|
Kenan Mümtaz AKIŞIK
Politikacı-Yazar
İslam dünyası başlangıçta büyük gelişmeler göstermiş, ama bunu sürdüremediğinden ve özellikle X. ve XI. yüzyıllardan itibaren 900 yıllık bir duraklama ve geri kalma sürecine girmiştir.
Müslüman olmayan toplumların yaptıkları icatları gibi icatlar yapamamıştır. Güçlenmelere gösterememiştir. Kılıç kuvveti ile gösterdiği başarılar da sona ermiştir.
Bu nedenle Afganistan, İran, Osmanlı toplumları dışında kalan tüm İslam toplumları müstemleke oldu.
İkinci Dünya Savaşı sonuna değin kendilerini sömürü alanı olmaktan kurtaramadılar. Savaş sonundaki kurtuluşları da, müstemlekeci devletlerin kendilerine bağımsız devlet kurmaları iznini vermeleri ile sağlandı.
Bu düzeyde geri kalmalarının sorumlusu da, kendi çıkarı için çalışan yöneticileri ile bu yöneticilere destek veren toplum kesimleridir.
İslam dünyasında bu olumsuzluklara yalnız, Mustafa Kemal ATATÜRK adlı dehanın önderliğinde örgütlenen sosyal demokrat, laik, hukuka bağlı ve gelecek vaat eden Türkiye Cumhuriyeti hayır dedi. Ardından aynı amaçla büyük atılımlar yaptı. Nitekim 27 yıl içinde her açıdan özellikle pozitif bilim ve sosyal adalet açısından en ileri devleti oldu. Ne var ki, 14.5.1950 genel seçimlerinde iktidardan uzaklaştırıldığı için, yerine gelen iktidarlar günümüze değin uzayan açık-kapalı geriye dönüş çabalarını sürdürdüler. İç ve dış destekler de sağladıklarından, amaçları açısından yararlı, ülke açısından tehlikeli aşamalara ulaştılar.
Bu gerçekler ortada iken, Bitlis’in kentsel gelişimi beklentileri ile kurtuluşa varılmak isteniyorsa, önce bu gerçeği görecek düzeyde kamuoyu ortamı hazırlama çalışmalarına ağırlık vermek gerekiyor.
Bu tür çalışmaları özellikle ön planda tutmadığı sürece, çağdaş uygarlık düzeyini gerçekleştiremeyeceğini kamuoyuna kabul ettirmesi gerekiyor.
Araştırmalarım da zaten, dikkatleri olumsuz engellerin giderilmesi gerektiği üzerinde toplamak, çalışmalara kamuoyu desteğini sağlamak amaçlıdır.
Çalışmalarınıza da aynı amaçla sağlıklı başarılı gelecekler diliyorum.