|
Ahlat’ta geçmiş dönemlerde bir kermes açılmış, davetlilere Ahlat’ın damak zevkini yansıtan ikramlarda bulunulmuş. Bu ikramlardan bazıları çok beğeni toplamış. İnsanlar, bu kadar güzel yemekler yapıyorsunuz da neden bunu devamlı hale getirmiyorsunuz diye sormaya başlamışlar. Bu gelişme, yürekli cesur iki Ahlat insanını harekete geçirmiş. Neden biz de yapamayalım diyerek kolları sıvamışlar ve hazırlıklara başlamışlar.
Bu girişimin finansman ihtiyacını karşılamak üzere bir dilekçe ile Kaymakamlıktan destek talep etmişler. Dilekleri kabul görmüş ve 5000 Tl lik bir kaynak elde etmişler. Sıra mekan edinmeye gelmiş, bu sorunu da aşmış, şirin bir mekan edinmişler. Hanım titizliğiyle, yüreklerini katarak, sevgiyle yoğurarak şık ve sevimli bir mekan oluşturmuşlar. Sonra da mekanın adı ne olsun aşamasına gelinmiş. Omu olsun, bu mu olsun derken, genç girişimcilerden birinin afacan kızı son noktayı koyuvermiş. Hünerli Eller.
Kimse itiraz edememiş bu afacanın önerisine, artık her şeyiyle hazırdı. Hünerli Eller.
Hünerli Eller, gerek Ahlat’ta gerekse Ahlat çevresindeki yerleşim merkezlerinde bir ilkti. İlk kez Ahlat’ta bir bayan girişimi gerçekleşiyordu. Hiç kuşkusuz bu girişimin başarısı çok önemliydi. Eğer başarılı olurlarsa kendilerinden sonra gelen jenerasyona örnek teşkil edeceklerdi. Yok başarılı olamazlarsa, böyle bir cesareti kimse gösteremeyecekti. Bu açıdan çok önemliydi, başarılmalıydı. Nitekim öyle oldu bu inançlı, yürekli, cesur iki bayan bu işi başardı.
Tam tamına beş yıl olmuş, bu süre içerisinde çok mesafe kat etmişler. Çekemeyenler, kıskananlar da olmuş hiç kuşkusuz, ancak inançlı ve kararlı duruşlarından taviz vermemişler. İlkeli başlamışlar işe. Temizlik temel ilkeleri olmuş, ardından estetiğe önem vermişler. Yüreklerini katmayı ihmal etmemişler, heyecanlarını da. Başarıyı yakalamışlar,
Zamanla deneyimleri artmış, acemiliklerini kenara itivermişler, moralleri yükselmiş, kendilerine güvenmeye başlamışlar, bol seçenek sunabilme olanağına kavuşmuşlar. Arz-talep dengesini yakalamışlar. Ne ilgi görüyorsa ona yoğunlaşmış, ilgi görmeyen seçenekleri listelerinden ayıklamışlar.
Temel ilkelerinden biri de, insanlara bir ev ortamı içerisinde ev yemeği sunmak olmuş. Ticari düşünmemişler, önce insana yakışanı sunmayı yeğlemişler. Zamanla sürekli müşterileri olmuş. Yemek için lokantaya gitmek imajını, huzurlu bir ortamda yemek yeme olarak değiştirmeyi başarmışlar.
İşlerini yaparken gösterdikleri performans zamanla bir eğlenceye dönüşmüş. Asıl olan da bu değil midir? İşiniz ne olursa olsun, işinizi severek yapıyor olmak önemlidir.
Ahlat’ın bu iki yürekli kadını bakın ne diyorlar: “Göğsümüzü kabartarak ve ailelerimize layık olarak bu işi sürdürmeye kararlıyız. Bizi kimse bezdiremez. Belki çoğu insanın düşüncesi bizim bu işi beceremeyeceğimiz şeklinde idi. Bir iki ay içerisinde dayanamayıp kapatacağımızı düşünenler de oldu. Ama onlar hayal kırıklığına uğradılar. Biz o kadar emeği, çabayı burayı kapatalım diye vermedik. Mücadele etmeye, başarılı olmaya kararlıydık. Başardık. Sağlığımız elverdiği sürece hizmet etmeye devam edeceğiz. Bizim amacımız kazandığımız paradan çok kendimizi ispatlamaktı. Ama asıl önemli olan Ahlat’ta kadınların da böyle modern bir yere sahip olabileceklerini kanıtlamış olmaktır.”
Ahlat,. tarihin her döneminde parlak günler yaşamıştır. Ticaretin, uygarlığın, sanatın, bilimin önde gelen merkezlerinden biri olmuştur. Adını tarihin saygın ve unutulmazları arasına yazdırmıştır. Bu kültür, kuşaktan kuşağa geçerek günümüze kadar gelmiştir. Ancak zaman zaman bazı kesintilerin olduğunu da görmezlikten gelinmemelidir.
Tarih boyunca dünya çapında başarılı bilim insanları, sanatçılar, mimarlar çıkaran Ahlat’ın, son yüzyılda hemen hemen hiçbir alanda adını altın harflerle yazdıracak insanı çıkaramaması üzüntü verici bir durumdur. Elbetteki bu durumu son yüzyılın tarihi konjonktürü ile açıklamak mümkündür. Ancak her şeye karşın günümüz Ahlat’ının geçmişin muhteşem Ahlatı ile eşdeğer bir pozisyonda değerlendirilmesi arzulanan bir husustur.
Bu açıdan bakıldığında, yürekli, cesur iki Ahlat kadınının bu girişimini önemsiyor, saygı ile karşılıyoruz. Başarı diliyoruz ki yeni kuşaklara örnek teşkil etsin. Örnek teşkil etsin ki, Ahlat’ın misyonu ile örtüşmeyen bağnazlığın kökü kazınsın…
Tüm dünyanın adını bildiği, ancak Ahlat’ın bilmek bir yana, adını bir caddesine vermeyi bile akıl edemediği Hürrem Şah ve nicelerini çıkaran Ahlat’ın yürekli ve cesur iki kadını önemli bir işi başarıyorlar. Onlara destek olmak, onları cesaretlendirmek, başka yürekli cesur kadınların önünü açmak, kadını evinde oturup, işe yaramaz bir pozisyondan kurtararak, çalışan, üreten, kazanan, aile bütçesine katkı sağlayan bir düzeye taşımak görevimiz olmalıdır.
Ahlat’ta başka hünerli eller de mutlaka vardır.Pek çok işi başarabilirler, ancak bir girişimde bulunabilmeleri için gerekli cesareti gösterebilmeleri gerekiyor.