AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > KISA KISA BİTLİS NOTLARI
KISA KISA BİTLİS NOTLARI

ALTINKALBUR’DA…

            Kurtuluş törenlerine katılmak üzere Ankara ve İstanbul’dan hareket eden kafile, Muş Hava Alanına iner inmez BETAV görevlileri tarafından karşılandı. Dört adet minibüs gelen konukları Bitlis’e getirmek üzere hazır bekliyordu. Görevlilerden birisi “bayanlar ayrı bir minibüse” diye uyarıda bulununca ister istemez “haremlik selamlık” mı olacak endişesi soğuk bir hava estirdi. İtiraz edilince nedeni açıklandı, topluca örnek bir köyü görmeye gideceklermiş, hoş karşılandı.

            Bitlis’e varılınca  konaklama mekanına gitmek yerine Altınkalbur’a gidileceği söylendi. Oraya varıldığında uzun zamandır Bitlis’e gelmeyenler sürprizle karşılaştılar. Oldukça bakımsız ve kirli alan büyük bir şokun yaşanmasına neden oldu, çevre çok kirliydi, havuza atılan karpuzlar teker teker kesilip konuklara ikram edilince tedirginlik biraz azaldı. Konuklar karpuz kabuklarını yelere atıyorlardı, birisi uyardı arkadaşlar çevremizdeki çocuklara kötü örnek oluyoruz diye, karpuz kabukları toplandı bir poşete konuldu.

            Bir süre sonra Başkan Alaydın da mekana geldi, kirli çevreden o da rahatsız olmuştu.  “Burası bizim önceliklerimiz arasında değildir, o nedenle böyle, sırası gelince düzelteceğiz” şeklindeki açıklaması samimi bulundu. Karpuz peynir ekmek ziyafetinin ardından başta Hasan Dalkıran olmak üzere bazı arkadaşlar havuzun soğuk sularına daldılar…

BAŞKAN’IN ÇABALARI…

            Genç ve umut vadeden yeni Başkan Alaydın’ın ilk icraatlarını Bitlis’in girişinde görmek mümkün. Başhan’dan itibaren yapılan kaldırım ve refüj çalışmaları bütün hızıyla devam ediyordu.

BİTLİS POLİSEVİ…

            Bitlis Polisevi, polisevi olalı böyle bir izdiham yaşamımıştı bilmiyoruz. Büyük olasılıkla yaşamamıştır. Çünkü, uzun yıllardan beri Bitlis’e gelmeyen  Cumhurbaşkanı  Polisevine ilk kez  geliyordu. Üstelik Cumhurbaşkanının gelişi sonradan belli olduğu için önceki organizasyonlar sil baştan ele alınıyordu. Bazı karışıklıklar olmasına karşın, Polisevi ilgilileri ve çalışanları inanılmaz bir performans sergiliyorlardı. Peş peşe verilen asgari 300 kişilik olarak planlınmış ancak 600’a yakın kişinin katılım sağladığı yemekler, büyük bir özveri ile hiçbir aksaklığa izin vermeden gerçekleşiyordu ki bu da Polisevi çalışanları ve yöneticileri için en büyük teşekkürü hakkettikleri gerçeğini gözler önüne seriyordu.

            Bir teşekkür de buradan…

 

 

AHLAT’IN ŞIK OTELLERİ…

            Program gereği Ahlat da ziyaret edilecekti. Belki gereği kadar çevreyi gezemeyebiliriz endişesiyle, bir gün öncesinden eski Valimiz Sayın Asım Hacımustafaoğlu ve Prof.Hamza Zülfikar ile Ahlat’a doğru yola çıktık. İlk durağımız Selçuklu Oteli oldu. İnanılmaz mükemmel bir tablo ile karşılaştık, bazı tadilatlar yapılmış, duvarlara büyük boyutlarda Ahlat resimleri yerleştirilmiş, bahçe düzenlemesi yeniden yapılmış, yüzmek için olmasa da bahçeye bir havuz konulmuş, plaj yeniden düzenlenmiş, eğer görmeseydik te başkası anlatmış olsaydı kolay kolay inanamayacağımız güzel gelişmeler olmuş. Hele çevre temizliği ve otel görevlilerinin müşterilere göstermiş oldukları sıcak karşılama çok şeylerin değiştiğinin en güzel kanıtıydı.

