|
M. Kemal GÜNDOĞDU
geçen sayının devamı…
Han’ın (Abdal Han) divan efendisi Katip Çelebi, Molla Ramazan Çelebi, Cenneti Çelebi ve Genci Çelebi meşhurlarıdır. Bu beyt onundur.
“Dil derdine em çekti tabib-i sinesarı
Çıktı haset illeti rakib-i sinesarı.”
Nizami’nin “Hamses”i kadar divanı vardır.
Bitlisli şairler zincirinden birisi de Bitlis Salnamesinde (İl Yıllığı) ifade ettiğimiz gibi Yavuz sultan selim için yazdığı “Selimiye Kasidesi”yle Şükr-i Bitlisi gibiler hakkında araştırmalar yapılarak bir sonuca varılması, Bitlis’imize olan bir görevin yerine getirilmesidir.
Bitlis öteden beri mani, deyim ve atasözleri yönünden de zengindir. 1945 yılında Türkçe hocamız rahmetli Muharrem Doğdu Mercanlıgil, biz öğrencilere verdiği ödev sonucu çok miktarda Bitlis mani, deyim ve atasözleri, yaşlılardan derlediklerimizi hocamıza takdim ettik. Bu meyanda hala bazı Bitlisli hemşehrilerimizden Mehmet Kumaşçıoğlu, Besim Çelebi gibiler de Bitlis’in bu zenginliği tomar halinde mevcuttur. Bu konuda çalışma sergilemek isteyen hemşehrilerimize yardımcı olmak görevimizdir. Bendekiler emre amadedir.
Hava, su toprağın sağladığı imkan, bir çok hususlarda olduğu gibi meyve-sebze üzerinde de kendini gösterdiği bir gerçektir. Bu nedenle Bitlis’in hava, su ve toprağının meyve-sebzeler üzerindeki olumlu etkisi, onun tat ve bolluğunda kendini göstermiş olduğunu Yakut Hamavi, 13. yüzyılda Bitlis’in meyvelerinin tat ve bolluğunu ifadeyle, civar illere ihraç edildiğini Mu’cemü-l Buldanında ifade etmektedir. (T.D.V.İslam Ansiklopedisi, 6/226
Bu nedenle Bitlis’in su, hava ve toprağının gerçek anlamda değerlendirilerek Ziraat Müdürlüğünün gözetiminde “modern meyvecilikle bodur ağaçlar yetiştirilerek erken verim” sağlanması arzu ve temennimizdir.
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI Bitlisli Hemşehrimiz ZERNİŞAN DENİZ Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhumeye rahmet, kederli Ailesine sabır ve başsağlığı dileriz…