AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > HER YÖNÜ İLE ADIM ADIM KURTULUŞ SAVAŞIMIZ
HER YÖNÜ İLE ADIM ADIM KURTULUŞ SAVAŞIMIZ

XXVI

SALTANATIN KALDIRILMASI

1 Kasım 1922

            11 Ekim 1922 günü, Ankara Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında  Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasının ardından, yapılacak barış konferansı için hazırlıklar başlamıştı. Fakat İstanbul Hükümeti’nin  bu barış konferansına katılmayı istemesi, İtilaf Devletleri’nin de diplomatik sahada Ankara Hükümeti’nin yanı sıra Osmanlı Hükümeti’nin varlığını da tanıyor olması ve söz konusu barış konferansına bu hükümetin temsilcilerini davet etmesi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuya kesin bir çözüm bulma gereği duyuyordu. Bu ikiliği ortadan kaldırmak, Meclis adına bir zorunluluk teşkil ediyordu.

            Mustafa Kemal Paşa’nın saltanatı kaldırma yolundaki düşüncelerini sezen ve endişeye kapılan muhalif mebuslar, Meclis’te karşı propagandaya başlamışlardı. Yapılan görüşmelerde Mustafa Kemal Paşa, toplantıda hazır bulunanların, saltanat makamının kaldırılmasına yönelik endişe içinde olduklarını görünce bu değişikliğin asli nedenini açıklayan bir konuşma yapma gereği duydu. Mustafa Kemal, saltanat makamını hilafetten ayırmak ve saltanatı kaldırmak konusunda kesin kararını vermişti.

            Aynı kararlılık Meclis’te süregelen tartışmalarda da devam etti. 30 Ekim 1922 tarihli Meclis görüşmesinde hazırlanan ve Mustafa Kemal Paşa öncülüğünde seksen mebus tarafından imzalanan önergede, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmış olduğu, yeni bir Türkiye Devleti’nin doğduğu ve Teşkilat-ı Esasiye Kanunu uyarınca hakimiyet haklarının yalnızca millete ait bulunduğunu belirtiyordu. Bazı mebusların saltanatın kaldırılması konusunda bir takım kaygılar taşıdığını fark eden Mustafa Kemal, daha sonraki günlerde  yapılan toplantılardan birinde, saltanatın kaldırılmasının, millete verilen hakimiyet hakkının kanunla ifade edilmesinden başka bir şey olmadığını dile getirdi. Bunun üzerine Meclis’teki gergin hava giderek dağıldı ve aynı gün hazırlanan kanun tasarısı oylama sonucu kabul edildi.

PADİŞAH

ÜLKEYİ TERK EDİYOR…

            1 Kasım 1922 günü itibariyle saltanatı elinden alınan ve halifeliği de tehlikede görülen Padişah Vahdettin, ülkeden ayrılmaya karar verdi. Padişahın ülkeden ayrılma kararı ve bunun için İngiliz Hükümeti’ne yönelttiği talep, 17 Kasım 1922 tarihli resmi bir telgrafla Meclis’e ulaştı. Telgraf bu haberi “Vahdettin Efendi bu gece saraydan ayrılmıştır.” Cümlesiyle iletiyordu:

            “…Zatışahane, İngiltere’nin koruyuculuğuna sığınarak bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul’dan ayrılmıştır...

            Resmen bildirilir ki, Zatışahane, bu günkü durum karşısında hürriyet ve hayatını tehlikede gördüğünden, bütün Müslümanların halifesi sıfatıyla İngiliz himayesini ve aynı zamanda İstanbul’dan başka bir yere götürülmesini istemiştir. Zatışahane’nin isteği bu sabah yerine getirilmiştir. Türkiye’deki İngiliz Kuvvetleri’nin Başkomutanı General Sir Charles Harrington, Zatışahane’yi almaya giderek bir İngiliz harp gemisine kadar kendisine eşlik etmiş ve Zatışahane, vapurda Akdeniz Filosu Genel Komutanı Amiral Sir De Brook tarafından karşılanmıştır. İngiliz Fevkalade Komiser Vekili Sir Newill Henderson, Zatışahane’yi gemide ziyaret ederek Kral Beşinci George’a bildirilmek üzere arzularını sormuştur.”

            Vahdettin’in 17 Kasım 1922 sabahı İstanbul’dan Malaya isimli İngiliz zırhlısı ile ayrılıp Malta’ya doğru yola çıkışının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni halifenin Abdülmecit Efendi olmasına karar verdi.

                                                                  devam edecek…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Dünyanın uydusunun ismi nedir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com