|
Kapı kapı dolaşarak, eğitimi için para kazanmak gayesiyle elbise satan fakir bir çocuk, cebinde kendisine yiyecek alacak kadar bir parası olmadığını görünce, kapısını çalmakta olduğu evden yiyecek bir şeyler istemeye karar verir. Kapıyı çalar, karşısında güzeller güzeli bir bayan durmaktadır. Bayanın güzelliği karşısında ne isteyeceğini şaşırır ve titreyerek bir bardak su ister. Genç ve güzel bayan bu gencin aç olduğunu ve içinde bulunduğu durumu fark eder, su yerine bir bardak süt verir. Genç sütü iştahla içer ve sorar borcum nedir? Güzel bayan yanıtlar. Çok ayıp, ikram edilen bir şeyin bedeli olur mu? Genç “O zaman size bütün kalbimle teşekkür etmeme izin verin lütfen.” der ve ayrılır.
Yıllar sonra güzel bayan amansız bir hastalığa yakalanır. Çevresindeki doktorlar bir çaresini bulamazlar. Daha gelişmiş bir hastaneye gönderirler. O hastanenin en ünlü doktorlarından birisi bir gün bir hasta için görüşü alınmak üzere davet edilir. Bu ünlü doktor hastanın geldiği yeri görünce geçmiş bir anısı hatırlar ve gözleri dolar.
Doktor hastanın odasına girdiğinde yıllar önce kendisine bir bardak süt ikram eden güzel bayanı hatırlar. Hiçbir şey söylemeden hastayı muayene eder ve odasına döner. İçinden elinden ne geliyorsa yapmaya karar verir. Uzun araştırmalar ve çalışmaların sonunda verilen mücadele kazanılır, güzel bayan sağlığına kavuşur. Artık sağlık giderlerini ödeyecek ve hastaneden ayrılacaktır. Faturasını ister, gelen faturanın kenarındaki yazı dikkatini çeker ve okur. “Hastane giderlerinin bedeli bir bardak süt karşılığında ödenmiştir.” Durumu hemen fark eder ve gözleri yaşlarla dolu olarak ellerini havaya kaldırır; “Allah’ım sana sonsuz şükürler olsun, senin sevginin bir insanın gönlünü doldurduğuna şahit oluyorum.” Diyerek mutluluğunu dile getirir.
Türkçemiz’de çok yaygın olan bir deyim vardır. “İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik (Yaradan) bilir.” Bir başkası; “Hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz.”
Nisanur AKPOLAT’ın katkılarıyla…