            Oradan Vilayetler Evi olarak bildiğimiz mekana gitmek istedik, burada da tahmin edemeyeceğimiz kadar güzel bir tablo, işin inceliğinin benimsemiş profesyonel bir ekip ile karşılaştık. Ahlat Metropol Otel adıyla hizmet veriyor. Aynı adla Ankara’da bulunan otelin sahibi işletiyormuş. Ahlatlı ortakları da  var. Kendilerine; “Ankara’daki profesyonel yaklaşımı buraya taşıdığınız sürece başarı kaçınılmazdır” diye umutla başarı beklediğimizi hatırlattık. Çünkü Ahlat’ın buna ihtiyacı var, ancak profesyonel yaklaşımla bağnazlık yenilebilir.

Her iki otel de bizi umutlandırdı. Ahlat eski Ahlat değil artık, göğsümüzü gere gere herkesi Ahlat’a gelmeye teşvik edebiliriz.

            Her iki tesisin de bu mükemmel hale gelmesine emeği geçenlere bir teşekkür de buradan…

BİTLİS DERESİ…

            Bitlislilerin kadim dostu Sayın Sami Kumbasar ve Prof. Hazma Zülfikar ile Bitlis sokaklarını gezmeye çıktık, önce Sayın Kumbasar’ın bundan kırk yıl kadar önce muayenehane olarak kullandığı mekana uğradık. Eskiden tek bir bina idi, şimdi binaların arasında kaybolmuş vaziyette… İster istemez gözümüz Bitlis Çayının yatağına ilişti. İçimiz sızladı, böyle bir tabloyu Bitlis’e yakıştıramadık, ancak yeni Başkan Alaydın’dan çok şey beklediğimiz için, bir daha ki Bitlis seyahatimizde böyle bir tablo ile karşılaşmayacağımız umudu ile uzaklaştık.

MODERN TATVAN…

            Bitlis sokaklarından  demoralize bir vaziyette ayrıldıktan sonra bir de Tatvan’a bakalım diyerek yola çıktık. Taksi bizi eski işletme otelinin harabeye dönmüş binasının önünde bıraktı. Sol tarafımız geniş park alanları ve Van Gölü kıyısıydı. Sahile doğru yürürken geniş park alanlarından geçtik. Tatil günü olması nedeniyle her taraf tıklım tıklım doluydu.

            Bundan birkaç yıl evvel Üniversite kurulması  için Bitlis Heyeti olarak YÖK Başkanına gittiğimizde

ALTINKALBUR’DA…

            Kurtuluş törenlerine katılmak üzere Ankara ve İstanbul’dan hareket eden kafile, Muş Hava Alanına iner inmez BETAV görevlileri tarafından karşılandı. Dört adet minibüs gelen konukları Bitlis’e getirmek üzere hazır bekliyordu. Görevlilerden birisi “bayanlar ayrı bir minibüse” diye uyarıda bulununca ister istemez “haremlik selamlık” mı olacak endişesi soğuk bir hava estirdi. İtiraz edilince nedeni açıklandı, topluca örnek bir köyü görmeye gideceklermiş, hoş karşılandı.

            Bitlis’e varılınca  konaklama mekanına gitmek yerine Altınkalbur’a gidileceği söylendi. Oraya varıldığında uzun zamandır Bitlis’e gelmeyenler sürprizle karşılaştılar. Oldukça bakımsız ve kirli alan büyük bir şokun yaşanmasına neden oldu, çevre çok kirliydi, havuza atılan karpuzlar teker teker kesilip konuklara ikram edilince tedirginlik biraz azaldı. Konuklar karpuz kabuklarını yelere atıyorlardı, birisi uyardı arkadaşlar çevremizdeki çocuklara kötü örnek oluyoruz diye, karpuz kabukları toplandı bir poşete konuldu.

            Bir süre sonra Başkan Alaydın da mekana geldi, kirli çevreden o da rahatsız olmuştu.  “Burası bizim önceliklerimiz arasında değildir, o nedenle böyle, sırası gelince düzelteceğiz” şeklindeki açıklaması samimi bulundu. Karpuz peynir ekmek ziyafetinin ardından başta Hasan Dalkıran olmak üzere bazı arkadaşlar havuzun soğuk sularına daldılar…

BAŞKAN’IN ÇABALARI…

            Genç ve umut vadeden yeni Başkan Alaydın’ın ilk icraatlarını Bitlis’in girişinde görmek mümkün. Başhan’dan itibaren yapılan kaldırım ve refüj çalışmaları bütün hızıyla devam ediyordu.

