AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > KÖPRÜLER KENTİ BİTLİS
KÖPRÜLER KENTİ BİTLİS

M.Kemal GÜNDOĞDU                                               geçen sayının devamı…


i-Kapan Pazarı: Miri kapan bir yerdedir. Bütün ipek ve diğer kumaşlar, yiyecek ve içecekler hep bu kapana gelip kantardan geçerek onda bir Sultan vergisi verirler, sonra bir satış fiyatı konur. Kimse narhtan fazlasına satış yapamaz.

j-Köprüler: Bitlis üzerinde on yedi dere üzerinde on bir adet kagir köprü vardır. Bunların içinde kale dibinde Hatuniye Köprüsü, Husul Köprüsü, Ayne’l-barüt Köprüsü, Duhalbağı Köprüsü, Karadere Köprüsü, Arap Köprüsü, Değirmen Mahallesi Köprüsü. İşte bildiğimiz derelerin sağında ve solunda bağlı-bahçeli kat kat büyük saraylar vardır ki hepsi kagir yapıdır.

k-İmaret ve Hanedanı: İç kale ve ayağı varoş kalesi içinde toplam on yedi mahalle, yedi dere kenarında beş bin adet bina vardır. Hepsi amber kokulu temiz toprak ile örtülüdür. Evleri bağ ve bahçesiyle süslü, dere ve tepeler üzerinde gösterişli bir şehirdir ve irem bağıdır. Fakat heyhat sözü edilen bu imaret günümüzde mevcut değildir.

l-Bilginleri:Asrın seçkin uleması vardır. Bildiklerimiz şunlardır: Yek Çeşm (Tekgöz) Molla Hasan Efendi, Molla Zeynettin, Mollazade, Molla Ebu Bekir, Şarkiye İmamı, Molla Mihrapzade, Ali Efendi, Molla Cebrail, Molla Musa Hakkari, Molla İsrafil, Molla Bühtani, hekimlerden Molla Musa, Molla Ramazan, Kara Seccah Genç Ali ve Sarılızade eşsiz üstatlardır.

m-Hamamları: Kale içinde  Han Sarayı Hamamı, Budakbey Hamamı, Merdivenli Hamamı, Hüsrev Paşa Hamamı çiftedir. Beşaret Ağa kardeşimizin kaydına göre altı yüz ev hamamı vardır.

Evliya Çelebi’nin belirttiğine göre, Bitlis Kalesi içinde üç yüz ev olduğunu ve kalenin yarısını Han Sarayının kapladığı yönündedir.

17. yüzyılda Bitlis’e gelen Fransız gezgin  Tavernier’de Bitlis’ten özellikle Bitlis Hanından ve sarayından bahsetmektedir. 17. yüzyıl sonrası özellikle 19. yüzyılın ilk yarısıyla yüzyılın orta ve sonlarına doğru Bitlis’e gelen ve araştırmalar yaparak bilgi veren gezginleri şöyle sıralayabiliriz.

1859 yılında Bitlis’e gelen Kotschy adındaki gezgin, Bitlis’ten bahsederken “Muhteşem Bitlis” tabirini kullanmakla beraber şehrin cazip ve romantik bir şehir olduğunu belirtmesi takdire şayandır.

1869 yılında Bitlis’e gelen Deyrolle de yerel sanayileşme ve benzeri çalışmalar nedeniyle bir canlılığın olduğunu işaret etmektedir. 19. yüzyılın ortalarında Bitlis’e gelen gezgin Hommaire de Hell ise, şehri dolaşarak yapmış olduğu tespitler sonucu tüm güzelliklerin Bitlis’te toplanmış olduğunu ifade ederek hayranlığını belirtmiştir. 1888 yılında Müler Simonist  bir diğer gezgin olarak Bitlis’e gelerek incelemeler yapmış,  şehrin nüfusu üzerinde durarak 30.000 olacağı tahmininde bulunmuştur. 1891 yılının gezgin’i Nolde’dir. Çeşitli araştırmalar yanında o da şehrin nüfusunun 36.000 olduğunu tahmin etmiştir. 1898  yılında Lynch’in Bitlis’e geldiğini araştırmalar yaparak tespitlerde bulunduğunu kaynaklardan öğrenmekteyiz.

2006 yılında yayın hayatına başlayan “501 MUST-VİSİT DESTİNATİONS”  ‘Gidilmesi Görülmesi Gereken 501 yer) diye bir ekip tarafından hazırlanıp basılan ve ülkemizle ilgili 14 yeri de konu alan bir kitapta Bitlis’in de yer alması büyük bir önem arzetmektedir.

Kısa ve özet halinde sunduğum açıklamalar, Bitlis’in geçmişini az da olsa gözler önüne sermektedir. Özellikle yabancıların Bitlis ile ilgili ifadelerinden biri olan “düzgün yolları, gölgeli sokakları” ifadesi orta okuldan beri unutamadığım bir tanımlamadır.

19. yüzyılın sonlarına doğru Bitlis’te eğitim-öğretim ve ekonomi yönünden çevre illerden daha ileri bir düzeyde olduğu görülmektedir. Genel olarak ticaretle uğraş veren Bitlis halkı, Halep şehriyle sıkı bir münasebet  içinde ticaretini yürüterek ekonomisini ayakta tutmuştur. Bitlis’in çarşı pazarının eşine az rastlanır bir düzen içinde, özellikle halka kolaylık sağlayan bir düzen içindedir. Şöyle ki: Bakkallar, tüccarlar, terziler, berberler, kasaplar, lokantalar, kebapçılar, pamukçular,  kuyumcular, ayakkabıcılar  bir sıra ve düzen içinde halka hizmet sunmuşlar. Halktan bir kimse alış-verişe çıkması halinde faraza terziye gidecekse, terziler çarşısına girer. Bunun gibi her türlü rahatlık ve imkanlar halka sunularak huzur sağlanmıştır. Fakat heyhat… bu huzur, bu rahatlık, bu canlılık 20. yüzyılın başlarında baş gösteren 1. Dünya Savaşı komitacılarının çıkardıkları kargaşa ve Rus ordusunun Bitlis’i işgaliyle noktalanıyor. Gerek eğitim-öğretim, ekonomik güç ve gerekse düzen ve intizam felç oluyor. Göç başlıyor, şehir nüfusunu dahi büyük çapta kaybediyor.

Ve nihayet Kurtuluş Savaşı’nın sona ermesiyle  yeniden çizilen sınırlar sonucu göç eden halkın bir kısmı, yıkık-yanık ve sönük şehre geri gelir. Gelir ama eski huzur, rahatlık ve canlılığı kaybetmenin ıstırabı içinde yıkılan yakılan evlerini onararak zorluklar altında yaşamlarını sürdürmeye koyulurlar.

Bir ülkenin, bir beldenin can damarı başta eğitim-öğretim, ekonomi ve sağlıktır. Bitlis halkı kargaşa, istila ve göç nedeniyle bu önemli unsurlardan yoksun bir şekilde yaşamını sürdürmek zorunda kaldı. Fakat buna rağmen azim ve iradesini, güç ve ruhunu kaybetmeden yaşamını sağlayan Bitlisliler, her türlü zahmetlere katlanarak mücadelesini vermekte hiçbir beis görmeden yoluna devam etmesini becererek bu günlere gelmeyi becerdi.

                                             devam edecek…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
İstanbul'un fethi ne zamandır? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com