|
Ahmet EREN
Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Ahlat İlçemizin benim gönlümde ayrı bir yeri var. Sebebi de şudur; Bitlis’te orta öğrenimimi sürdürdüğüm yıllarda rahmetli dayım Ahlat’ta Maliye Memuru idi. Yaz tatillerinde birkaç haftalığına oraya giderdim. Dayımın oğlu rahmetli Yaşar benim akranımdı. O’nunla birlikte çok iyi vakit geçirirdik. (Yaşar sonradan hava kuvvetlerinde pilot oldu. Sonra da Balikesir’de düşerek şehit oldu.)
Yüzmeyi Ahlat’ta öğrendim galiba. Göl suyunda yüzdükten sonra duş almak gibi bir lüksümüz yoktu. O kadar yüzerdik ki sodalı suyun etkisiyle bir süre sonra saçlarımız hafifçe sararır, daha doğrusu kızıllaşırdı.
Kısa bir bıçakla henüz olgunlaşmamış cevizleri oyarak içlerini çıkarıp yerdik. O da ellerimizi siyahlaştırırdı.
Vapur Ahlat iskelesine yanaşıp kalktığında iyi yüzme bilen ağabeyler vapura biner bir süre uzaklaştıktan sonra suya atlar yüzerek iskeleye dönerlerdi.
Tunus’u, Erkizan’ı, Haraba Şehir’i ile Ahlat bir güzellikler diyarı idi. Genç beynime kazınan bu güzelliği yıllar sonra da beynimde ve gönlümde taşımaktayım..
Ahlat her zaman güzeldir. İnsanları da…