|
Cumhuriyet, yeryüzünde mevcut yönetim şekillerinin en gelişmiş, en uygar ve en modern olanıdır. Bu yönetim şekli gereğince başta devlet başkanı olmak üzere, devletin tüm organları belirli aralıklarla yinelenen seçimlerle halkın verdiği oylarla göreve getirildiği bir “yönetim biçimi”dir. Türkiye bu en gelişmiş yönetim biçimine 29 Ekim 1923 tarihinde büyük önder, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde geçmiştir.
23 Nisan 1920'de “egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu” ilân edilmiş; ulusun seçtiği TBMM'nin denetimindeki hükümet, ulusun kaderini belirlemek üzere çalışmaya başlamıştır. Atatürk, cumhuriyetçiliği, yalnız hükümdarlık ve veraset yöntemlerinin reddi olarak anlamamış; aynı zamanda demokrasi kavramı ile birlikte düşünmüş; demokratik bir cumhuriyetçilik anlayışını benimsemiştir. Bu aşamalardan geçilerek kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, tarihimizdeki en önemli dönüşümdür. Her yıl büyük bir coşku ile kutladığımız Cumhuriyetimizin 86. yıldönümünü bu yıl da gururla kutladık.
“Hukuk devleti” ilkesinin ve “hukukun üstünlüğü” kavramının da Türkiye'de, Cumhuriyet yönetiminin getirileri arasında olduğu en önemli hususlardan birisidir.