|
Fehmi HASPOLAT-Hukukçu Öğretmen geçen sayıdan devam…
takdir duygularını milli şairleri Mehmet milî şairleri Dr. Muhammed İkbal dile getiriyor,sevgi ve heyecan seli yaratıyordu.Biz de Mehmet Akif nasıl bir milli şair ise Pakistan’da da Dr. Muhammed İkbal de öyledir.Akif ile ölüm tarihleri de birbirine yakın olan bu iki Müslüman ülkenin büyük milli şairleri ,yürekleri şevk, heyecan ve imanla doldurmuş, istiklâle giden yolu şiir ve nesirleri ile çizmişlerdi.
Bizim millî liderimiz Mustafa Kemal Atatürk,Pakistanlıların ise Muhammed Ali Cinnah’tır. (Kaid-î Azam-Büyük Önder)Tarihin tesadüfüne bakınız ki,bu iki liderin de doğum ve ölüm tarihleri de birbirine yakındır.Muhammed Ali Cinnah,Atatürk’ten 5 yıl önce yani 1876 da doğmuş, Atatürk’ten on yıl sonra 1948 de rahmete kavuşmuştur.Atatürk esas itibariyle bir asker kökenli olarak kurtuluş savaşının muzaffer komutanı ve bunun yanında dahi bir devlet ve siyaset adamı olarak her alanda eşsiz bir lider iken Muhammed Ali Cinnah, ise Batı kültürüyle yetişmesine rağmen o kültürün şahsiyetini bozmadığı milli bir aydındır. Üstün ve keskin zekâlı, hukuk bilgisi yüksek bir avukat iken siyasete atılmış; ince ,uzun. Narin yapılı bir liderdi. Cinnah,Atatürk’ün emperyalizme karşı başlattığı milli mücadeleyi örnek alarak İngiliz esaretindeki parçalanmış Hintli Müslümanları sömürgecilik esaretinden kurtarmak için, onları bir araya getirmiş,büyük İslâm devletini kuran, çok değerli bir devlet adamıdır.Ölümü insanlığın büyük kayıplarından olmuştur.
Dr. Muhammed Ali Cinnah, milletinin kurtuluşunda Atatürk’ü kendine rehber ve örnek olarak seçmişti.İngiliz yazar Hector Bolitho, Cinnah’ın Atatürk’e olan hayranlığının onu nasıl etkilediğini “Pakistan’ın Yaratıcısı Cinnah” adlı eserinde şöyle anlatıyor: “Bir ara siyasetten ayrılan Cinnah, Londra’ya yerleşmişti.1930 da H.C.Amstrog’un Atatürk’ü konu alan ‘Grey Wolf” (Bozkurt )isimli kitabı iki gün boyunca hiç elinden bırakmadan okuyunca Atatürk’ü çok beğendiğini ve sevdiğini kızına ‘Al bunu oku ,güzel bir kitap”, diye verdi. Bu kitap,onu çok etkilemiş; daldığı için kızı babasına sitem ederek O’na“Bozkurt!” diyerek seslenmesi tarihin güzel bir tesadüfüdür.(3)
Atatürk’ün : “Efendiler,ne hisler ne hayaller siyasetimize tesir değildir.Rüyaları ve gölgeleri bir tarafa bırakalım.Bunlar,bize çok pahalıya mal olmuştur.”,sözleri, Cinnah’ı çok etkileyerek yanına Liyakat Ali Han’ı da alarak Pakistan Milleti’nin kurtuluşunu sağlamıştır.Atatürk ve Cinnah ikisi de Batı emperyalizmine karşı olmalarına rağmen, Batının teknolojisini benimsiyorlardı.Atatürk’ün “Öğün,çalış,güven” vecizesini Dr. Muhammed Ali Cinnah:”İnanç,birlik,disiplin” sözüne
dönüştürmüştü. Cinnah: “İnanç, birlik disiplin” sözüne dönüşmüştü Pakistanlılar, batı emperyalistlerine karşı İstanbul’un İngiliz ve Fransızlar tarafından işgaliyle padişahın işgal kuvvetlerinin kuklası haline geldiğini görüp üzülüyorlardı.1920 de İngiliz Avam Kamarasında İstanbul’un gelecek statüsü tartışılırken, Tüm Hindistan Hilâfet hareketinin korkusuz lideri Mevlâna Muhammed Ali Cevher’in başkanlığında bir heyet,Londra’ya giderek, Yunanlılar ve Ermenilerin propagandasına karşı koyup Türklerin dâvasını kamu oyuna açıklamak için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlardı. Heyet,Britanya Başbakanı Lloyd George ile görüşerek “Türlere haksız muamele yapılması halinde Hintli Müslümanların buna seyirci kalamayacaklarını” kendisine açıkça ifade etmişlerdi.Bugün ki Pakistanlılarla beraber Hint Müslümanları ve Hindistan’ın bağımsızlığın efsanevi lideri Mahatma Gandhi de Türkleri destekliyor, İngilizlere bu konuda ikazlarda bulunuyor,bu konuda da direniş göstermiştir.Maddi destekte bulunmuştur.
Kurtuluş Savaşının en hazin tablosunun yaşandığı 1921 de Yunanlıların Ankara yakınına kadar gelmeleri üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bazı üyeleri, başkentin kayseri veya Sivas’a nakledilmesini İsterlerken M. Kemal,bütün İslâm Dünyası’nı ayağa kaldıran şu beyannameyi kaleme aldı :
“Bütün İslâm yüreklerinin bir kalp halinde çarpması için kendisini perişan eden Türk Milleti’ne müzahir olsun.”Bu beyannamenin ardından yayınladığı ikinci beyannamede:“İslâm’ın her tarafta düçar-î hezimet olan sancakları Anadolu’da toplanmıştır.”, diyerek Müslümanlara bu acı durumu bildiriyordu.Bu beyannameler,o yıl Kurban Bayramı namazında 250 bin kişinin toplandığı Pakistan’ın Lahor kentindeki tarihî Bedşâhi Camii’nde büyük İslâm filozofu Muhammed İkbal tarafından okundu.İkbal ,bunun ardından uzunca bir konuşma yaparak oradaki Müslümanlara bu acı durumu gözyaşlarıyla anlatıyor, Hintli Pakistanlı Müslümanlara şöyle sesleniyordu :
“Dua edelim kardeşler, o bayrak, o bunlardan kıyamete kadar düşmesin.İslâm’ın güneşi kararmasın. Allah,Müslümanları Hıristiyanlara karşı savunan büyük lider M.Kemal’e yardım etsin.İslâm’ın son askerini muzaffer kılsın.”,dinleyenleri heyecana getiren bu etkili ve anlamı yüce sözler üzerine Hint Müslümanları,Türk-Müslüman kardeşlerine büyük bir maddî destek sağladılar.İşte Türk’ün gerçek, kara gün dostunu batının çağdaşçı sevdalıları acaba anlamış mıydı?
devam edecek…