|
Bitlis Kalesi, eski Bitlis yerleşiminin merkezinde yer almaktadır. KB-GD yönünde usanan bir sırt üzerinde bulunan kale, yaklaşık 500 x 10 metrelik bir alana yayılmıştır. Kenarları yer yer 90 derecelik yamaçlar ile sınırlandırılmış olan kale, kuzeyindeki yol kotundan yaklaşık 50 metre, güneyinde yer alan dere yatağından ise 50 – 70 metre arasında bir kot farkı yaratmaktadır.
Kale, kaynaşmış tüfitlerden oluşan ve yöreye has bir litoloji olan ignimbirit türü kayaçlar üzerinde bulunmaktadır. Bu kayaçlarda iki farklı eklem sistemi gelişmiştir. Birincisi, tabaklanma düzlemlerinin oluşturduğu, başlangıçta yatay veya yataya yakın süreksizlikler, ikincisi ise, birinci süreksizlik düzlemlerini yaklaşık dik olarak kesen düşey soğuma ve gaz boşalım süreksizlikleridir. Bu süreksizlikler dışında, kalenin kuzey yamacında K60B doğrultulu düşey bir fay ile kalenin güney yamacını sınırlayan K25B doğrultulu düşey bir gözlenmiştir. Bu faylar ve olası diğer fay sistemleri, kalenin üzerinde bulunduğu kayaçları keserek ilave düşey süreksizlik düzlemlerinin oluşmasına neden olmuşlardır.
Kale duvarlarının inşasında kullanılan yapı taşları arasındaki bağlayıcı harç, zamanın etkileri nedeniyle yer yer çözünüp yıkanmış, bu da kimi yapı taşı kütlelerinin serbest hale geçmesine neden olmuştur. Bu serbest haldeki yapıtaşları, değişik nedenlerle (titreşim, sismik etkiler, yerçekimi etkisi vb.) bulundukları yerlerden daha düşük kotlara doğru hareket etme potansiyeli taşımaktadırlar.
Kalenin bulunduğu yamaca yaslı halde tüm kuzey yamaç boyunca yerleşim ve ticarethaneler inşa edilmiştir. Bu yapılar, kale yamaçlarından serbest hale geçen tüm kaya bloklarının tehdidi altında bulunmaktadır.
Kalenin güney yamacı, bir dere yatağı ile sınırlanmaktadır. Ancak, hemen dere yatağının içinde, dere kenarına kadar inen bir yapılaşma gelişmiştir. Bu yapılar da gerek yoğun ve şiddetli yağışa bağlı su baskını gerekse kale yamacından serbestlenen kaya düşmelerinin tehdidi altında bulunmaktadır.
Kalenin kuzey yamacı buyunca yer alan ulaşım arteri , kamyon, otobüs ve diğer ticari-özel araç trafiğine açık durumdadır. Bu araçların yarattığı ve çoğun insan duyularının hissedemeyeceği şiddetli titreşim, asılı hale gelmiş kaya bloklarının serbest hale geçerek yamaç aşağı yuvarlanmasında tetik rolü üstlenebilir.
Kale yamaçlarında, kayaçların çatlakları boyunca gelişmiş bitkiler yer almaktadır. Bu bitkilerin köklerinden yayılan asitli çözeltiler, süreksizlik düzlemlerindeki alterasyonu ve buna bağlı toprak oluşumunu hızlandırıcı bir etki yaratmaktadır. Süreksizlik düzleminde gelişen bu alterasyon nedeniyle, düzlemin iki yanında bulunan kaya kütleleri arasındaki sürtünme direnci zayıflatmakta, buradaki yüzey altı suyu dolaşımının artmasıyla da giderek yok olmaktadır. Bu da, süreksizlik düzleminin iki yanında bulunan kaya bloklarının zaman içinde asılı hale gelmesine neden olmakta, herhangi bir tetik mekanizması ile de serbest hale gelmesine yol açmaktadır.
Bitlis, oldukça sert bir iklim kuşağında yer almaktadır. İlde kar yağışı genellikle Kasım’da başlayıp, Nisan’a kadar yerde kalmaktadır. Uzun süre yerde kalan kar örtüsü, kale yamaçlarındaki süreksizlik düzlemlerini de doldurmaktadır. Günlük ısı farkı ve don etkileri ise, bu kayaçların süreksizliklerinin açılmasını denetleyen ana etkendir. Çatlaklardaki suyun donmasıyla oluşan basınç etkisi, düşey durumda bulunan süreksizliklerin giderek açılmasına, süreksizlik zorunun iki yanında kalan kayaç bloklarının giderek birbirinden uzaklaşmasına ve sürtünme etkilerinin ortadan kalkmasına, blokların zaman içinde asılı hale gelmesine ve düşmesine neden olmaktadır.
Tüm bu incelemeler sonucunda, Bitlis Kalesi yamaçları boyunca yaşanan kaya düşmesi olgusunun, herhangi bir sağlamlaştırma ve/veya koruyucu önlem çalışması yapılmaması halinde devam edeceği, buna bağlı olarak cana ve mala zarar vereceği konusunda görüş birliğine varılmıştır.
NOT: Sorunların çözümü için yapılması gereken çalışmalar önümüzdeki sayıda.