|
Kentler yetiştirdikleri ünlü ve başarılı şahsiyetlerle övünürler. Bunun en çarpıcı ve belirgin örneği, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’tür. Atatürk, kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tüm kentlerinde ilçelerinde adının caddelere, meydanlara, parklara verilmesi suretiyle onurlandırılarak ölümsüzleştirilmiştir. Başka kentler için de benzer nitelikteki örnekler oldukça fazladır. Bu durum için Ahlat’a baktığımızda çok ta olumlu bur tablo ile karşılaştığımız söylenemez. Örneğin, bir devri kapatıp, yeni bir devir açan 1071 Malazgirt Zaferi’ne karargah olarak önemli bir fonksiyon üstlenmiş olan Ahlat için bu tarihi zaferi anımsatan bir işaret görmemiz mümkün değildir. Ahlat’ın hiçbir yerinde bu büyük zaferi anımsatan ya da çağrıştıran, en azından hatırlatan bir işaret mevcut değildir. Ne bir, “Alparslan Caddesi”, ne bir “1071 Mahallesi”, ne de başka bir benzer isme rastlayamazsınız.. Bu kadarla kalsa iyi, Ahlat’ta bir “Atatürk Caddesi”, bir “Atatürk Mahallesi” veya bir “Atatürk Parkı” da mevcut değildir.
Ahlat, Ahlat’ın yetiştirdiği Türkiye genelinde önemli başarılara imza atmış değerlerine de sahip çıkıp onların adlarını bir caddeye, bir parka, bir sokağa veya bir meydana vermek gibi bir vefayı da gösterememiştir. Örneğin Tahir Nejat GENCAN, Ahlat’tan yetişmiş Türkiye’nin en önemli dil bilimcilerinden biri olmasına karşın Ahlat’ta adı hiçbir yerde geçmediği gibi, çoğu Ahlatlı’nın böyle bir şahsiyetin varlığından bile haberdar olmaması üzüntü veren bir durumdur. Dede Korkut, Dervişoğlu Kavalcı Recep, Dede Maksut, Sökmen El Kutbi ve benzerleri…
Cumhuriyet dönemine geldiğimizde önemli mevkilere gelmiş, Ahlat adına önemli başarılara imza atmış kişilerin isimlerinin bir yerlere verildiğini görmek de mümkün değildir. Bir tek Mazlum YEGÜL’ün adı bir caddeye verilmiştir. Büyük olasılıkla bunun da kendi döneminde verildiği tahmin edilmektedir. Oysa, Kenan AYBEK, Vahit Rüştü HEPER, İhsan Sabri ÇAĞLAYANGİL, Hüseyin Avni UZUN, Mecit SÖNMEZ, Metin KAVAKALANLI gibi kaymakamlar isimleri ile anılmaya değer hizmetler vermişlerdir Ahlat’ta. Hiçbirinin adını çağrıştıran bir vefa örneği gösterememiştir Ahlat. Ya Ahlat’ın yetiştirdiği ünlüler? Onların adlarını da bir yerlerde görmeniz olası değildir.
Ahlat’ın bakanlık düzeyine yükselmiş ilk politikacısı Orhan KÜRÜMOĞLU, ilk milletvekili olan Kenan Mümtaz AKIŞIK, ilk doktoru Nurettin AKIŞIK, Ahlat şiirinin yazarı büyük şair Ahmet Turan KAZGÖL, Ahlat’ı dünya kültür zenginlikleri arasına taşıyan büyüt tarihçi Abdurrahim Şerif BEYGU, Ahlat Mezartaşları adlı eseri ile önemli bir eser bırakan merhum bilim insanı Prof.Dr.Beyhan KARAMAĞARALI, Ahlat kazılarının unutulmaz ismi Prof.Dr.Haluk KARAMAĞARAMLI, Ahlat’ın efsanevi muhtarı Abdurrahman AKPOLAT, değişik konularda eserler vermiş, Nevzat KÜRÜM, Hüseyin DEVECİ, önemli hizmetler sunmuş İbrahim YURTTAŞ, belediye başkanları Yusuf ÖZDEMİR, Sıtkı SAYIN, Mevlüt AYDOĞAN, Celal SÜMER, Halis GÖKBULAK ve daha pek çok kişi ne anılmakta ne de hatırlanmaktadır. Ahlat gibi tarihi kimliği olan, büyük bir misyona sahip bir kent için hoş görülemez bir eksiklik olarak ortaya çıkmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Ahlat’ın son dönem yetiştirdiği önemli hukuk insanı, İzmir gibi önemli bir kentin üç dönem üst üste Baro Başkanlığını kazanma başarısını gösteren Avukat Nevzat ERDEMİR’de bu kervanın son yolcusu… Bunlar için Ahlat Belediyesi’nin herhangi bir girişiminin söz konusu olmadığı bilinmektedir.
Yozgatlı olan Prof. Dr. Haluk KARAMAĞARALI, akademik çalışmalarının yaklaşık olarak 50 yılını Ahlat için kullanmış olmasına karşın, Yozgat Belediyesi adını Yozgat’ta bir caddeye verme vefalılığını gösterince, bu gelişmeden haberdar olan Sayın KARAMAĞARALI; “Ben Yozgat’a bir hizmette bulunmadım ki” diyerek bu konudaki düşüncelerini dile getirmiştir. Zira KARAMAĞARALI, yaşamının 50 yılını doğduğu yere değil Ahlat’a tahsis etmiştir. Ancak onun Yozgatlı hemşehrileri Yozgat’a hizmet ettiği için değil, memleketleri olan Yozgat’tan böyle nitelikli bir bilim insanı çıktığı için bu vefa örneğini göstermişlerdir.
50 yıl Ahlat’a hizmet eden bir bilim insanı için Ahlat insanı böyle bir jesti akıl edememiştir. Prof. Dr. Beyhan KARAMAĞARALI için de, Abdurrahim Şerif BEYGU için de aynı şeyi yapmıştır.
Peki Ahlat bu değerli zevat’a bu vefayı göstermek yerine sokaklarına ve caddelerine ya da parklarına kimlerin, Ahlat’a ne gibi hizmeti dokunan kişilerin adlarını vermiştir? Böyle bir soruya yanıt vermek için şu anda Ahlat’taki cadde ve sokak isimlerine bakmak yetiyor.