|
Sayın İlhami NALBANTOĞLU,
Ben, Ahmet Turan KAZGÖL’ün en küçük kızıyım. Kendisinin vefatından sonra bir kez telefonda sizinle görüşmüştüm.Ne mutlu bize ki kendisinin kıymetini sizin kadar anlayan ve takdir eden birinin bu dünyada olması ve bunu hep dile getirmesi. Ayrıca internette Ahlat Gazetesini takip ediyorum ve babam hakkındaki çalışmalarınızı, dileklerinizi takip ediyorum. Ne kadar teşekkür etsek azdır. Kendisi hakkında aile içinde konuşmamız o kadar zor ki, kelimeler boğazımızda düğümleniyor, pişmanlıklar, özlem ve elden hiçbir şey gelmemesi. Beklide bu yüzden sizin ısrarlarınıza cevap veremiyoruz ve ilgisiz gibi görünüyoruz, oysa tam tersi.
Kendisi bildiğiniz gibi çok zor maddi şartlardan gelmiş, kendisini yetiştirmiş biriydi. Ne doğru düzgün annesini görmüş,doymuş nede babasından gereken şefkati görmüş. Ama o, buna rağmen, ömrünü daima
ailesine, akrabalarına ve Ahlat’a ne yapabilirim düşüncesiyle geçirmiştir. Hayatı hep hasretlerle geçmiştir; sıcak bir yuva, kardeşleri, ailesi, çocukları, doyamadan yitirdiği torunu (benim oğlum)
ve Ahlat. Her yıl yaz yaklaşırken tek düşüncesi, hayalleri, konuşmaları, Ahlat’a gitme planları üzerine kuruluydu. Ömrü, kısıtlı bütçesiyle kardeşlerine ve akrabalarına maddi olarak yardim etmekle ve olabildiğince yardımcı olmakla ve üzüntülerle geçmiştir.Bu maddi imkansızlıklar, biz üç kardeşin, üniversite mezunu olmamıza rağmen hiçbir zaman sona ermemiştir. Kazgöl sülalesi kalabalıklaştıkça kalabalıklaşmış,ama hepimiz, yine babamız gibi, onlara maddi yardım elimizden gelenin de oöesinde devam ettirmişizdir. Tek isteğimiz başımız dik yürüyebilmek olmuştur. Benim, şahsen hayattaki tek övünç kaynağım babamın ismi olmuştur.
Babam, ne babasının ismini kullanarak, ne de ondan kalan maddi imkanlarla, ama sadece kendisi olarak, insan olarak, sonuna kadar hemşehri, akraba, kardeş, baba, dost, iş arkadaşı olarak “Ahmet Turan KAZGÖL” olmustur.
Ben 45 yaşımdayım ve benim de şartlarım babamınkinden maalesef çok farklı değil. Gönlümden geçenAhlat’ın merkezinde, yolu Ahlat’a düşenlerin okuyabileceği bir yerde, onun hayatı gibi mütevazı ve sade bir mermer sütunda, bir yüzünde Ahlat için yazmış olduğu “BEN” şiiri, diğerinde kabrindeki satırlar olan bir anıttır. Bu anıtın ona yakışan bir şekilde olması için maddi imkanlarımın daha iyi olmasını ve bunu yaptıracağım zamanı dört
gözle bekliyorum. Bu olmazsa, isminin doğduğu topraklarda, bir zamanlar yalınayak okula gittiği Ahlat’ın sokaklarından ya da caddelerinden
birine verilmesini ve bunlar gerçekleşirken mutlaka, Allah kısmet ederse, Ahlat’ta olmayı çok isterim. Siz gerçekten onun doğup büyüdüğü ortamı gören ve bu yüzden onun duygularını yürekten anlayan, takdir
eden, süphesiz çok değerli bir insansınız. Bu yüzden Ahlat Gazetesi’nde anıt fikrinizi görünce hiç şaşırmadım İnsanlığınız ve kadir bilirliğiniz bizim gönlümüzde her zaman en iyi yerde olacaktır. Sizin hizmetleriniz Ahlat’lılar tarafından, ama aynı
zamanda ve mutlaka bizim tarafımızdan hiçbir zaman unutulmayacaktır.
Saygı ve hürmetlerimle.
Gülen KAZGÖL HUCKERBY
A. TURAN KAZGÖL KİMDİR?
1932 Yılında Ahlat’ın Taht-ı Süleyman Mahallesinde doğdu. Ahlat Harabe Şehir İlkokulu’nda başladığı ilk öğreniminin 4. ve 5. sınıflarını Ahlat Ergezen İlkokulunda tamamladı. Ahlat Orta Okulunu bitirdi. Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi’nin 3. sınıfındayken İzmir Gaziemir Hava Astsubay Okulunu geçiş yaptı. Buradan 1954 yılında mezun olan Ahmet Turan KAZGÖL, başta Diyarbakır, İzmir, Ankara olmak üzere Türkiye’nin Askeri Hava Üssü olan merkezlerde görev yaptı. 21 yıl süre ile hizmet ettiği Türk Hava Kuvvetlerinde çeşitli başarılara imza attıktan sonra 1975 yılında emekli oldu. Emekliliğinin ardından Yalova’ya yerleşti. Burada çeşitli özel sektör kuruluşunda değişik görevlerde bulundu.
Yüreğini saran Ahlat sevgisi, duygularını şiir olarak kağıt üzerine dökmeye yöneltti. 1990’lı yılların başında yazdığı “Ben” şiiri ile edebiyat ve sanat dünyasının dikkatini çekerek büyük bir sükse yaptı. Aileden gelen şairlik yeteneği, derin tarih bilgisi ve Ahlat aşkı ile ardı ardına şiirdeki ustalığını ortaya koyan eserler verdi.
2000’li yılların başında çok sevdiği torununu küçük yaşta kaybetmenin ardından büyük bir travma yaşadı. Torunu için yazdığı şiirle ustalığını, kaleme olan hakimiyetini bir kez daha gösterdi.
Ahmet Turan KAZGÖL, Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı. Vakfın gelişmesi, büyümesi için önemli hizmetlerde bulundu.
KAZGÖL, 25 Mayıs 2002 tarihinde Yalova’da hayata gözlerini yumdu. KAZGÖL, “Beni Oraya Götürün” adlı şiirinde Ahlat’ta defnedilmeyi istemiş olmasına karşın, çok sevdiği torunu Ahmet Kutay’ın küçük yaşta kaybı üzerine “Küçük Yolcum” adlı şiiri ile bu arzusundan vazgeçtiğini dile getirdi.
KAZGÖL, Ahlat eski müftüsü Ali Haydar Efendi’nin kızı Kadriye Hanımla evli ve üç çocuk babasıydı.
KAZGÖL, son kuşak Ahlat ozanlarından Dervişoğlu Kavalcı Recep’ten sonra Ahlat’ın yetiştirdiği en önemli şair olarak hak ettiği yeri aldı.