AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > ON YIL ÖNCE AHLAT GAZETESİ
ON YIL ÖNCE AHLAT GAZETESİ

AĞUSTOS  1998  SAYI: 10

YURTTAŞ…       

1950’li yılların bir Anadolu kenti, 3-5 çalışanlı belediyenin, Başkan’dan sonraki en önemli kişisi. Aynı zamanda  kentin 3-5 yerli memurundan biri. Giyimi, kuşamı, konuşması, telaffuzu, diksiyonu, hal ve tavırları ile farklı bir portre sergiliyor. İşindeki ciddiyeti, mareşal üniformasını andıran giysileriyle özdeşleşmiş adeta. Büyük kentlerden özel olarak getirtilmiş, ışıl ışıl parıldayan kokartlar, apoletler ve düğmelerle donatılmış giysisi, her zaman dikkati çekecek kadar temiz, ütülü ve bakımlı. Bu üniformanın içine giydiği yakası kolalı, kolları manşetli beyaz gömleği ile saygınlığı birkaç misline katlanıyor. Beyazları cımbızla ayıklanmış ve bakımlı bıyıkları, mareşalinkinden farkı olmayan görkemli şapkasıyla kostümü tamamlanıyor. Her sabah evinden işine giderken çarşının bir ucundan öbür ucuna yürüdüğünde tüm esnaf kendine çeki düzen veriyor. Sabah işine, akşam evine giderken çarşıdan geçişi günlük teftiş yerine geçiyor. Bu geçişler sırasında tüm esnafla göz göze geliyor, büyük bir saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde selamlaşıyordu.

1950’li yıllarda pek az kente nasip olan “Bando Takımı”nın da  “Şef”iydi aynı zamanda. Bölgede başka hiçbir kentte olmadığı için çok sükseliydi. Nerde özel bir gün olsa, nereye bir devlet büyüğü gelse “Bando Takımı” Vali’nin emriyle orada görevlendiriliyordu. Bu durum, hem “Şef”i, hem takım elemanlarını hem de kent halkını onurlandırıyordu.  Komşu kentteki bir gösteriden döndüklerinde, savaştan dönen kahramanlar gibi karşılanıyorlardı. Gösteri öncesi, prova sırasında takım elemanlarının havaları, onları izleyen gençlerin geleceğe yönelik meslek ideallerinin altyapısını oluşturuyordu.

“Bando Takımı”nın iskeletini Belediye Başkanı’nın Cevdet, Doğan ve Tekin adlarındaki oğulları oluşturuyordu. Kentin üst kısımdaki evlerinin bahçesinden vurdukları “ti” borusuyla, takımın tüm elemanları toplanıyor, saatler süren provalarını yapıyorlardı. Kentin “medar-ı iftiharı”ydı “Bando Takımı” Kentin içinden geçtiğinde, kadın-erkek, yaşlı-genç, çoluk-çocuk sokağa dökülür, büyük bir zevkle seyrederlerdi. Koltukları kabarır, gözlerinden ince damlalar süzülürdü.

Yıllar geçiyor, ömürlerden de alıp götürüyordu. Bando enstrümanları eskiyor, yerlerine yenileri alınamıyordu. 15 civarında olan saz sayısı 4-5’e kadar düşmüş, buna paralel olarak da elemanların sayısı da çeşitli nedenlerle azalmıştı. Gençler için ilgi odağı olmaktan çıkmıştı.  Öylesine çıkmıştı ki; davulu kentin en kilolu kişisi “Demirci Hanifi”, zili, kentin en zayıf kişisi, aynı zamanda belediye çalışanı olan “Resimci İhsan” çalıyordu.

Bu yeni kadrosuyla “Bando Takımı”nın kent geçişi bir mizah gösterisini andırıyordu. Zaman içinde “Bando Takımı” tarihe gömüldü. Bunda dönemin belediye başkanlarının sorumlulukları affedilemez boyuttadır.

Yıllar sonra emekli olmuş, çocuklarını okutup hepsini meslek sahibi yapmıştı. Zamanını arada bir çarşıya inerek, genellikle yaşlıların oturduğu “Yaşar’ın Kahvesi”nde geçiriyordu. Dostlarıyla çocuklardan bahsediyorlardı. Yeni kuşağı çekiştiriyorlardı. Kim “Hayırlı evlat” kim değil diye…

Kimi zaman da mazide kalan “görkemli” günlerin anılarını canlandırıyorlardı. Arada bir de birbirlerine takılmadan edemiyorlardı.

O sıralar kentte görev yapan komşu kentli biri vardı. “Vatan” takma adlı bu kişi son derece esprili, neşeli ve hazırcevaptı. “Vatan”,Yurttaş” ilişkilerini ön plana çıkararak, çeşitli şakalarla O’nu köşeye çıkıştırmaya çalışırdı. Kendinden emin, babacan tavırlarıyla bu esprileri büyük bir olgunluk ve tatlılıkla geçiştirirdi.

Acı tatlı anılarla, bir kent için harcanmış olan ömür bir gün noktalanmıştı. O’nun yeni kuşağa aşıladığı tertip, düzen, disiplin, ciddiyet, sorumluluk duygusu, görev aşkı, vatan millet sevgisi, ebedi alemde huzur içinde yatmasının en önemli nedeni olması en büyük dileğimizdir.

Nurlar içinde yat, Sayın İbrahim YURTTAŞ..

 

AHLAT

CANLI YAYINDA…

            TRT GAP TV’de yayınlanan “Kahvaltı Sofrası” adlı programa davet edilen Vakfımız Başkanı İlhami NALBANTOĞLU, Vakfımızın yapmış olduğu çalışmalar konusunda bilgi verdi.

            Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kültür ve sanat ağırlıklı ilk ve tek gazete olan “Ahlat Gazetesi”nin yayın hayatına başlama serüveni bu programda dile getirildi.

            Canlı telefon bağlantıları da kurulan bu programda, Vakfımızın bu konuda faaliyet gösteren kuruluş, kişi ve sivil toplum kuruluşlarına gönüllü destek verebileceği hususu dile getirildi.

            TRT’nin Vakfımız ve AHLAT konusuna göstermiş olduğu duyarlılık dile getirildi. Büyük Ahlat Şairi A.Turan KAZGÖL’ün Ben adlı şiiri okundu, Ahlat anıları gündeme getirildi.

            TRT’ye teşekkürler…..

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Güneşin rengi nedir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com