|
M. Orhan KÜRÜMOĞLU
(E) Bitlis Senatörü-(E) Köyişleri ve Kooperatifler Bakanı
Ahlat Gazetesi’nin 100. sayısı vesilesi ile arzu ettiğiniz görüşlerimi aşağıda bulacaksınız. Özellikle sizi e ekibinizi bu başarılı çalışmadan dolayı candan kutluyorum. Ağır şartlarda ve finansman sıkıntılarına rağmen aksatmadan devam ettirdiğiniz yayından dolayı ayrıca sizi ve ekibinizi tebrik ederim.
Özgeçmişim hakkında yeterli bilgi, yayımladığım “Anılarım Güveni Yitirdim Sadece Ümitlerim Kaldı” adlı kitabımda vardır. Sadece birer cümle halinde şöyle ifade edebilirim.
4 Şubat 1927 tarihinde Adilcevaz İlçesinde doğdum. Babamın görevi nedeniyle ilkokula Hakkari’de Cumhuriyet İlkokulunda başladım. 3,4,5’nci sınıfları Tarsus Duatepe İlkokulunda tamamladım. Ortaokula Tarsus’ta başladım. Babamın memuriyet nakli sebebiyle Siirt Ortaokulunda tamamladım. 1940 yılında babamın ikinci defa Hakkari’ye tayını nedeniyle geldiğimiz dönemde Çukurca İlkokulunda vekil öğretmen olarak görev yaptım.
Bunun takip eden yıllarda Hakkari PTT muhabere memuru olarak çalıştım. O tarihte orta okul mezunu idim. Hakkari’de eğitim şartlarının yetersizliği nedeniyle tahsilime devam etme imkanım yoktu. Bu nedenle içimdeki tahsilimi tamamlama arzumun baskısı altında biriktirdiğim 700 TL ile o yıl Hakkari’de açılmış olan ortaokul Müdürü Fethi KISAGÜN adlı saygıdeğer sahsın desteğiyle Erzurum Lisesi’ne paralı yatılı olarak gitme imkanı buldum. Lise birinci sınıfı geçip yaz tatilinde açılan devlet parasız yatılı imtihanlarına girdim ve kazandım. Böylece lise tahsilimi tamamlama imkanına kavuştum. Liseden mezun olduğum yıl diplomalarımız okul tarafından isteğim üzerine Ankara Hukuk Fakültesi dekanlığına gönderilmişti.
Hukuk tahsilime askeri öğrenci olarak Ankara Hukuk Fakültesi’nde başlayıp, 1954 yılında tazminatımı ödeyerek askeri öğrencilikten ayrıldım ve 1955 yılında Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum.
1955 yılında Samime KÜRÜMOĞLU ile evlendim. Bu evlilikten Emin Günhan adında bir oğlum ve Gülgün adında bir kızım dünyaya geldi. Dört kişilik ailemiz bugüne kadar artarak varlığını devam ettirmektedir.
Yüksek tahsil için hedeflediğim meslek mühendislik idi. Fakat bürokratik engeller nedeni ile beklide kader çizgisi olarak hiç düşünmediğim Hukuk Fakültesine kayıt yaptırmış olmam sonucu yüksek tahsilimi burada bitirdim.
Bu arada askerlik yaşım gelmiş olmasına rağmen ve son yoklamada yaptırdığım halde askeri öğrenci olduğum için tecilli olmamdan istifade ederek derhal avukatlık stajına başladım ve Avukatlık ruhsatımı aldım. Bunu takiben Askerlik Şubesine müracaat ederek yedek subay olarak 1957 yılında askerlik hizmetine başlayarak 1958 yılında tamamladım.
İlk avukatlık büromu Ankara’da açtım. 1960 darbesini takiben Bitlis’e giderek dayım Kenan Mümtaz Akışık ile birlikte aynı yazıhanede bir yıl çalıştıktan sonra, ayrı büro kurarak mesleğime devam ettim. Bu arada Bitlis Hazine Avukatlığı, Tatvan Hazine Avukatlığı, Vakıflar İdaresi Avukatlığı, Bitlis Belediye Avukatlığı. T.İş Bankası Bitlis Şubesi Avukatlığı ve Garanti Demiryolu İnşaat Şirketi’nin Avukatlığını sözleşmeli olarak yürüttüm.
Siyasi hayatım Bitlis’te başladı ve 1964 yılında Adalet Partisi’nin Bitlis İl Kongresinde, gıyabımda İl İdare Kurulu’na seçilmiş olmam nedeniyle Adalet Partisine girmiş oldum. Dört yıl il ikinci Başkanı olarak çalıştım ve 2 Haziran 1968 tarihinde yapılan ara seçimlerde Bitlis Senatörlüğünü iki yıl için kazanmış oldum. Fakat iki defa seçimlerin ertelenmesi suretiyle hizmet sürem 6 yıla yakın devam etti.
Senatörlüğüm döneminde Cumhuriyet Senatosu Başkanlık Divanı Katip Üyeliğine iki yıl, Cumhuriyet Senatosu Adalet Partisi Gurup Başkan Vekilliğini iki yıl devam ettirir iken Süleyman Demirel’in 12 Mart Muhtırası yüzünden istifa etmesi nedeni ile Askeri baskı altında kalan Parlamento’da partiler üstü hükümetler dönemi başladı. Böylece partiler üstü hükümetlerin sonuncusu Naim Talu Hükümeti’nde Köyişleri ve Kooperatifler Bakanı olarak görev aldım. Müteakiben 1973 yılı Ekim ayı içerisinde yapılan kısmi Cumhuriyet Senatosu yenileme seçiminde ön seçimleri kaybetmem sonucu 1974 Nisan ayında Halk Bankası Yönetim Kurulu Üyeliğine atandım.
Bütün bu görevler devamınca önemli saydığım dürüstlük, devlete sadakat, insan haklarına saygı ve her şeyin adalet ölçüleri içerisinde kalması prensiplerim oldu. İnsanı insan olarak kabul ettim, büroma giren her insanı görüntüsü ne olursa olsun, ayağa kalkarak saygı ile karşıladım. Oturduğum makamın gücüne kapılmayarak mütevazı olmaya çalıştım ve bu suretle daima halkıma yakın oldum. Helan dahi Türkiye’nin vazgeçilmezi olarak kabul ettiğim demokrasinin ve parlamento hakimiyetinin dolayısıyla halkın egemenliğinin bunlara bağlı olduğu inancındayım. Hiçbir zaman yakıştırma unvanlar peşinde koşmadım. Oturduğum her sandalyenin geçici olduğu, fakat buna layık olmanın gerekli bulunduğu inancı ile hareket ettim.
Bugün vicdan huzuru içerisinde emeklilik dönemimi yaşıyorum. 82 yaşımın içerisindeyim. Kalan ömrümü bu prensipleri ışığında tamamlamayı vicdan huzurumun herkese nasıp olmasını yüce Allah’tan dilerim.
Bu vesile ile Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı’nın başarılı hizmetler yapması ve Ülkeye yararlı olmasını Ahlat Gazetesi’nin yayın hayatı boyunca tarafsız olmayı ilke edinmesi dileğiyle saygılar sunarım.