AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > NEZİR GENCER'İN BİTLİS KONUŞMASI...
NEZİR GENCER'İN BİTLİS KONUŞMASI...

Şahsım ve Gencer Ailesi adına BETAV Necibe Gencer Kız Meslek Lisesinin Açılış törenini ve Üniversite sınavlarında Türkçe ve sosyalde  Bitlisi Türkiye birincisi yapan başarılı öğrencilerimizi  Bitlis Eğitim Vakfımızın ödüllendirme törenine  BETAV Vakfı Gencer Ailesi adına  hoş geldiniz diyorum, Hepinize şükranlarımı sunuyorum.

Sözlerime benim annem ve rahmete kavuşmuş tüm annelere rahmet okumak,  yaşayan annelerimizin de ellerini öperek, sonsuz saygılarımı sunarak başlamak istiyorum.

O analar ki:

Kaç çocuk sahibi olacaklarına kendileri karar veremedi, çoğu zaman bir ebe dahi bulamadan

Canlarından can verdiler, onlarca kez. Ne hamileliklerinde nede doğum sonrası doktor yüzü görmediler, kız çocuğu doğurmuşsa hor görüldüler.

O anaların içi içini yedi  sanki kendisi öyle istemiş,

her şey gibi bunu da içlerine attılar. Kız erkek dinlemediler, sevdiler, sevdiler, sevdiler, sardılar sarmaladılar, Uyumadılar uyuttular, göğüslerinin birinden irin akarken öbürüyle emzirdiler,

Yemediler yedirdiler, giymediler giydirdiler, hiç öğrenmedikleri şarkılarla ninni okudular. Onların içi kan ağlarken Hiç belli etmemeye çalıştılar bebelerin sevdiler, zalimlere karşı canlarını siper ettiler. Bıkmadan usanmadan yılmadan sıra sıra büyüttüler, namuslu olmanın dersini analarından almışlardı evlatlarına ilk iş onu öğrettiler. Namus varsa insan yaşamalıydı. Yoksa zinhar.

  O anneler ki

Onca çocuğun arasında büyüğün eskittiğini küçüğe yaptılar yamadılar yıkadılar sildiler süpürdüler yamalı mamalı ama piri paktı çocuklar.

Liselinin kravatı da şapkası da demirbaşa kayıtlı idi.

Miadı 6 yıldan sonra ancak zimmetten düşerdi. Şapkalar lacivertti aslında miada yaklaşınca beyaz ve lacivert. 

O anneler in evlerinde elektrik yoktu ki elektrik süpürgesi olsun. Ama onlar o koca evleri hatta bahçelerini  dutun altını dahil her gün süpürge ile nefes nefese süpürdüler. Çamaşırı yıkama suyunu odun ocağında bakır kazanda ısıttılar, onlar ne yumuşatıcıyı tanıdı ne de deterjanı. İdareli kullanılan bir kalıp Hacı Şakir sabunu ile üç ağız yıkadıktan sonra beyazlanmayanın imdadına çivit yetişti. Çivit hem dezenfektan hem de beyaz olmuyorsa mavi olsun diye.Ama kocalarına kolalı gömlek giydirdiler.

Jilet gibi ütülü pantolonlar. Bitlis kadını kocasını fiyakalı görmek isterdi. Fötrlü mötrlü.  Bakır leğenler vardı kocaman ister kendin yıkanırsın evinde çol, yoksa  istersen çamaşır yıkarsın, 

istersen helalledikten sora aylık ekmeğinin hamurunu yoğurursun.

            Müthiş bir komşuluk yardımlaşması ile o analar hep sabah namazından çok önce uyandılar. Kışın zemherisinde üfleye püfleye odun sobası yaktılar,  kazanla su ısıttılar abdestler alınsın diye. Arkadan da çay suyu konulurdu mangala v.s v.s.

Hiç şikâyetçi olmadılar her zaman müşfik ve güler yüzlü, niye biliyor musunuz?

Evlatlarına kimse bir şey demesin diye.

Bir çift ayakkabı, bir iki fistan gibi şeyle yeterliydi onlar için, hayatın tek lüksü dar gün için kolda birkaç altın bilezik Daha varlıklılarda ise şaran Anamın bunlara ilaveten dişleri de altın kaplama idi. Babam son dükkânı satana kadar. Ben altısında idim o zaman evimizden kiraya çıktığımızda işte o zamandan sonra daha derin hatırlarım her şeyi. Bitlis anaları yoklukta dahi namusu ve helali haramı nasıl tanıttı  onlarca evladına.