BİTLİS POLİSEVİ…

            Bitlis Polisevi, polisevi olalı böyle bir izdiham yaşamımıştı bilmiyoruz. Büyük olasılıkla yaşamamıştır. Çünkü, uzun yıllardan beri Bitlis’e gelmeyen  Cumhurbaşkanı  Polisevine ilk kez  geliyordu. Üstelik Cumhurbaşkanının gelişi sonradan belli olduğu için önceki organizasyonlar sil baştan ele alınıyordu. Bazı karışıklıklar olmasına karşın, Polisevi ilgilileri ve çalışanları inanılmaz bir performans sergiliyorlardı. Peş peşe verilen asgari 300 kişilik olarak planlınmış ancak 600’a yakın kişinin katılım sağladığı yemekler, büyük bir özveri ile hiçbir aksaklığa izin vermeden gerçekleşiyordu ki bu da Polisevi çalışanları ve yöneticileri için en büyük teşekkürü hakkettikleri gerçeğini gözler önüne seriyordu.

            Bir teşekkür de buradan…

 

 

AHLAT’IN ŞIK OTELLERİ…

            Program gereği Ahlat da ziyaret edilecekti. Belki gereği kadar çevreyi gezemeyebiliriz endişesiyle, bir gün öncesinden eski Valimiz Sayın Asım Hacımustafaoğlu ve Prof.Hamza Zülfikar ile Ahlat’a doğru yola çıktık. İlk durağımız Selçuklu Oteli oldu. İnanılmaz mükemmel bir tablo ile karşılaştık, bazı tadilatlar yapılmış, duvarlara büyük boyutlarda Ahlat resimleri yerleştirilmiş, bahçe düzenlemesi yeniden yapılmış, yüzmek için olmasa da bahçeye bir havuz konulmuş, plaj yeniden düzenlenmiş, eğer görmeseydik te başkası anlatmış olsaydı kolay kolay inanamayacağımız güzel gelişmeler olmuş. Hele çevre temizliği ve otel görevlilerinin müşterilere göstermiş oldukları sıcak karşılama çok şeylerin değiştiğinin en güzel kanıtıydı.

            Oradan Vilayetler Evi olarak bildiğimiz mekana gitmek istedik, burada da tahmin edemeyeceğimiz kadar güzel bir tablo, işin inceliğinin benimsemiş profesyonel bir ekip ile karşılaştık. Ahlat Metropol Otel adıyla hizmet veriyor. Aynı adla Ankara’da bulunan otelin sahibi işletiyormuş. Ahlatlı ortakları da  var. Kendilerine; “Ankara’daki profesyonel yaklaşımı buraya taşıdığınız sürece başarı kaçınılmazdır” diye umutla başarı beklediğimizi hatırlattık. Çünkü Ahlat’ın buna ihtiyacı var, ancak profesyonel yaklaşımla bağnazlık yenilebilir.

Her iki otel de bizi umutlandırdı. Ahlat eski Ahlat değil artık, göğsümüzü gere gere herkesi Ahlat’a gelmeye teşvik edebiliriz.

            Her iki tesisin de bu mükemmel hale gelmesine emeği geçenlere bir teşekkür de buradan…

BİTLİS DERESİ…

            Bitlislilerin kadim dostu Sayın Sami Kumbasar ve Prof. Hazma Zülfikar ile Bitlis sokaklarını gezmeye çıktık, önce Sayın Kumbasar’ın bundan kırk yıl kadar önce muayenehane olarak kullandığı mekana uğradık. Eskiden tek bir bina idi, şimdi binaların arasında kaybolmuş vaziyette… İster istemez gözümüz Bitlis Çayının yatağına ilişti. İçimiz sızladı, böyle bir tabloyu Bitlis’e yakıştıramadık, ancak yeni Başkan Alaydın’dan çok şey beklediğimiz için, bir daha ki Bitlis seyahatimizde böyle bir tablo ile karşılaşmayacağımız umudu ile uzaklaştık.

