|
Ahlat ve çevresinin Cumhurbaşkan
lığı tarafından korumaya alınması üzerine başlatılan projenin, hedeflenen süreden daha erken bir gerçekleşme göstermesi üzerine, Ahlat Belediye Başkanlığı’nın girişimi ile Cumhurbaşkanlığı Makamına yapılan teşekkür ziyareti için Bitlis Heyeti olarak 18 Ocak 2012 tarihinde Köşke çıktık.
Bitlis Heyeti, başta Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz olmak üzere, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Mahmut Doğru, Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, Bitlis mevcut milletvekilleri Vahit Kiler, Vedat Demiröz, eski milletvekiler Zeki Ergezen ve İbrahim Halil Oral, Bitlis Belediye Başkanı Fehmi Alaydın, Ahlat Belediye Başkanı A.Mümtaz Çoban ve Bitlis Sivil Toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşuyordu.
Hafif kar serpintili bir Ankara sabahında Çankaya Köşkü’nün yolunu tuttuk. Önce Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof.Dr.Mustafa İsen Bey tarafından kabul edildik. Sayın İsen’in Ahlat ile ilgili projenin uygulama aşaması ile ilgili olarak gösterdiği duyarlılık herkesi ziyadesiyle memnun etti. Öylesine memnun etti ki; Sayın Ahmet Eren, Sayın İsen’e; “Sayın Genel Sekreter’im siz Ahlatlı mısınız?” esprisini yaparak ortamı bir anda daha sıcak ve samimi bir hale dönüştürdü.
Sayın İsen, gerek Ahlat’a gerek Bitlis’e olan ilgisinin nereden kaynaklandığına değinerek bu ziyaretin daha verimli ve olumlu sonuçlar vermesi için hangi noktalara odaklanmamız konusunda bazı ipuçları verdi.
Cumhurbaşkanı ile olan randevunun saati 11.00 olarak belirlenmiş olmasına karşın 11.15’te kabul edildik. Ahlat’ta uygulamaya konulan projenin sunumunu Vali Nurettin Yılmaz yapmaya başladı. Cumhurbaşkanı yapılan çalışmalardan duyduğu memnuniyeti belirtti. Ancak, bu projenin arzulanan sonucu verebilmesi için bazı eksikliklerinin olduğunu belirtti. Bunların başında ulaşım ve konaklama tesislerinin geldiğinin altını çizdi.
BEDENLERİ BAŞKA YERDE
RUHLARI BİTLİS’TE
Cumhurbaşkanı, Bitlis insanının memle-ketlerine karşı olan sorumluluk duygusu ile bu sorunları kolaylıkla çözebileceğini belirtti. Türkiye’de memleketinden ayrıldıktan sonra, memleketinin sorunlarının çözümü için çaba gösteren en başta gelen ilin Bitlis olduğunu, kendi memleketi Kayseri’nin de bu özelliğe sahip olduğunu, ancak Bitlis’in bu konuda bir adım önde olduğuna işaret etti. Bu özelliğin diğer iller tarafından da örnek alınması gerektiğine dikkat çekti.
Ahlat’ın bir dönem dünyanın en büyük kentleri arasında yer aldığını, bunun için Kubbe-t-ül İslam payesi ile ödüllendirildiğini, bunun kanıtının dünyanın en büyük İslam mezarlığı olduğunu belirtti. Kendilerinin amaçlarının atalarımızdan kalan bu kültür mirasımızı gelecek kuşaklara aktarılması olduğunu belirtti. Bu projenin başarısı için gerekli olan ulaşım ve konaklama altyapılarının da gene Bitlis insanı tarafından yapılabileceğini, ancak konaklama tesisinin mutlaka bir otel zincirinin halkası olması gerektiğine işaret ettiler.
Ulaşım srununun çözümü için alternatif seçenekler üzerinde durulduğu, Van Havaalanına inen bir yolcunun yaklaşık olarak 2 saatte ancak Ahlat veya Bitlis’e intikal edebileceğini, Muş Havaalanından Bitlis’e asgari bir saatte, Ahlat’a ise 1,5 saatte ancak ulaşılabilineceği konuları müzakere edildi. Oysa Bitlis Havaalanı için arsa tahsisisin yapıldığı, on yıla yakın bir süredir bu projenin gerçekleşmesinin durdurulduğu, gerekçesinin ise büyük olasılıkla birbirine yakın alanlar olması nedeniyle rantabl olmadığı varsayımı ile durdurulmuş olabileceği dile getirdildi. Oysa, hem Van’a hem de Muş’a olan talebin ihtiyacı karşılayamadığı, tüm uçakların dolu ve zaman zaman yer bulunamadığı ifade edildi. Bu bakımdan Bitlis Havaalanının bir an evvel tamamlanarak hizmete sokulmasının gerektiği üzerinde duruldu.
BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ
Sayın Cumhurbaşkanı, Bitlis Eren Üniversitesi’nin altyapı ve akademik çalışmaları konusunda Rektörümüz Prf.Dr.Mahmut Doğru’ya bazı sorular yönelterek son durum hakkında bilgi almak istediler. Sayın Rektör, devam etmekte olan alt yapı çalışmalarının hızla devam ettiğini örgörülen tarihten önce hizmete açılacağını, paket program olduğu için tüm hizmetlerin hepsinin birlikte açılacağını ve bu gelişmelerden dolayı Eren Holdinge müteşekkir olduklarını dile getirdiler.
kalifiye ustaların yetiştirilmesinin de gerektiği hususunu dile getirdiler.
ADİLCEVAZ’IN FAYANS USTALARI
Sözün kalfiye elaman ve iyi yetişmiş ustalara gelmesi üzerine Cumhurbaşkanı bir anısını anlattılar. “Geçtiğimiz günlerde Bolu’nun ilçelerinden birindeki bir dostumuzu ailece ziyarete gitmiştik. Bizi çok güzel ve kaliteli bir mekanda konuk ettiler. Her tarafı pırıl pırıldı. Bu tesisin ıslak zeminlerindeki kaliteli işçilik dikkatimi çekti.O kadar iyi bir işçilik vardı ki dayanamayıp sordum, ‘bu ustaları nereden getiriyorsunuz’ diye. Verdikleri yanıt beni oldukça şaşırttı ve gururlandırdı.
“Efendim biz bu fayans ustalarını Adilcevaz’dan getiriyoruz. Adilcevazlı ustalardan çok memnunuz.” Aldığım bu yanıt karşısında Bitlis adına çok sevinmiştim. Onun için üniversitede ustalık eğitimi de verilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunu yapın mutlaka.
Cumhurbaşkanının bu anısı, Bitlis’in geleceği adına elini taşın altına koyan Bitlis Heyetini de oldukça sevindirmiş ve heyecanlandırmıştı.
BİTLİS BELEDİYESİ’NİN
SORUNLARI
Bitlis Belediye Başkanı Fehmi Alaydın, o günlerde Bitlis dışında olduğu için Heyette görünmüyordu. Allahın sevgili kulu olmalı ki o gün için Başkent’teydi ve son anda Heyet’e dahil olmuştu. Cumhurbaşkanı, Bitlis Belediyesinin sorunları ile ilgili bilgi edinmek istedi, Başkan pek olumlu bir tablo ortaya koyamayınca milletvekillerine dönüp, ‘nasıl olur bu tür sorunların tüm illerde çözülmüş olması gerekir’ diyerek şaşkınlığını dile getirdi. Böylece Belediye Başkanı da omzundaki ağır yüklerin bir nebze bile olsa kaldırılması konusunda yeşil bir ışığın yanmış olması umudunu taşımaya başladı.
Cumhurbaşkanı, Bitlis’in çarpık yapılaşmasından bir an evvel kurtulmasının gerektiğini ve bunun için hızlı modernleme proesinin yürürlüğe konulması ve öncelikli olarak Bitlis Deresi üstünün açılmasının gerektiğini belirtti.
PROTOKOL KURALLARINI
DELEN BAŞKAN
Bitlis Heyeti, makama girerken protokol görevlileri Belediye Başkanı Mümtaz Çoban’a beraberinde getirdiği hediyelerin salona alınmamayacağını, kendilerinin Cumhurbaşkanını takdim edeceklerini söylediler. Başkan, buna itiraz etti ve bunların hediye olmadığını, ödül olduğunu ve Heyet’in huzurunda verilmesinin gerektiğini söyledi. Ancak Protokol görevlileri böyle bir uyglamanın mümkün olamayacağını belirtirlerken, Başkan sesinin tonunu Cumhurbaşkanının duyacağı bir düzeye getirdikten sonra protokol görevlilerine bu ödülün mutlaka Heyet huzurunda verilmesinin gerektiğini, çünkü bunun ilk olduğunu ve bundan sonraki dönemlerde de başka devletlerin Cumhurbaşkanlarına, Cumhurbaşkanımız tarafından verileceği için Cumhurbaşkanımızın görüşünün
alınacağı sebebiyle kendisinin vermesi gerektiğini ısrarla belirtince, karşılıklı göz iletişimi ile Cumhurbakanının onayı alınmış olmalı ki, tüm hediyeler içeri alındı ve görüşmelerin sonunda Heyet’in huzurunda Cumhurbaşkanına birer birer sunuldu.
