|
OCAK 2001 SAYI: 14
HİNİSTAN’A BALIK İHRAÇ EDEN KENT
Ahlat, öteden beri seyyah, vakanüvis ve coğrafyacıların ilgisini çekmiştir. Özelikle İslam ve Osmanlı gezginleri, buraya ilişkin gözlemlerini sıklıkla kaleme almışlardır.
10. yüzyılda yaşamış döneminin en önde gelen gezginlerden İbn Hurdadbih, Ahlat’ı özelliği olan ayrı bir bölge olarak tanımlamıştır. Gene o dönemin önemli gezginlerinden İbn Makdisi ise “Ahlat düzlük, kalesi toprak, camisi ve çarşısı ortada, bahçeleri güzel, içinden ırmak ve çay geçen bir şehirdir.” İfadelerini kullanmıştır eserlerinde.
12. yüzyılda bölgeye giden İbn Havkal, “Ahlat dışında iki katı büyüklüğünde mamur, meskün bir yer var. İnsanlar refah içinde, tacirlerin uğrak yeri olup, yabancılara dostça davranırlar.” diye bahsetmiş eserlerinde
Kenti gezenler arasında ünlü İran şairi ve filozof Nasır-ı Hüsrev de bulunmaktadır. Ona göre, bu sınır kentinde Arapça, Farsça ve diğer de konuşulmaktadır.
Ortaçağda İran Horasan’ı, Taberistan ve Azarbeycan’dan hacca gitmek isteyenlerin en önemli uğrak yerlerinden birisinin Ahlat olduğu belirtilmektedir.
Ahlat’ın “latif havası” nı çok beğenen Katip Çelebi’nin izlenimlerini, Evliya Çelebi’nin övgüleri tamamlamaktadır.
Gezginlerin vurguladıkları en önemli şey ise Van Gölü’nde “ettirrih” adı verilen bir balığın avlanıp ihraç edilmesidir. Bir karış boyundaki bu balık cinsi, tuzlandıktan sonra Musul, Cezire ‘Cizre yöresi), Irak ve Hindistan’a sevk edilirmiş. Elle tutulabilen bu balığın bulunmadığı zamanlar, efsaneye göre, İran Şahı Kubad’ın emriyle hekim Belinas tarafından göle tılsım yapıldığına inanılırmış.
VAN GÖLÜ KİRLENİYOR…
Çevre Bakanı Fevzi AYTEKİN, günden güne kirlenen Van Gölü’nün temizlenmesi için 35 milyon dolara ihtiyaç olduğunu bildirdi.
Bakan, Van Gölü Havza Koruma Planı Projesi’ne 2001 yılı bütçesinde herhangi bir ödenek ayrılmadığını Van Gölü ve çevresinin kirlilikten kurtulması için 35 milyon dolarlık bir kaynağa ihtiyaç olduğunu, kirliliğe alt yapı sorunlarının neden olduğunu kaydetti…
HAVAİ BABA TÜRBESİ
Erkizan Mahallesinde yar alan Erzen Hatun Kümbeti’nin güney batısındaki mezarlık alan içerisinde yer almaktadır. Ahlat’taki tüm eserler arasında günümüze kadar gelebilmeyi başarmış en eski yapılardan birisidir. Ahlat kümbetleri içerisinde değişik planda oluşu ile dikkat çekmektedir. Kümbet mimarisine uygun olarak yapılmış fakat tamamı kare planlı oluşu ile diğerlerinden ayrılmaktadır. İki katlı olup, kuzeyden bir kapı ile mumyalık adı verilen kısma girilir.
Mumyalığın üzeri beşik tonozla örtülerek doğu ve batıya açılan dehliz pencereleriyle aydınlatılmıştır. Toprak seviyesinden hemen yukarı doğru yükselen üst katın doğu yönünde bir kapısı, güneyde iki pencere arasında bir mihrabı, yine kuzey batı tarafında da birer penceresi vardır.
Kümbet, kapı üstündeki seviyeden itibaren restore edilmiş ve üzeri içten, aynalı tonoz, dıştan ise piramidal külahla örtülmüştür. Bu emsalsiz eserin bir benzeri daha önce İran’da Büyük Selçuklular döneminde inşa edilen Gümbet-i Alaviyan, diğer bir benzeri ise Anadolu Selçukluları döneminde inşa edilen Diyarbakır Sultan Şüceaddin Kümbetidir.
Kümbetin kapısı üzerindeki kitabede “Şeyh Necmeddin Havai Baba”nın türbe ve tekkesine ait vakfiye bulunmaktadır.
Şeyh Necmeddin Havai Baba, Ahlat’ta yatan dokuz evliyadan birisidir. Şeyhin 1222 yılında öldüğü bilinmektedir.
TÜRK ANNELER DERNEĞİ AHLAT’A KİTAP GÖNDERDİ
Türk Anneler Derneği yoğun faaliyetleri arasında yurdun çeşitli yörelerine önemli miktarda kitap yardımında bulundu. Başlattığı kitap kampanyası çerçevesinde Vakfımızın girişimleri sonucunda Ahlat Selçuklu lisesi’ne de çok sayıda kitap, ansiklopedi ve çeşitli yayınlar gönderdi.
Vakfımız kültür, sanat ve çevre faaliyetleri yanında bu tür faaliyetlerine de devam edecektir.
Bu değerli katkılarından dolayı Türk Anneler Derneği yöneticileri Başkan Sayın Türkan AKSU’ya, Genel Sekreter Sayın Gül BAYSAL ve Yönetim Kurulu Üyeleri aynı zamanda Ahlatlı olan değerli hemşehrilerimiz Sayın Ayten HAKVERDİOĞLU ve Sayın Seniha NALBANTOĞLU’na Ahlat Selçuklu Lisesi ve Vakfımız adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, bu çeşit yardım ve desteklerinin devamını diliyoruz..