|
Fehmi HASPOLAT-Hukukçu Öğretmen geçen sayıdan devam…
İngiliz tarihçisi Toynbee de , “Bu zaferi kazanmasaydı, -belki- Orta Asya`da varlıklarını devam ettirirler fakat Anadolu ve Balkanlar`dan silinirlerdi.”diyerek ümitlerinin gerçekleşmediğini söylemiş,AB’ye girmede ısrar ettiğimizi gören AB’li devlet adamlarından bir çoğu Tonybee’i tekrar hatırlatırcasına aynı duygularla;“Türkler, insanlığın insan olmayan örnekleridir. Medeniyetimizin bekası için onları Asya steplerine geri sürmeli veya Anadolu`da yok etmeliyiz.”demişlerdi.
Mustafa Kemal’in başlattığı Türk Kurtuluş milli mücadelesi emperyalizme karşı verilmiş bir mücadeleydi. Bu nedenle bunu o sıra İngiliz sömürüsü altında inleyen mazlum doğu milletleri örnek aldılar.Anadolu’da emperyalizme karşı tutuşturulan kurtuluş meşalesi kısa Zamanda Hindistan ve Pakistan,Afganistan gibi doğu ülkelerinde de tutuşturuldu. Esir milletlere istiklâl yolunu açan Türk’ün büyük zaferi bir güneş gibi bu ülkelerin ufkuna da parladı.Esir milletlerin kurtuluş mücadelesinin Anadolu’daki büyük Türk zaferinin kazanılmasıyla başladığı tarihçilerce kabul edilmektedir. Anadolu`daki Türk zaferi,yıllarca sömürü altında inleyip uyuyan milletleri uyandırmış,dünya tarihinin seyrini değiştirmiştir.
Mustafa Kemal, bu durumun farkındaydı. Onun için Ankara`da o sıra toplanan İslam ülkeleri temsilcilerine yaptığı şu anlamlı konuşmada “Eğer bizim yaptığımız mücadele yalnızca Türk milletinin istiklal ve hürriyeti için olsaydı, çok daha kısa ve çok daha kansız olurdu. Fakat bizim mücadelemiz, bütün mazlum ve esir milletlerin istiklal ve hürriyeti içindir...”diyerek bunun örnek alınmasındaki gerçeğe dikkat çekerek bu mücadelenin önemini vurgulamıştı.
Büyük milli karizmatik liderler olan Mahatma Gandi`den Nehru`ya, Anadolu`daki büyük Türk zaferinin kazanılmasıyla başlamaktadır.Mısır’da Cemal Abdülnasır,Tunust’ta Habip Burgiba bu yolu takip ettiler. Hindistan ve Uzakdoğu’nun o sıra efendisi İngiltere bu ülkelerde emperyalizme karşı başkaldırıyı görmekte gecikmemişti. Bu ülkelerin Emperyalist sömürücüsü İngilizler ,bunun farkına vardıkları önemli bir tarihi anektot şöyledir:
Hindistan ve Uzakdoğu’daki sömürgelerinde uzun bir geziye çıkan İngiliz veliahtı Edward’ın bu ülkeden babasına yazdığı ve babasının ona verdiği cevap anılarında Babasıyla yaptığı bir söyleşide:“Baba, Hindistan`dan itibaren gittiğim bütün imparatorluk müstemlekelerinde pasif bir direnişle karşılaşıyorum. Hindistan`da halk sanki bir vebadan kaçar gibi sokakları ve geçtiğim bütün yolları ıssızlaştırıyor. Bütün iş yerleri kapatılıyor. Karşılayıcı halk yığınlarından kimseler yok. Çevremde yalnızca genel vali ve resmi memurlar kalıyor... Bunun sebebi nedir?”diye sorunca ` Babası; “Oğlum, Türkiye`de Mustafa Kemal adlı bir lider ortaya çıktı. Türkleri istiklal ve hürriyete kavuşturdu. Bütün bunlar onun etkisinin meydana getirdiği direnişlerdir, ayaklanmalardır. Daha da gelişecek, daha da artacaktır...”demişti.
Hindistan ve Pakistan ve bağımsızlığına kavuşturan Nehru`nun, Muhammed Ali Cinnah`ın, istiklâl için toplanan kongrede yaptıkları konuşmalarda ilham kaynaklarını şöyle ifade ediyorlardı.Cinnah: `Önümüzde Mustafa Kemal Paşa`nın kazandığı büyük zafer gibi bir örnek varken hâlâ bu bataklığa saplanmış durumda mı kalacağız?` diyen heyecanlı konuşmasına kongredeki bütün delegeler, `Asla!.. Asla!..`diye bir koro halinde haykırıyorlardı. Nehru ise anılarında İngilizlerin kapattıkları Hindistan`daki hapishane hücrelerinde Anadolu savaşını nasıl büyük bir heyecanla takip ettiklerini ve Büyük Türk zaferi üzerine hapishaneyi nasıl Türk bayraklarıyla donattıklarını, sevinçten ağladıklarını yazar. “Mustafa Kemal Paşa bizim kahramanımızdır.”diyerek mazlum sömürge milletlerinin gerçek liderini hatırlatır.
Atatürk`ün vefat ettiği günlerde Cinnah`ın yayımladığı ve Türk Parlamentosu’na da gönderdiği mesajda : `Ehli İslam`ı Ehli Salibe çiğnetmeyen Kaid-i Azam Mustafa” demişti.
Mustafa Kemal Paşa, Anadolu milli mücadelesinin emperyalizmin sömürüsü altında inleyenlerin umut kaynağı haline geldiğinin farkındaydı. Ankara`daki bir toplantıda İslâm ülkeleri temsilcilerine yaptığı çok anlamlı konuşmada; “Eğer bizim yaptığımız mücadele yalnızca Türk milletinin istiklal ve hürriyeti için olsaydı çok daha kısa ve çok daha kansız olurdu. Fakat bizim mücadelemiz, bütün mazlum ve esir milletlerin istiklal ve hürriyeti içindir...”diyerek, Anadolu halkının milli mücadelesinin diğer mazlum milletler için önemine dikkatleri çekmişti.
Türkiye’nin Kurtuluş savaşında gerçek dostları Pakistan,Hindistan,Azerbaycan Orta Asya Türkî Cumhuriyetleri, Azerbaycan gibi milletler olmuş,Afrikalı Tunus gibi ülkelerde hayranlık ve takdir duygularını her fırsatta göstermişlerdi.
Pakistan ve Türkiye tarihlerinin bir çok dönemlerinde birbirlerine benzeyen siyasî, sosyal, tarihî olayları yaşamışlardır.Türkiye kurtuluşunu gerçekleştirip 1923 de milli Cumhuriyetine kavuşurken dost Pakistan, Atatürk’ün millî kurtuluş modelini örnek aldığından İngiliz sömürgesi Hindistan’dan ayrılarak,1947de bağımsızlığına kavuşmuştur.
Pakistan halkının Kurtuluş Savaşında milli mücadelemize hayranlık, devam edecek…