|
XXIII
ANKARA ANTLAŞMASI
20 Ekim 1921
Antep, Urfa ve Maraş’ta halkın direnişiyle karşılaşan ve yenilgiye uğrayan Fransızların, Ankara Hükümeti ile ilişkilerinde izlemeye başladıkları uzlaşmacı politik tutumun bir sonucu olarak, 20 Ekim 1921 günü Ankara Antlaşması imzalandı.
Ankara Antlaşmasıyla aralarındaki savaş durumunun sona ereceğini kabul eden taraflar, Türk ve Fransız bütün tutuklu ve savaş tutsaklarını serbest bırakacaktı. Antlaşmanın imzalanmasından sonra en son iki ay içinde, uygulanacak boşaltma ve teslim alma, her iki tarafın komutanlarınca atanan ve bir karma komisyonun kararına göre saptanacak düzenlemelerle yapılacak, her iki taraf, boşaltılacak topraklarda, bu toprakları teslim alır almaz bir genel af ilan edecekti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Misak-ı Milli’de açıkça tanınan azınlık haklarının, bu konuda İtilaf devletleri ile onların hasımları ve kimi müttefikleri arasında yapılmış sözleşmelerdeki ilkelere dayanarak kendi tarafından doğrulanacağını bildiriyordu.
İskenderun bölgesi için özel bir yönetim kurulacaktı. Türkiye büyük Millet Meclisi Hükümeti, Pozantı ile Nusaybin arasındaki Bağdat demiryolu kesimine ilişkin ayrıcalık hakkının ve Adana ilinde yapılmış bulunan kolların bu ayrıcalık haklarına bağlı, özellikle işletmeye ve taşıma ticaretine ilişkin tüm hak, izin ve avantajlar ile birlikte, Fransız Hükümeti’nin seçeceği bir Fransız grubuna devredilmesini kabul ediyordu. Antlaşmanın onaylanmasının ardından, Türkiye ile Suriye arasında bir gümrük sözleşmesi yapılması için bir karma komisyon kurulacaktı.
Bu antlaşmayla I. Dünya Savaşı’nın galiplerinden Fransa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin siyasi varlığını tanımış oluyor, doğu sınırına dair sorunları diplomatik yollarla çözen Ankara Hükümeti, güneydeki sınırları için de benzer bir başarı elde ederek dikkatini Batı Cephesi’ne yöneltmek için zaman ve güç kazanıyordu.
FEVKALADE HARP ENCÜMENİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27 Aralık 1921 tarihli gizli oturumunda, “Fevkalade Harp Encümeni” kurulmasına dair bir kanun tasarısı görüşülmeye başlandı.
Fevkalade Harp Encümeni Kanun layihasında orduların takviyesi ve memleket savunmasının gerektirdiği bütün hazırlık, üretim ve ulaşımın ve bunların düzenlenmesinde etkili olacak diğer vekaletlerin muamelelerinin devredileceği bir Harp Encümeni’nin teşkil edildiği bildiriliyordu. Bu encümen Müdafaa-i Milliye, Hariciye, Dahiliye, Nafia, Sıhhiye, Maliye ve İktisat encümenlerinden gösterilecek adaylar arasından Büyük Millet Meclisi her üç ayda bir yenilenmek üzere seçilen on üyeden oluşacaktı. Seçim emri Müdafaa-i Milliye Encümeni’nce altı, Hariciye, Nafia, Sıhhiye ve İktisat encümenlerince ikişer, Dahiliye Encümeni’nce de dört aday iradesi ve bunların yarısının tefriki suretiyle geçerle olacaktı; encümenlerin göstereceği adayların o encümenlerde kayıtlı olması şart değildi. Encümen kararlarıyla vekaletler arasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların halledilmesi için yetkili merci Büyük Millet Meclisi’ydi. Harp Encümeni, çalışmaları hakkında her on beş günde bir Meclis’e bilgi vermekle yükümlüydü.
Meclis’te bu konuda yapılan görüşmelerin ardından, 14 Ocak 1922 tarihinde, Mustafa Kemal Paşa’nın 16 Ocak tarihli tezkeresi Meclis’in 19 Ocak tarihli oturumunda okundu ve encümenin ilk toplantısını 22 Ocak günü yapması kararlaştırıldı. Encümen bu tarihten itibaren her hafta toplanarak önemli kararlar alacaktı.
devam edecek…