AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > KÖPRÜLER KENTİ BİTLİS...
KÖPRÜLER KENTİ BİTLİS...

                                                             M.Kemal GÜNDOĞDU                                               geçen sayının devamı…


 …her biri     kendi mesleğinde yükselerek bilim ve marifet erbabı olduklarını kanıtlamışlardır. Halen mevcut olan 110 medresede 1217 öğrenci, beş rüştiye ve 196 ilkokul ve sıbyan (anaokulu)  erkek-kız 6000 öğrenci olup, zamanla çevrelerini gereğince aydınlatacaklardır. Ayrıca İl içi ve ilçelerde Ermeni, Protestan, Katolik, Keldani din mensupları ise 69 ilkokul ile sıbyan okulunda kız ve erkek öğrenci sayısı 3724 dür. (s:156)

TEZYİNAT

Vilayet merkezi Bitlis, tabii güzelliğinin bir nişanesi olan nehirler, çağlayanlar ve daha nice akar sular ile bir  zib-u ziver (güzelliklerle süslü) milyonlarca meyveli meyvesiz ağaçlar ve mesirelerle her köşesi apayrı bir safaaver (gönül açıcıdır). Bunun yanında şehrin valisi Tahsin Paşa’nın gayret ve çalışmalarıyla çeşmeler ve kaldırımlar tesis edilmekle beraber, geceleri çarşı pazarı aydınlatmak üzre diktirdiği  direklere astırılan fenerlerin sağladığı aydınlık, kötülük düşüncesinde olanların cüretlerini kırarak emniyet sağladı. Bununla beraber dersaadetten  (İstanbul’dan) getirttiği itfaiye dahi ayrı bir emniyettir.

NÜFUS

1893 İl Yıllığı, Bitlis’in ilçe ve köyleriyle birlikte 318.911 nüfusa vardığını ifade etmektedir. Ancak bazı yerlerde sayım dışı kalanların ve bu arada hala köçer (göçmekten göçer) diye ifade olunanların, yerleşik bir durumlarının mümkün olmaması nedeniyle sayılamadıklarından yukarıda verilen rakamın gerçeği yansıtmadığını, sayılmalarının mümkün olması halinde, nüfusun yukarılara çekileceğine salname özellikle vurgu yapmaktadır.

Sayımın gerçek ve tam anlamıyla yapılması halinde Müslümanlara nispetle Protestan, Katolik, Süryani, Kaldani milletlerden oluşan gayri müslimlerin nüfusu ancak dörtte bir nispette görülebilir.

Köylüler az da olsa istirahata meyyal olduklarına binaen geçim ve servetlerinin sınırlı olması oldukça doğaldır. Çoğunlukla servetleri at, silah ve hayvanlardan ibarettir. İçlerinde nadiren az miktarda paraya malik olanlar bulunur. Bunlardan ilim ve kemal yolunda hizmet edenler, Devlet-i Aliye-i Osmani’ye de vezaret makamlarına ve çeşitli mansıp ve mertebelere ulaşanlar olmuştur. Bu makam ve mansıplar sadece Bitlis ilçe ve köylerine münhasır olmayıp, Erzurum, Diyarbekir, Van, Ma-muretü-l Aziz (Elazığ) ve kısmen Bağdat, Musul vilayeti halkından olduğu gibi köylülerden de yüksek makam ve mansıplara getirilenler pek çoktur.

Özellikle bilim yolunda vaktini geçiren, eser ve telifatiyle medeniyet aleminde ispat-ı vücut eden  nice bilim ve fazilet sahibi kimseler daima takdirle karşılanarak değerlendirilmiştir. Bursa’da müderris (Profesör) olarak görev yapan, son devresinde de Sultan Orhan döneminde (1218-1362) vezirlikle taltif edilen  köylü Hayrettin Paşa Mevlana Tacüddin, Müfessir Hüsamettin Bitlisi ve oğlu, kuruluşundan kendi zamanına kadar sekiz Osmanlı  padişahını konu alan şiir ve nesir halindeki  Heşt Behişt (Sekiz Cennet) tarihinin müellifi ve pek çok hizmetleriyle sadakatini belirten Mevlana İdris-i Bitlisi, oğlu Devlet-i Aliyye’ye hizmette bulunmuş olan Ebu’l-Fadl efendi, Şeyhü’l-İslam mu-temedü’l Enam (güvenilir emin kimse) Abdulhallak bin Şeyh Hasani-l-Hizani, Sultan Selim (1512-1520)’in hizmetinde bulunmuş ve Selimiye kaside-i gerra (parlak, güzel gösterişli) sini inşat etmiş olan meşhur şair Şükrü-i Bitlisi, gibi nice şöhrete ulaşmış bilim, fazilet ve sanat  erbabı  ve Siirt’li Hidayet Paşa gibiler daima ön plana çıkan muhterem kişilerdir. Halen itibar görüp makam ve mevki sahibi nice kimseler vardır.

Beri taraftan Devletçe oluşturulan Hamidiyye suvari alaylarının bir kısmı da yine bu çevre halkından oluşuyordu. Bu meyanda nice kimseler verdikleri hizmetleriyle nice lütuflara nail olmuşlardır. (Salname, s:161-162)

Bitlis halkı genel olarak ticaret ve sanatla iştigal ederler. Halk askerlik hususunda, bilim tahsili yolunda eğitim ve öğretime büyük çapta önem vermeyi üstün görev duygusuyla dopdoludur. (s:163)

1893 tarihli Bitlis Salnamesi (yıllığı)’nın verdiği bilgileri olduğu gibi ifade ettik. Yıllık, sadece Bitlis üzerinde değil, ilçe ve köyleriyle beraber Bitlis’e bağlı Muş ve Siirt sancaklarıyla da geniş bilgiler vermektedir. Konumuzun Bitlis olması nedeniyle sadece Bitlis ilçe ve köyleriyle yetindik.

Bitlis öteden beri birçok turist (gezgin) lerin dikkatini üzerinde topladığından  17. yüzyıldan itibaren turistler için adeta merkez tutulan bir yer haline gelmiştir. Doğu’nun özellikle turistlerce Bitlis’in tercih edilmesinin temelinde hiç şüphesiz misyonerlik çalışmalarının yattığını ve belli yerlerde tahriklerde bulunulduğunu ifade etmekte herhangi bir beis görmem. Fakat bu arada Bitlis’le ilgili verdikleri bilgileri de belirtmem faydadan hali değildir. Şöyle ki:

1-17. yüzyılda Bitlis’e ilk gelen milletimizin bir parçası olan ve seyahatnameleriyle ün kazanan Evliya Çelebi (1611-1684) dir. O’nun verdiği bilgiler her ne kadar yer yer mübalağaya kaçarsa da, engin bilgisiyle şairliği hattat ve musikişinas (müzisyen) gibi özellikleriyle milletimize mal olmuş üstün meziyetli bir kimsedir.

Evliya Çelebi bizzat kendisi H.1065,M.1655 yılında Bitlis’ten ayrılarak Doğu tarafına gittiklerini anlatmaktadır.

Heşt Behişt, Dr.Mehmet Karataş-Dr.Selim Kaya ve Uzman Yaşar Baş tarafından hazırlanarak iki cilt halinde BETAV tarafından yayınlanmıştır.  devam edecek…
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Sütün rengi nedir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com