Boşanmak yoktu kitaplarında

Benim bildiğim yetmişli yıllara kadar hiçbir boşanma davası açılmadı Bitlis ilinde. Çünkü onlara tembihlenmiş idi ‘Bu evden gelinlikle çıktın, ancak kefenle geri dönersin’ denilmiş idi, Kocanın iyisi kötüsü fark etmezdi onlar için. Çünkü onlar kadere tam inanırlardı. Onlar her şeye ama her şeye katlanırdı.  Çünkü hayat Bitlis anası için üç aşağı beş yukarı böyle tanırdı zaten. Çünkü inançtı onları hep ayakta tutan o gücü o kuvveti veren.

İşte bu duygularla anamın adını yazdım bu okula Hep mezar taşında rahmet istenmez ya Ey yüce Allahım nasip et evlatlarıma  onlar da tatsın bu lezzeti.Bu ne hazdır görsünler. Bitlisin Ahmet Eren Bulvarında  şu Eğitim Vadisi’nde Her yanım da BETAV komşularım yani dava arkadaşlarım. Binlerce şükürler olsun yüce rabbime Bu imkânı sunduğu için bana. Ben bir BETAV mensubuyum. O kadar gururluyum, o kadar  mutluyum ki işim bir, ailem iki, BETAV’ım üç diyorum. Demek ki mutluluk, insan böyle de mutlu olabilir.

Türkiye de Örnek Model BETAV

Dönem Valisi Sayın Mustafa Yıldırım fikir babası olmuş bu işe.1987 yılında akil insanlar kurmuşlar BETAV’ı Bu takımın çoğu işi gücü olan kişilerdir. İş adamıdır. Eski Parlamenterdir, üst düzey bürokrattır. Bürokrattır Eğitmendir. Hukukçudur, Doktordur, Bankacıdır. Bu takım zorluklar yaşamış ve fedakârlık bilen insanlarla kurulmuştur. Bu takım biliyordu ki insanlık yemek içmek, neslini artırmak ve zengin olmaktan ibaret değil insan olarak farklı sorumluluklarımız da olmalı. Ama bu takım biliyor ki bu iş zor zanaattır. Akşamdan sabaha sonuç vermez.  Önce bu işe para lazım.Paradan daha kıymetli olan zaman  artı emek 

gerekiyor.Disiplin gerekiyor Hepsinden önemlisi inanmak gerekiyor. 23 yıl evvel vakıf senedinde imzam yoktur.  Buna çok üzülürüm imzalanmış ve başlanmış. Ben 1994 de 6 yıl sonra bindim bu trene Baktım ki her kes zevkle çalışıyor. Ben de elimden geleni yaptım. Bazı fireler olsa da sözünde duranlar durmayanların açığını fazlası ile kapattı Amaç gençlerimizi çaresizlikten kurtarmaktır.  Birinci acil eylem planımız gençlerimize üniversiteyi kazanırlarsa burs vermek. Gençlerimize ülke sevgisi aşılamak. Ailesine ülkesine ve memleketine faydalı insan olmalarını sağlamak. Böylece Bitlis’in yüzünü güldürmek. Böylece övünülecek evlatlar yetiştirmek. Bu kararlar Genel Merkezimizde alındı. Ve icraat başladı, 1994 de ikinci kararda mahallinde tetkik. Yani 8 Ağustos da ilk Bitlis ziyareti, ilk olarak 8 Ağustos kutlamalarında geldik memleketimize. Hani derler ya keşke görmeseydim. Memleket adeta bir yangın yeri, Bitlis mutsuz hem de çok umutsuzdu o yıllarda. Bir yanda tüm çevreyi belirsizlik sarmış onlarca  noktada mevziler arkasında şüpheli bakışlarla yapılan kimlik kontrolü, bütün gün Reolar la devriye gezen üzeri toz içinde askerlerimiz.  Böyle bir ruh haliyle yaptığımız toplantılar. Gözlerinde umut ışığı kalmamış insanlarımız her şeye isyankâr. Bir konuş bin ah işit. Çökmüştü bir kara hüzün herkesin üstüne. İnsanların derdini anlatmaya bile mecali yoktu ki eğitimi düşünsün.

