta olan bir başka bitlisli öğrenci hemşehrimiz bu burstan mahrum kalacaktır. İlk bakışta adil bir dağılım gibi görünüyor isede aslı hiç öyle olmadığını düşünüyorum nedeni ise 2 babayı düşünün birinin 3 çocuğu üniveristede okuyor diğerinin 1 çocuğu üniversitede okuyor bu babalardan hengisi çok daha zorlanır maddi açıdan elbetde 3 çocuğu okuyan baba zorlanır ayrca bu bursların birde geri dönüşümü var bu geri dönüşüm gereği gibi olmazsa bu vakfın ömrüde kısa olur
Netice olarak betav bitlisli öğrencilere burs verirken
zeket verir gibi her haneye 1 ölçek yerine o bitlisli öğrencinin kazanmış olduğu üniversite nin türkiye başarı ortalaması göz önünde bulundurarak burs vermeli yani hacattepe tıp fakültesi öğrencisi dururken ağrı meslek yüksek okulunda okuyan bir öğrenciye öncelik verilmemeli
Saygılarımın kabulünü arz ederim



H.KALELİOĞLU eklemiş. | 20 Ağustos 2010 Saat 18:24
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Türkiye'nin baş kenti hangi şehirdir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com