AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > HER YÖNÜ İLE ADIM ADIM KURTULUŞ SAVAŞIMIZ
HER YÖNÜ İLE ADIM ADIM KURTULUŞ SAVAŞIMIZ

ÇERKEZ ETHEM İSYANI

 I. Dünya Savaşı’ndan sonra ordudan ayrılmış bir asker olan Çerkez Ethem, Milli Mücadele’nin başlangıcından itibaren Batı Anadolu’da pek çok isyanın bastırılması için çalışmış ve Kuvayı Milliye adına düşmanla çarpışmış biriydi. İzmir’in işgalinden sonra bir süvari birliği oluşturarak Salihli bölgesinde görev almış, milisleri gitgide çoğalmıştı; ancak halktan para toplaması, suçlu saydığı kişileri kendine özgü yöntemlerle cezalandırılması kısa zamanda halk arasında korkulan bir güç haline gelmesine yol açmıştı.


Çerkez Ethem’in özellikle Kuvayı Milliye karşıtı ayaklanmaları bastırmakta gösterdiği başarı ve gördüğü takdir, onu tamamen keyfi hareket eder, kişisel kararlarına göre davranır hale getirmişti.


Kuvayı Milliye birliklerinin düzenli ordu içine alınmasını öngören bir karar alınması, Ethem’in büyük bir tepki göstermesine yol açtı. İsmet Paşa’nın Batı Cephesi ve Dahiliye Vekili Refet Bey’in Güney Cephesi kumandanlıklarına atanmış olmasına karşı çıkan Çerkez Ethem, kendi birliğini diğer birliklerden ayırmak için verilen “I.Kuvayı Seyyare” adını kabul etmeyip “Umum Kuvayı Seyyare ve Kütahya Havalisi Kumandanlığı” adını kullanmaya başladı.


Kendisiyle art arda yapılan görüşmelerde zaman zaman ılımlı bir tavır gösterecekmiş gibi görünen Çerkez Ethem, kısa zamanda isyan bayrağını kesin olarak çekti ve 29 Aralık günü Meclis üyelerini, subayları tahkir eden, halkı Meclis ve ordu aleyhinde harekete geçmeye davet eden bir beyanname yayınladı. Çerkez Ethem birliklerine karşı harekete geçen ordu birlikleri ile Kuvayı Seyyare karşı karşıya geldiğinde Çerkez Ethem’in emrindeki subayların bir kısmı taraf değiştirdi, bir kısmı muhabereden kaçınarak ufak çarpışmalarla Gediz yöresinde dağlara kaçtı.

BİRİNCİ İNÖNÜ SAVAŞI

9 OCAK 1920

           
Yunanistan’da 1920 sonbaharında yapılan seçimlerde Venizelos Hükümeti sona ermiş, hükümeti Kral Konstantin devralmıştı. Yeni hükümetin hem içerde hem dışarıda destek sağlayabilmek için Anadolu’daki işgaller konusunda doğru bir politika  tayin etmesi gerekiyordu. Bunun yolu da İtilaf Devletleri tarafından desteklenen Venizelos ile aynı doğrultuda ilerlemekti. Yunan Hükümetinin Türk askerinin teşkilat ve harp kabiliyeti hakkında güvenilir bilgilere ulaşmak üzere bir keşif taarruzu yapılması yönündeki önerisi, I.İnönü Savaşı’nda somutlandı.

           
Alınan karar doğrultusunda Yunan birlikleri 6 Ocak günü Bursa’dan Eskişehir yönünde, Uşak’tan ise Afyon yönünde bir ileri harekata başladı. 9 Ocak günü birlikler Eskişehir’e 40 kilometre uzaklıktaki İnönü mevzilerine ulaşmıştı. 9 Ocak akşamına gelindiğinde Türk kuvvetleri de bütün birliklerle cepheye yetişmiş ve mevzilere yerleşmiş durumdaydı. 10 Ocak sabahı Yunan birlikleri tekrar taarruza geçti ve Türk cephesinin sol kanadında öğleye doğru bazı mevzileri zaptetti. Ancak bu cephe yedek kuvvetlerle takviye edilmişti ve bu sayede düşman durdurulabildi.            11 Ocak günü ortalıkta bir hareket gözlenmiyordu. Türk birlikleri, düşmanın hazırlık yaptığını zannederek beklemeye koyulduysa da  öğleye kadar bekledikten sonra bir faaliyet görülmeyince düşmanın çekildiği anlaşıldı. Yapılan keşifler sonunda Yunanlıların Bursa yönüne çekildiğinin öğrenilmesi üzerine, cephe kumandanlığı akşamleyin takip emri verdi, çarpışma sona ermişti.

           
İnönü mevziindeki bu zaferle, Türk askeri ilk kez Yunan kuvvetlerine karşı bir başarı elde etmiş oluyor, kumanda aksaklıklarına karşın başarılı bir savunma yapan Meclis Ordusu bu muhabereyle halkın gözünde itibar kazanıyordu.

Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
çokgüzel
saruhan halil bayrak eklemiş. | 22 Mayıs 2008 Saat 10:04
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Bir yıl kaç günden oluşur? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com