|
M.Törehan SERDAR
Bitlis Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi
Özellikle bu dönemlerde ilimizde bulunan medreselerde verilen eğitim, bu eğitimi veren müderrisler ve yetişen ilim adamlara yönünden çağının zirvesinde bir ile olarak görülmektedir.
Yetiştirdiği şahsiyetlere bakıldığında bu daha da anlaşılmaktadır. İdris-i Bitlisi, Şükri Bitlisi, Şems-i Bitlisi, Müştak Baba gibi nice ilim , devlet, tasavvuf ve siyaset adamları sadece bunlardan bir kaçıdır. Yavuz Sultan Selim Han’ın temsilciliğini, lalalığını yapmış Ara pilleri defterdarlığına yükselmiş olan İdris-i Bitlisi, kendi ismiyle anılan İdrisiye medresesinde babası Mevlana Hüsameddini Ali-ül Bitlisi tarafından yetiştirilmiştir.
Bu önemli şahsiyet, fen bilimlerinden, felsefeye, tasavvuftan, siyaset ve ahlaka, dini eserlerden tarih alanına 28 adet eser vermiştir. Genel Osmanlı tarihinin yanı sıra, hayvan ansiklopedisi veba hastalığı ve korunma yolları ile nice sayısız eserlerin sahibidir.
Bu kişilerin yetiştikleri, feyiz aldıkları topraklar Bitlis topraklarıdır.
Bitlis’te dini ve müspet ilimlerin yapıldığı ilk medrese, İhlasiye Medresesidir. Bu medrese 1216 yılında yapılmıştır. Gökmeydan Medresesi olarak bilinen bu medrese 1528 yılında Bitlis Amiri Şeref Han tarafından tamir edilmiştir.
Bu medresede ana dil Arapça olup öncelikle Kur’an, hadis, fıkıh, tefsir, astronomi, tıp, felsefe ve mantık dersleri verilirdi.
1540 yılında Bitlis’te 5 bilim medresesi bulunmaktaydı. Bunlar, Hatibiye, Hacıbegiye, Şükriye, İdrisiye ve İhlaniyedir. Sonraki dönemlerde bu medreselere Yusufiye, Nuhiye, Nuriye, Şerefiye gibi medreseler eklenmiştir. Bu medreselerdeki müderrisler büyük bilginlerdir. Mesela İhlasiye Medresesinde hocalık yapan Şeyh Şemsettin Mevlana Muhammed Şerani Hazretleri Tefsir, Astronomi, mantık ve kelam bilimlerinde tam bir yeteneğe sahipti. Bu hocaların yetiştirdiği öğrenciler, fazilet, edebiyat, ziraat ve meslek adamları olup 800 kadar dükkan ve mağazaya yayılmışlardır.
Bu konularla ilgili olarak 1649 yılında ilimizi ziyaret eden büyük seyyah Evliya Çelebi, büyük eseri olan Seyahatnamede Bitlis’teki eğitimle ilgili olarak şunları yazmaktadır. “Başta Şerefiye, Hüsrevpaşa, Hacıbegiye medreseleri olmak üzere bir çok medrese ve cami bulunmaktadır. Bu medreselerdeki müderrisler başta kural, hadise, tefsir ilimleri olmak üzere ilimlerle meşgul olmaktan ve ücretsiz olarak ders okutmaktadırlar.
Bu medreselerin yanında il merkezinde Şerefhan, Hüsrevpaşa, Hatuniye, Çarşı ve Beşaret Ağa mektepleri bulunmaktadır.
Bitlis’teki okullarda kullanılan dil Arapça, Farsça, Osmanlıca ve Azeri Türkçe’sidir. İdris-i Bitlisi ve Şerefhan eserlerini Farsça, Şükri Bitlisi ise Türkçe olarak yazmıştır.
Osmanlının son dönemlerinde ilimize gelen Alman Wilhem Köhler, Bitlis’te 70 okul olup ve 4 medrese bulunduğunu, bu okullarda ilk ders olarak Kur’an Tefsiri verildiğini yazmaktadır.
Tanzimatın ilanından sonra okulların açılmasına hız verilmiş, 1890 yılında devlet eliyle yönetilen okullar açılmıştır. Yine 1890 yılında Bitlis’te Mülkiye Rüştiyesi, 1894 yılında da askeri Rüştiye açılmıştır.
1903 yılında askeri idadi açılmış, 1908 yılında tamamen ile yayılmıştır. Ne yazık ki bu iki okulun faaliyeti Rus işgaliyle beraber sona ermiştir.
1914 yılında ilimizde ilk defa lise açılmıştır.
Birinci dünya savaşı sırasında Betles’in bünyesinde Rüştiye, İdadi olmak üzere tam teşkilatlı 12 sınıf üzerine öğretim yapan bir mektebi lise, bir askeri idadi, bir ilk öğretmen okulu ve her mahallede ilkokullar bulunmaktaydı.