MODERN TATVAN…

            Bitlis sokaklarından  demoralize bir vaziyette ayrıldıktan sonra bir de Tatvan’a bakalım diyerek yola çıktık. Taksi bizi eski işletme otelinin harabeye dönmüş binasının önünde bıraktı. Sol tarafımız geniş park alanları ve Van Gölü kıyısıydı. Sahile doğru yürürken geniş park alanlarından geçtik. Tatil günü olması nedeniyle her taraf tıklım tıklım doluydu.

            Bundan birkaç yıl evvel Üniversite kurulması  için Bitlis Heyeti olarak YÖK Başkanına gittiğimizde

BİTLİS SANAT TİYATROSU…


Bitlis’te dolaşırken genç bir hemşerimiz ile karşılaştık. Bitlis Sanat Tiyatrosu’nun kurucusu ve yöneticisi imiş. Sıkıntılarını anlattı dinledik, bizi tiyatronun mekanına davet etti kırmayıp gittik. Bitlis’te sanat ile ilgili bir grubun olmasından duyduğumuz memnuniyeti anlattık. Oynadıkları oyunlar hakkında bilgiler verdi, kostüm arşivlerini gezdirdi, oyuncu ekibi hakkında bilgiler verdi. Kültür Bakanlığından aldığı destek hakkında açıklamalar yaptı. Sevindik böyle güzel şeyler de oluyor Bitlis’te diye…

Ancak Bitlis İl Kültür Müdürlüğünden gördükleri yardım ve desteğin biraz daha artırılması hususundaki isteklerini de dile getirdi. Örneğin prova çalışmalarının mesai saatlerinin dışına taşması hususunda biraz daha anlayış beklediğini ifade etti…

Sanat zor bir alandır, her yerde çeşitli güçlüklerle karşılaşılması olasıdır. Başarı karşılaşılan güçlükleri yenebilme azmiyle yakalanabilir. Umarız Kültür Müdürlüğümüz biraz daha toleranslı bir yaklaşım sergileyecektir genç kardeşlerimize…

SAKLI BAHÇE…

         Başkan Alaydın’ın konuklar için bir kahvaltı vereceği yazılmıştı programa. Sabah erkenden konuklar kaldıkları yerlerden “Komus”a doğru yola koyuldular. Dar ve bakımsız sokaklardan geçilerek cennet bahçesi gibi bir yere gelindi. Yeşil bir zemin, her taraf yemyeşil ve mavi bir sema, başka bir şey görmeniz mümkün değil. Ortam bir anda herkesi şair yapacak kadar etkileyici, konuklar bu güzel mekana ad bulma yarışına girdiler. Sonunda “Saklı Bahçe”de karar kılındı.

            Dar ve bakımsız sokaklardan etkilenmemek mümkün değildi. Sayın Sami Kumbasar, Karadenizli olmanın verdiği pratik zekasıyla bu duruma bir çozüm buldu. Belki Başkan Alaydın da buradan bir sonuç çıkarabilir diye buraya alıyoruz. Kumbasar’a göre, başta Nihat Özdemir olmak üzere Fenerbahçe’nin Yönetim Kurulu Üyelerinin her biri Bitlis’in bir sokağını alt yapısı ile birlikte onarıp üzerine de kendi adını yazdırabilir. Böylece hem Bitlis’in sokakları modernleşmiş olur, hem de Bizim de katkımız olsun kabilinden o kişilerin adları Bitlis’te yaşatılmış olur…

NEMRUT DAĞI OTELİ…

            Polisevi’nin lobisinde Bitlis Özeli İdaresi Genel Sekreteri’ni eski valilerimizden Sayın Asım Hacımustafaoğlu’nu beklerken gördük. Biraz sonra Sayın Valimiz de geldiler Bitlis’in genel sorunları üzerine sohbet ederken konu Özel İdare tarafından Nemrut Dağı doruklarına yaptırılan otele gelmişti. Sayın Genel Sekreter otelin 80 yataklı olduğunu ve önümüzdeki kayak sezonuna yetiştirilmeye çalışıldığı konularında bilgiler verdi. Bizce de çok önemsenen bu konunun  özellikle özel sektörün önünü açmak adına çok önemli bir adım olduğu üzerinde duruldu.

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Futbol ne ile oynanır? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com