AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > HACI PEMBE HALA...
HACI PEMBE HALA...

Dr.Servet ZÜLFİKAR

Sevgili dostlar, anlatacağım kişi “Zülfikar” Ailesi’nin şu an tam olarak bilemediğimiz eski yazılı kaynaklar dışında bildiğimiz en uzun yaşayan üyesiydi. Kendisinin değerli “Tanihcioğlu” Ailesine gelin gittiğini ve onların annesi olduğunu da belirtelim. 2005’te vefat eden  H.Pembe Hala (H.Pembi Hale) 106 yaşındaydı.

Dedemin 1919’daki düğününün ayrıntılarını o günlerin tazeliği ve sıcaklığıyla bana detaylıca anlattığını gayet iyi anımsıyorum. Eski olayları çok tatlı, akıcı ve lezzetli bir üslupla naklediyordu:

-Hale senin dedemin toy’ini hatırlemene imkan yoh, yaşın tutmez… diye onu denemeye ve hafiften kızdırmaya kalktım, ancak ağzımın payını verdiği gibi inanılmaz detayları da araya sıkıştırıyordu…

Senin dedenin (H.Abdullah Zülfikar’ın) toyunde ‘kapkarese erloh” (o döneme göre evlilik adayı bir genç kız) bi kızdım… Çok tırçık attım (fazla oynadığım için) anemdan azar bile işittim, oğıl…

Zavallı halamız bana bunları anlatırken ikna etmek için o anı yaşayan, tanık gösterebileceği sağ tek kişi bile yoktu, ama hepimiz onun öldüğü güne kadar dinlediğimiz, inandığımız güzel, keyifli anlarıyla beraber yaşayacağız, nurlar içinde yat H.Pembe Hala…

H.Pembe Hala’nın kader bu ya; 2004 yılının Temmuz ayında tüm ailemizin de olduğu bir piknikte amatör kamerama aldığım 45 dakikayı bulan ve adeta bir gazeteci titizliğiyle yaptığım sorulu cevaplı bir röportajını arşivimde saklıyorum. Her zamanki gibi derin hafızası ve zekasıyla geçmişe ait güzellikleri çok lezzetli anlatıyordu.

H.Pembe Hala, “Zülfikar ve Tahincioğlu” Ailesi kadar onu tanıyan herkesin moral kaynağı ve biricik sevgilisi konumundaydı. Keyifli, neşeli, her türlü şakayı, espriyi yapmaktan asla çekinmeyen bir yapısı vardı. Ancak son dönemlerinde onun yaradılışı gereği bazı fevri, öfkeli çıkış ve davranışlarını iyi bilen oğulları ona takılıp kızdırmak isterler. Yaşının epeyce ilerlediğini artık bu sene tamamdır, babalarına mektup yazdıklarını ve onu da alarak gitmesinin iyi olacağını dillendirerek sert bir şaka yaparlar…

-Geberesiz ölmiyeceğem… Men niye ölem, siz ölün.. diyerek bu salvoları cepheden tek tek savuşturur Halamız…. Annelerine sarılan tüm çocukları, gelinleri ve torunları onun tırnağını bile dünyaya değişmeyeceklerini defalarca söyleyip gönlünü alırlar. Bu sevgi ve saygılarını son anına kadar da sürdürürler…

H.Pembe Hala canlı ve ayaklı bir naklediciydi. Döneminin düğünlerinin vazgeçilmez yetenekli baş oyuncusu, söz ve manicisi, derin hafızasıyla iyi bir anlatıcısıydı.

Örneğin: 1910’lu yıllardaki olayları 2000’lerde sanki dün olmuş gibi aynı lezzette, tazelikte, tempoda yer ve zaman göstererek anlattığına tanık olur adeta şoka girerdik.          Mesela, söz konusu tarihte, falanca günde, filanca yerde, o gün çok yağmur yağmıştı, şunlar bunlar geldi, şu şu yemekleri yaptık, dolmanın ekşisi biraz fazlaydı, anam bana bu yüzden kızdı, gibi hepimizin 1 saat öncesinde anımsayamadığımızı o inanılmaz hafızasıyla bizleri şaşırtarak anlatırdı..

H.Pembe Hala’yı şaka yoluyla kızdırıp onun bazen de hafif argo ve küfürünü duyup keyiflenmek isteyen bazı sevenleri de az değildi. Ona topluca bir şaka tezgahlanır, başrollerde oğlu H.Veysi Yıldırım (Tahincioğlu), A.Hakim Kilerci, Şaban Fırat vardı. Bir bayram ziyaretinde A.Hakim amcamız Hala’nın elini öpüp bayramını kutladıktan sonra direkt konuya girer.

-Hale bılesen bu Şeğbo (Şaban Fırat) bi fabıke kurmiş, sekız yape, senin adını da sekıze vermiş, “pembo” eşaği “pembo” yuhari diye oğıl işağın diline seni düşırmiş, bu terbiyesızloğe teyi ne kader katlenecahsen?.. deyip fitili ateşler, oğlu da (H.Veysi Yıldırım) olayı tasdikler. Oysa Şaban Fırat’ın bu işle zerre kadar ilgisi yoktu, yani anlayacağınız arkadaş kazığına gelmişti Şaban ağabeyimiz… Hatta kaderin cilvesi söz konusu reklam da televizyonda o anda yayınlanmaktadır. Halanın gözleri yuvalarından adeta çıkacak durumdadır, müthiş bozulur ve krize girer. Bayramlaşmaya gelenler halamızın başına bir hal gelmesinden korkarak az sonra esas durumu açıklamak isterler. Ancak Hala’yı tutabilene aşk olsun. Hemen telefonla Şaban ağabey aranır ve ahize H.Pembe Hala’ya uzatılır, Hala freni tutmayan kamyon gibi karşısındakine nefes alma şansı bile tanımadan giydirmeye başlamıştır artık. Şaban Fırat ağabey neye uğradığını şaşırır, şoka girme sırası ona gelmiştir…

-Ula Şeğbo; sen ne hakla meni hake rezil rüsva edisen, sen de hiç utanme sıkılme yahmi, seni mahkemeye vereceğem, süründüreceğem… deyip hafif küfürlerle de süslediği konuşmasını bitirir.. Şaban ağabeye durum ancak bayram sonrası iyice açıklanıp olay tatlıya bağlanır.

Herkesin mutlaka birkaç anısı olduğu ve çok şey öğrendiğimiz bu renkli, tatlı, bazen öfkeli ama bu haliyle bile çok sevimli bir H.Pembe Hala’mız bu dünyadan geldi ve geçti.

Ona ve tüm geçmişimize Allah’tan rahmet diliyorum.

 servetzülfikar@hotmail.com

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
(d) Parantezin içindeki harfi yazın? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com