|
Ahlat’ta yaşayan iki kardeş, babalarından kalan ve uzun yıllar boyu bakımsız, eskiyen ve iyice yıpranan evlerinin damını onarmak için bankadan kredi almaya karar verirler. Ahlat’taki bir bankaya başvurup gerekli işlemlerini tamamlarlar. Aradan birkaç gün geçtikten sonra küçük kardeş bankaya uğrayarak kredinin çıkıp çıkmadığını sorar. Bankanın kredilerle ilgili görevlisi; kredinin çıktığını ve abisinin gelip aldığını söyler. Aldığı yanıt karşısında şaşkına dönen küçük kardeş soluğu evde alır ve abisine sorar:
-Abi, bankadan alacağımız kredi çıkmış ve sen almışsın, benim haberim olmadı. Aldığın krediyi ne yaptın? Abisi kendinden emin gayet soğukkanlı bir vaziyette yanıtlar. “Evet aldım bu parayla babamızın mezarını yaptırdım.”
İyice şaşkına dönen ve babalarının mezarının yapılmadığını bilen küçük kardeş alınan kredinin abisi tarafından buharlaştırıldığına dayanamayarak; “Yahu abi, biz kendi oturduğumuz evin damını onaracaktık. Babanın mezarı damlıyor muydu, camları mı kırılmıştı, duvarları mı çatlamıştı. Yoksa baba kirada mı oturuyordu?”