|
1964 tarihli eski fotoğraf 17 kişiyi görüntülüyor. Biri öğretmen geri kalan 16 sı öğrenci. Soldan sağa oturanlar, İlhami Nalbant (Sonradan soyadı Nalbantoğlu olarak değiştirildi.) Yücel Zülfikar, Cemil Yıldız, Nihat Boşdaş, Nazif Özçınar, Nazmi Erten, Necmettin Küfündür, Yavuz Yalçın, Dilaver Baysal ve Mensur Tunç.
Ayaktakiler, Cahit Günoğdu, Ziya Kocak, Nihat Alkan, Vecihi Güney, Mesut Özel, Mülazım Yağcı ve Fevzi Kayaoğlu…
Bitlis Lisesi 6-Edebiyat sınıfı öğrencileri, Sanat Tarihi dersi öğretmeni ile birlikte Bitlis’in tarihi yerlerini gezmiş, gezi sonrası Bitlis’in ünlü Çağlayan bahçesinde mola vermişler. Çaylar içilmiş sohbet koyulaşmış, bir yandan da kabak çekirdeği yiyorlar.. Yaş ortalamaları 20 civarında, bugünkü lise son sınıf öğrencileri ile kıyaslandığında oldukça yüksek bir yaş ortalaması. Öğretmenleri ile aralarındaki yaş farkı ise oldukça düşük. Birkaç öğrencinin yaşı öğretmenin yaşından fazla. Bu nedenle öğretmen öğrenci iliksinden çok iki akran ilişkisi havası hakim.
Bitlis Lisesi’nde yaşanan ilklerden biri, bir öğretmenin öğrencilerini ders yapmak üzere sınıfın dışına çıkarmış olması. Burada altı çizilecek husus, “bir öğretmenin” Bu bir öğretmen sıradan bir öğretmen olmadığını her hareketiyle kanıtlıyor. Bitlis Lisesi’nde Bitlisli öğretmenler de var, yabancı öğretmenler de…
Tam tamına 46 yıl geçmiş aradan, bir öğretmeni bu sayfalara taşıyan nedenin o öğretmenin sıradan bir öğretmen olmayışından kaynaklandığını belirtmek gerek.
Eğitim süresinin son günleri yaklaşmakta olduğundan yollar ayrılıyor, herkesin istikameti farklı. Bu yüzden herkes duygularını oluşturulan küçük defterlere döküyor. Tüm yazılanlarda ortak ifade “Bu defterde bana da yer ayırdığın için teşekkür ederim.” oluyor. Bunlardan birkaç örnek verelim.
“….Maziyi düşünürken benim yazdığım birkaç kirli satırla beni hatırlarsanız kendimi mutlu addederim…… Nazmi Erten”
“….Bu yazıyı okuyarak beni hatırlarsan kendimi çok bahtiyar hissedeceğimden emin olabilirsin….Yavuz Yalçın”
“….Bu sene birbirimizden ebediyen ayrılacağız. Tekrar kavuşabilmemiz için bu deftere bir bakman kafidir….Mesut Özel”
“….Bu defteri karıştırdığında arkadaşların arasında beni de hatırlayacaksınız….Dilaver Baysal”
“….Hayatın dolambaçlı yollarını bir an evvel aşarak başarıya ulaşmanı dilerim…Cahit Gündoğdu”
“….Sizin gibi temiz arkadaşlarıma minnettarım. Fazla bir şey yazamayacağım…. Nazif Özçınar”
“…Bu hatırayı yazma fırsatı verdiğinizden, çok iyi bir arkadaş olduğunuzu söylemek isterim… Fevzi Kayaoğlu”
“….Her birimiz bir yere gidip, istikbalde mutlu günler geçirmenin heyecanı içinde çırpınacağız….Cemil Yıldız”
“….Bu defterin içinde yer edindiğim için bahtiyarım…. Mülazım Yağcı”
“….Sizin gibi temiz ve değerli arkadaşıma her zaman için hayranım…. Vecihi Güney”
“….Yaşamda her şey geçicidir. Geçici olmayan tek şey iyilik ve anılardır….Nihat Aklan”
“….Hayatta büyük mevkilere ulaşacağına inanıyorum. İnşallah bi fikrim gerçekleşir. Yücel Zülfikar”
“….Siyah elbiseli adamın size bağlılığını yazmakla bitiremem…. Mensur Tunç”
Böyle sürüp giden içten, samimi, art niyetsiz, içli, duygulu, özlü ifadeler…
Nihat Boydaş benzer özellikleri taşıyan bir Anadolu çocuğu olarak Bitlis Lisesi’nde öğrencileri ile öğretmen-öğrenci ilişkisinden ziyade bir arkadaş, bir dost yaklaşımı üzerine inşa etti ilişkilerini. Bu nedenledir ki aradan 46 yıl gibi uzun bir zaman dilimi geçmiş olmasına karşın, öğrencileri ile ilişkilerinde bir zayıflama söz konusu olmadı. Bir Bitlis insanı gibi her sorundan, her gelişmeden haberdar olmasını bildi. Günümüz itibariyle Bitlis ile ilgili bir konu açıldığında en az bir Bitlis insanı kadar Bitlis’te olan-bitenle ilgili olduğunu gözlemek mümkündür.
Nihat Boydaş, Anadolu’nun bağrından çıkan bir halk çocuğu olmasının verdiği özgüvenle, öğrencilerine bir arkadaş, ortak sorunları yaşamış bir paydaş olarak yaklaşıyor olmanın en belirgin özelliklerini sergiledi.
Aynı dönemde Bitlis’te birlikte görev yaptığı meslektaşları ile tepeden bakan ya da yükseklerden uçan bir profil çizmenin hiçbir şekilde yakınından geçmediği gibi, öğrencilerinin arkadaşı, abisi gibi olmayı daima yeğledi. İşte bunun içindir ki aradan 46 yıl gibi uzun bir zaman diliminin geçmesine karşın, sanki Bitlis’ten daha dün gelmiş gibi bir yaklaşım içerisinde olmanın en güzel örneklerini sergiledi.
Bitlis Lisesi pek çok öğretmeni bünyesinde barındırdı, geriye dönüp baktığımızda, Bitlis insanı ile özdeşleşmiş olanların sayısının bir elin parmaklarından çok fazla olmadığını görmekteyiz. İşte bunun içindir ki, Nihat Boydaş gelmiş geçmiş öğretmenler arasında farklı bir yer edinmenin en güzel örneklerinden birini sergilemeyi beceren ender öğretmenlerden olduğunu göstermiştir.
Sayın Prof.Dr. Nihat Boydaş ile ilgili olarak söyleyeceklerimizin bu kadarla sınırlı olmadığını belirtmek isteriz…
devam edecek….