AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > ON YIL ÖNCE AHLAT GAZETESİ
ON YIL ÖNCE AHLAT GAZETESİ
VAN GÖLÜ'NÜN BATI YAKASI: TAVAN

Erdal YAZICI


Van’da gün batımını, Tatvan’da ise gün  doğumunu kaçırmayın. Bitlis’ten ayrılmadan önce dostlarımızdan duyduğumuz son sözler bunlar oldu. 27 km.lik yolu tüketip Tatvan merkezine girdiğimizde, artık gölün batı yakasındaydık. Göl manzaralı otelimizdeki odamıza yerleştikten sonra, sıra yeni günü beklemeye, yeni günün doğum sancılarını  Van Gölü’nde izlemeye gelmişti. Karşımızda Tatvan limanda dizilmiş feribotlar…  Acaba ben nerdeyim? O feribotlar Bandırma’ya mı hareket etmek üzereler. Hayır Van’a… Yük trenlerini alıyor ardı ardına feribotlar. Çabucak sıyrılıyorum bu düşten, karşımdaki karlı dağları görünce… Sonraki günlerde de Tatvan sahillerini gezerken aynı duygularla yaşamak oldukça hoştu doğrusu. Her yeni koya girerken kendimi hala Marmara kıyılarında hissetmek!.. Üstelik sahili betona yenik düşmemiş. Belki de Marmara’dan ayıran  en belirgin yanı da bu. Kıyılarında yeşil dokusuyla bakir, küçücük bir denizdi sanki Van Gölü… Ve saat 4.30: Yeni günün doğum sancıları başlıyor gölde. Saat 5’e kalmadan güneş, bir ateş topu gibi kızıla boyuyor gölü ve ardından yansımaları uzanıyor otelimizin balkonuna. Yeni günle  keşfedilmeyi bekleyen Tatvan’da aydınlanıyor ilerleyen saatlerde.

Tatvan koyunu Nemrut Dağı eteklerinden seyretmeye ne dersiniz? O halde hemen düşelim yola… Eh doyumsuz bir gün doğumunu izledikten sonra dağa tırmanmak, oradan da kuşbakışı gölün batı yakasını seyreylemek ya da aşağıya süzülmek kuşlar gibi paraşütle, eğer böylesi bir hobiniz ve teknik olanaklarınız varsa, yamaç paraşütüyle Tatvan koyunu kuşbakışı görmeniz mümkün.

Sabahın ilk ışıklarıyla Tatvan-Bitlis yol ayrımından 1 kilometre sonra, Çekmece Köyü yol ayrımından tırmanışa geçiyoruz, tabii ki otomuzla. Yükseklik arttıkça eşsiz bir Tatvan panoramasıyla karşılaşıyoruz. Ve dorukta çobanlar karşılıyor bizi. Buraya gelin, burası daha da manzaralı… diyorlar. Çobanların yanına tırmanıyoruz. Sağımızda Van Gölü, solumuzda Nemrut Krater Gölü. Üstelik çay da hazır, yörenin ünlü otlu peynirine kim hayır diyebilir ki? Unutulmaz kahvaltının ardından vedalaşıp ayrılıyoruz. Sürülerini hızla toparlıyor çobanlar. Hayvanlar çok susadı, üstelik sağılacak da… Onlar inişe geçe dursun, biz de çantalarımızı sırtlayıp gölün en batı uçuna doğru yürüyüşe geçiyoruz… Her tepeyi aşınca  yeni bir tepeyle karşılaşıyoruz. Muradımız Nemrut Krater Gölü’nü avucumuzun için gibi görebileceğimiz bir yerde soluklanmak, Tatvan’a 20 kilometre uzaklıkta bulunan Nemrut Dağı’nın doruk noktası 3050 metre yükseklikte. 2400 metrede ise dünyanın en büyük krater çanağı içinde irili ufaklı 5 göl bulunuyor. Bu göllerin en büyüğü Nemrut Krater Gölü olarak bilinen soğuk göldür. Suyu soğuk olan bu gölün hemen yakınındaki küçük gölün suyu ise sıcaktır. 4. jeolojik zaman içinde püskürmeye başlayıp 1441 yılına değin bu faaliyetlerini sürdüren Nemrut Dağı çanağı içinde eşsiz güzellikteki göllerin yanı sıra çok sayıda su kaynağı da vardır.