AHLAT’A
CUMHURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜ
Bu tür ziyaretler genellikle 30 dakika olarak planlanır. Ancak, görüşme o kadar sıcak ve samimi geçiyordu ki zamanın nasıl geçtiği anlaşılmadı. Neredeyse iki saate yaklaşıyordu ziyaret suresi. Son anlara yaklaşınca Ahlat Belediye Başkanı Cumuhurbaşkanından söz isteyerek şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanım, bir isteğimiz daha var, Ahlat’a bir Çumhurbaşkanlığı Köşkü yapılmasını istiyoruz. Bu aynı zamanda Ahlat halkının isteğidir. Türkiye’de Başkent dışında bir yere eğer Cumhurbaşkanlığı Köşkü yapılacaksa bu yer Ahlat olmalıdır.”
Bundan yaklaşık yarım yüz yıl evvel dönemin Ahlat Belediye Başkanı Mevlüt Aydoğan Ahlat’ta Cumhurbaşkanlığı Köşkü yapılacak diye bahsederken, o günün koşulları içerisinde kendi kendime Başkan hayal aleminde diye düşünmüştüm.
Ancak bugün Cumhurbaşkanlığı’nın Ahlat’ı tarihi değeri nedeniyle koruma altına almış olmasını görünce, o günkü düşüncenin çok da hayal olmadığını anlıyorum. Ne var ki aradan geçen çeyrek yüzyılı da hesaba katmak gerek.
Başkan’ın bu önerisine Sayın Cumhurbaşkanı bu konunun artılarını ve eksilerini iyice analiz etmek gerekir. Sürekli kullanılmayacak bir mekanın ekonomik giderlerinin iyi hesaplanmasının gerektiğini belirttiler. Konuyu ileriki zamanlarda enine boyuna analiz edip daha sonra değerlendirmek gerekir.
BİRİNCİ KÜBBET-ÜL İSLAM
ÖDÜLÜ
planlanmaktadır. Hangi ülkenin Cumhurbaşkanına verilmesinin ise Cumhurbaşkanımızca belirlenmesi istenmektedir. Amaç, uluslararası bir yapıya kavuşturulan Ahlat Kültür Haftası konsepti içinde Ahlat’ta bir farkındalık yaratılarak turizme katkı sağlamak. Ayrıca 20 yılı aşkın bir süredir ulusal düzeyde gerçekleştirilen Ahlat Kültür Haftası’nın uluslararası bir düzeye taşıyarak turizm potansiyelini zenginleştirmek.
SOMUT GELİŞMELER
Cumhurbaşkanının Bitlis ve Ahlat’a verdiği önem, kullandığı ifadelerin yanında 2 saati aşan bir zaman dilimini Bitlis Heyeti’ne ayırmasıyla da kendini gösteriyordu. Ama bunlardan da önemlisi Cumhurbaşkanının Bitlis ve Ahlat’ın sorunlarının çözümü adına bizzat kendisinin takipçisi olacağını belirttiği tespitleriydi. İşte onlar:
1.Bitlis Havaalanı inşaatının bir an evvel başyatılması için Başbakan ve Ulaştırma Bakanını arayacağım.
2.Beş yıldızlı ve uluslararası bir otel zincirinin Ahlat ve Bitlis’te bir otel yapması için TURSAB ile görüşeceğim. Ancak Bitlisli zenginlerimiz de bunu yapabilirler.
3.Büyük otellerin yapımı zaman alacağından Butik otel yapımı için gene TURSAB ile görüşeceğim. Bunu Bitlisli işadamlırımız da gerçekleştirebilirler.
4.Tarihi Kentler Birliği toplantısının Bitlis yada Ahlat’ta yapılması için girişimde bulunacağım.
5.Van Gölü Çevresi Bisiklet Turnuvası’nın yapılması için bazı temaslar yapıldı, bu yıl gerçekleştirilecek.