AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > MERHABA!..
MERHABA!..

                                                      Necat ÜLGEN                                  geçen sayıdan devam…


yanından sarkan koca bir kılıç vardı ilk defa kılıç görüyordum, irkildim ama itirazıma devam ettim. Yıllar sonra dost olduğum başkan Ahmet Aydaner namı diğer Sofiguro’nun  Ahmet, üzerime yürüyünce oradakiler benim Nezir Efendi’nin oğlu olduğumu söylemeleri üzerine bana şafkatla yaklaşarak, bak senin baban da devletin memurudur, falan diyerek konuyu kapattı, olan bizim oylara oldu. Benim kendi oyum yoktu ama en az 8-10 oy ayarlamıştım,  ama olmadı,  çünkü açık olarak bütün oylar CHP ye verildi böylece ilk politik girişimim de başarısız oldu.

Kapı komşumuz Toso Ahmet  ile halamoğlu olduğu için çok hemhaldik, benden 20-25 yaş büyüktü kendisine “bibioğlu” derdim, çarşıda arzuhalcilik ve ticaret işi yapardı, her gün beraberdik,  şu Demokrat Parti işini hep konuşurduk. 1950 yılına geldiğimizde karar verdik, İlçe Teşkilatını onun başkanlığında kuracaktık, ben gemi ile Tatvan’a oradan da kış olduğu ve rahva karla kapalı olduğu için   Bitlis’e yaya gidip İl Başkanı Adil Şerefhanoğlu ile görüştüm.  Partinin tüzük ve proğramını Ahlat’a getirip partiyi kurduk. Ahmet Başkan oldu , ben,  Mehmet Doğan ve  mahallemizden 3-4 kişi daha İlçe İdare Kurulu üyeliğine seçildik.  Hemen ocak-bucak teşkilatlarını da faaliyete geçirip yoğun bir siyasete başladık.

Seçim zamanı geldi,  parti bölgeye Kemal Obus adında emekli bir albayı müfettiş olarak görevlendirdi.  Onunla birlikte canla başla partiye çalışıyoruz. 14 Mayıs geldi çattı, akşam seçim sonuçlarını radyodan dinliyebileceğimiz tek bir çavuşun kahvesi vardı, orada toplandık, seçim haberlerini bekliyoruz.  Ancak kahvenin sahibi İbrahim Çavuş ve oğlu İhsan  koyu Halk Partili. Genelde Erkizan mahallesi halkının ekserisi öyle.  Yavaş, yavaş haberler gelmeye başladı, ancak ilk gelen haberlerde CHP önde gidiyordu, CHP’liler tezahürat yapıyor, derken ardından gelen haberlerde Demokrat Parti yurdun her tarafında  açık farkla önde gitmeye başlayınca, radyoyu  kahve sahibi kapattı,  Şok olduk,  bizim mahalleden evli bir Siirtli Reşit Enişte vardı, o da ateşli taraftarımız idi ve yanımızdaydı.  Kahveci İbrahim Çavuş’a; “ Radyoyu sat bana, kaç para istiyorsan vereyim.” dedi ama  bu isteği kabul görmedi. Dağılarak evlerimize gidip sabahı beklemekten başka çaremiz yoktu ve öyle de yaptık. Ertesi gün  sabah erkenden Halkevi’nin Radyosuna koştuk ve Türkiye genelinde kahir ekseriyetle Demokrat Partinin seçimi kazandığını öğrendik. Ancak ne yazık ki Bitlis’te biz kaybetmiştik.  Bizim adayımız Ziya Şerefhanoğlu kaybetmiş, CHP nin adayı Şıh Selahattin İnan kazanmıştı.

               Yeni bir dönem başlamıştı, Türkiyede, ancak ben yine işsiz güçsüz, iki öküz bir kağnı ile yine ilkel bir şekilde rençberlik yapmakta idim.  O sırada bir haber aldım; Ziraat Alet ve Makinaları Makinisti yetiştirilmek üzere, Urfa Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliğinde kurs için İlçemizden bir kişinin alınacağını duyunca hemen bir dilekçe ile Kaymakamlığa koştum. Kaymakam yoktu yerine  vekaleten  Suphi Bey bakıyordu.  Suphi Bey, Tahrirat Katibiydi  ve beni tanıyordu.  Dilekçemi alıp okudu,  Necat biz oraya birisini aldık sen geç kalmışsın diyince dünya başıma yıkıldı sanki.  Kimi aldınız diye sordum,  bana işte birisi ne yapacaksın diyip tersledi.  Ben hemen  özel kalemden çıktım. Dışarıda  öğrendim ki, Oğlu Nahit’i oraya gönderecek. Tekrar odasına girdim ve Suphi Bey’e;

“Oraya ben gideceğim, zira ben buranın çiftçilerindenim, sen oğlunu göndereceksin ama onun çiftçilikle hiçbir ilgisi olmadığı gibi senin oğlun olması senin onu kayırman anlamına gelir.  Ya ben giderim veya şimdi Valiye gidiyorum.” deyince beni göndermek zorunda kaldı ve ben 6 ay Harran Ovası’nın çöl sıcağında çok iyi bir eğitim alarak Ahlat a döndüm.

Almış olduğum Sertifikada (bu belge sahiplerine ağır vasıta şofor ehliyeti verilmesi zorunludur) notu düşülmüştü. Arkadaşım Esat Yılmaz da Hakkariden katılmıştı.  Abisi Sait Yılmaz, orada PTT Müdürü olduğundan, o da oradan katılmış, beraber kurs almıştık. Gerçekten çok kapsamlı bir eğitimi 3 makine mühendisi hocanın eşliğinde onların imzası ile  o zamanın Tarım Bakanı Nedim Ökmen’in onayını taşıyordu.  Bu sebeple Bitlis’te makinist  Ziya’dan imtihan etmeksizin Şoför ehliyetinin de muavinlik yapmadan sahibi oldum.

Türkiye değişmiş artık makinalı devir başlamış, Marşal Yardımı yapılıyor, ben de Ahlat’a ikinci olarak giren traktörü Aydı Güvener dayı ile ortak alarak modern çiftçiliğe başladım. 1953’te evlendim, 1954’te ilk çocuğum olan Necdet doğdu. 40 gün sonra askere gittim, askerliğimin bir bölümünü Erzurum 51. Tümen oto bölüğünde öğretmen şoför olarak, bir bölümünü de Genelkur mayda makam şoförü olarak yapıp tamamladıktan sonra Ahlat’a döndüm. Ahlat’ta bıraktığım düzen bozulmuş olduğundan yeni bir iş arayışına girdim. Muzaffer Bayındırla ortak ikinci el kamyondan bozma bir otobüs alarak Bitlis Erciş arasında bir sure çalıştım.  Baktım benim yapacağım iş değil sattım. Kamyon Şoföru olarak 1960 yılına kadar çalıştım bu arada çocuk sayısı dört oldu.  Derken Ahlat Sağlık Merkezi jip şoforü Baki Belediye’ye geçince orada 350 lira aylıkla göreve başladım.    devam edecek…
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
(f) Parantezin içindeki harfi yazın? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com