Nemrut Dağı etekleri ve aşağı kesimleri bazalt, orta kesimleri andesit ve trakit, üst kısımları ise volkan camlarının oluşturduğu volkanik katmanlardan oluşmuş. Dağ donma ve çözülme hareketleriyle yüzey aşamasına uğramış parçalı ve sarp görünümü olmayan düzgün yüzeyli bir topografyaya sahiptir. Nemrut Dağı, yöreye gelen yerli ve yabancı turistlerin ilk uğrak yerlerinden biri. Göl kıyısındaki  bitki örtüsü ve kuş türleri ise, bir başka dikkat çekici  yanı. Kavak, üvez, meşe, söğüt, ardıç, diken üzümü, hanımeli, kardelen, kuşburnu, yaban gülü, geven, sığır kuyruğu, kedi otu, salep… Ya  kuş türleri?  Mısır akbabası, kadife ördeği, kızıl akbaba, çayır delicesi, kaya kartalı, bıyıklı doğan, sürmeli dağ bülbülü,  arasında unutulmaz yürüyüşler yapmak ya da göllerin soğuk ve sıcak  sularında kulaç atmak ayrıcalığını yaşamak!..

Piknikçiler ise Nemrut Dağı’nın diğer konukları. Göl havasının ardından dağ havasının keyfini yaşamak isteyenler, hafta sonları büyük gölün kıyısını dolduruyorlar…

Van Gölü’nün batı ucunda bulunan Tatvan’ın son yıllarda kırsal kesimden aldığı göçle nüfus yoğunluğu oldukça artmış. Van-İran transit yolunun Tatvan merkezinden geçmesi ve her yıl Temmuz ayının sonuna değin süren fuarla birlikte, yoğun bir ekonomik hareketlilik yaşanıyor. Adeta Anadolu’nun doğusunda kabuğunu kırmaya çalışan bir şehir görünümünde Tatvan… Ya da Eğe ve Akdeniz’in küçük tatil beldelerini andırıyor coğrafi konumuyla. Üstelik hemen yakınındaki Ahlat, Adilcevaz ve Gevaş’ta bulunan geçmiş uygarlıkların izlerini sürmek için buralara günübirlik turlar düzenlemek de olası…

Ya Tatvan mutfağı? Dağ yürüyüşlerinden, göl yolculuklarından sonra yöreye özgü yemekler sizi bekliyor….

Tatvan’ın en ünlü yemeği Büryan; keçi etinin tümüyle tandırda pişirilmesiyle yapılıyor. Çorbalardan ise avşor oldukça ünlü. Herhangi bir restoranda garson size bir çırpıda şu Tatvan yemeklerini sayacaktır. Çorti aşı, içli köfte, çorti taplaması, ciğer taplaması… seçim size kalmış…

            Tatvan’dan başlayıp gölün güney ve kuzey sahillerini dolaşan karayolları her dönemecin sonunda sizi bir koya çıkarır. Bazen asfalt yoldan ayrılıp patika yollarda aracınızla küçük turlar, kaçamaklar yapmak sizin elinizde. Biz böylesi bir kaçamağı Tatvan-Van yolunda yaptık. İlçe merkezini çıkar çıkmaz, gölün güney sahillerini izleyen toprak yollara sapıp yeni hareket etmiş feribotu bir martı misali kovalayarak Hanelmalı ve Tokaçlı köylerini ziyaret ettik. Bu kısa sahil turunun ardından akşam üstü göl kıyısında küçük balıkçılarla karşılaşıyoruz. Çıcuklar bellerine kadar suya girmiş balık avlıyorlar gölde… Çoğu akşamlıklarını çoktan çıkarmış, plastik torbalarını balıkla doldurmuşlar bile. Ve yine göl manzaralı otelimizde bir başka Tatvan akşamındayız.

            Şafak vakti, eşsiz güzellikte yeni bir gün doğumu daha yaşanacak. Ne demeli darısı sizin başınıza…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
20'den sonra hangi sayı gelir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com