Uzatmaya gerek yok hiç hoş değildi ortam  Çok toplantılar yaptık, çok kapı çaldık. Çaldığımız kapıların çoğunda bize havet dediler Yani istersen hayır anla istersen evet. Bu kelimenin mucidi Ankaradır. 23 Sene evvel 22 öğrenciye burs vererek başlayan BETAV hikayesi işte böyle başladı. 22 bur siyer ile başlanan hikâye kısa zamanda 700’leri buldu. BETAV’ın bu gününü ancak günlük kurtarıyoruz. Yani taşıma su ile geleceğini kurtarmak için BETAV’a sabit kalıcı kazançlar gerekli idi. İşte bunu gerçekleştirebilmek için İstanbul da ve Bursa da Çok kıymetli gayrimenkuller satın aldık. Bu gayrimenkuller daha da kıymetlenecek. İnşa edilecek ve kira gelirleri de BETAV’ın burs giderlerini karşılayacak. 

Aslında BETAV en büyük yatırımını, insana yaptı 3000 e yaklaşan üniversite mezunumuz oldu. BETAV aktif olarak burs işini gerçekleştirirken Fedakâr BETAV mensupları BETAV gönüllüleri de el birliği ile muhteşem Türkiye deki tek örnek Eğitim Vadisini kurdu

Artık  Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Başbakanımız  Sayın Milli Eğitim Bakanımız, Sayın Milletvekillerimiz de bu sıra dışı örneği fark ederek onlar da ellerinden gelen katkıyı ortaya koyuyorlar.

Son zamanlarda Bitlis top yekun şantiyeye dönmüş. Mutluyuz ve müteşekkiriz. Üniversite giriş sınavlarında öğrencilerimiz çok büyük bir başarı 

elde ettiler Türkçe ve sosyalde Türkiye birincisi oldular Bizi gururlandırdılar.

Çıtayı da en yükseğe kaldırdılar Seneye Hikmet Kiler Fen lisesi de mezun verecek Türkçe Sosyal Başarımız yanında Matematik Fende de aynı başarıyı yakalamak ta görevimiz olacak. Tabii başarı çok güzeldir herkes sahiplenmek ister. Nitekim öyle oldu.Başarının en büyüğü gençlerimizindir. Sonra öğretmenlerimizin yani Milli Eğitimin, belki birazcık ta BETAV’ın. Bilmediğimizin sebebi BETAV adını pek kimse konuşmadı Olsun yeter ki Bitlis bu kötü kaderini yensin Bizim alkışa ihtiyacımız yoktur.

Sevgili Dostlar izin verirseniz Gencer Ailesi adına teşekkürlerimi sunmak istiyorum İlk olarak  çok yoğun işleri arasında bize zaman ayıran bu töreni onurlandıran Sayın Milli Eğitim Bakanımız Nimet ÇUBUKÇU Hanımefendiye, Sayın Milletvekillerimize, Sayın Geçmiş Dönem Valimiz Asım Hacımustafaoğlu Beyefendiye,  Gıyaben aramızda bulunan Vakıf Kurucusu eski valimiz Mustafa Yıldırım Beyefendinin de sizlere çok selamlarını getirdim onu da her sene olduğu gibi aramızda hissediyorum. Ve teşriflerine sonsuz teşekkür ediyorum.

Sayın Milli Eğitim Bakanım şimdiye kadar Bitlis’e sağladıklarınız içinde size çok teşekkür ediyoruz. Ama Bitlis Devlet ve Sivil Toplum Örgütüne ortak bir projedir. Bu projedeki elbirliğimizi devam ettireceğimize inancımız tamdır. Ve şimdiden sizi 2011 8 Ağustos’u bize tahsis etmenizi diliyoruz.

Ayrıca Gencer Ailesine bu arsayı tahsis eden ve her türlü kolaylığı sağlayan sayın valimize, yaptığı yardımlardan dolayı sayın Belediye Başkanımıza, Sayın Emniyet Müdümüze, Sayın Milli Eğitim Müdürümüze, Sayın İl Kültür Müdürümüze, Ve BETAV Vakfının Değerli Başkanı ve yönetim kurulu üyelerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım

Ayrıca bu kadar güzel bir yapıyı 83 gün gibi rekor bir zamanda tamamlayan ve hiç eksiksiz olarak pırıl pırıl tamamlayan Zeki Peker şahsında Pekhan İnşaata sonsuz teşekkürler ederim. Bana gösterdiğiniz rekor sabırdan dolayı da hepinize saygılar sunarım. Çok teşekkür ediyorum.

Gelen Yorumlar
Toplam 1 yorum, 1-1 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
çok güzel konuşmuş teprikler
ismail bulut eklemiş. | 06 Ocak 2011 Saat 23:00
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Yandaki harfi yazın, 'n' 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com