|
Yılmaz ÖZDİL
Türkiye’de 150 bin lisanslı erkek basketbolcu var. Lisanslı bayan sayımız 30 bin. Yani 5’te bir.
40 bin erkek hentbolcümüz var… Bayan hentbolcümüz 20 bin. Yarısı.
7.700 erkek bisikletçimiz var.. Bayan bisikletçimiz bin 500.
67 bin erkek atletimiz var… Bayan atletimiz 36 bin.
Erkek eskrimci, 3 bin 800. Bayan, bin 900.
Erkek golfçü, 3 bin 300. Bayan bin 200.
Erkek jüdocu, 25 bin. Bayan 8 bin.
Erkek masa tenisçi, 34 bin. Bayan, 13 bin.
Erkek okçu, 4 bin. Bayan, 2 bin.
Erkek yelkenci, 8 bin. Bayan 2 bin.
Erkek yüzücü, 30 bin. Bayan, 18 bin.
Erkek voleybolcu:
57 bin.
Bayan voleybolcu:
57 bin.
“E-ee?” derseniz…
E’si şu.
Futbol’u saymazsak, Türkiye’de takım halinde başarılı olduğumuz tek spor dalı var: Bayan Voleybol.
Bayan sporcuların başarısı çok ama çok önemlidir.
Fırsat eşitliği sağlandığı anda neler yapabileceklerinin, aslında neler olabileceğinin kanıtıdır.
Kızlarını spora yönlendiren, spor yapmalarına izin veren, teşvik eden ana babalara teşekkür. Çünkü bu ülkede, sanırım, Mustafa Kemal’in gösterdiği hedefi en iyi anlayan onlar.