AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > PAYLAŞILAMAYAN BAŞARI...
PAYLAŞILAMAYAN BAŞARI...

Geçtiğimiz ay itibariyle Bitlis’ten peş peşe başarı haberleri gelmeye başladı. Bitlis Türkiye gündemine oturdu. Bu başarıyı kıskananlar, çekemeyenler de çıkmadı değil. Yok şöyleymiş de, yok böyleymiş de diye karalaya kalkanlar, hazmedemeyenler, çamur atmak isteyenler de olmadı değil. Peki neden, neden bu başarıyı Bitlis’e yakıştıramıyorlar? Nedeni belli, ayan beyan ortada, pek çok neden saymak da mümkün, ama en başta yer alan nedenin bilgisizlik olduğunu, altını kalın çizgilerle belirtmeden geçemeyeceğiz. 

Bilgisizlik, evet bilgisizlik. Başka nedenleri burada sıralamaya gerek yok. Asıl sorun budur ve bu nedenle bunun üzerinde yoğunlaşacağız. Şimdi haklı olarak soracaksınız, nedir bu bilgisizlik? Bu bilgisizlik Bitlis’i ve Bitlis’te olan bitenleri bilmemektir, bilmek istememektir.

Çok değil, daha geçtiğimiz yıl bu günlerde büyük bir başarı öyküsü yazılıyordu. Hatırlayacaksınız, bu öyküyü yazanlar arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkanı yani Cumhurbaşkanı da vardı. 8 Ağustos Bitlis’in Kurtuluş törenlerine katılmak ve Bitlis Eren Üniversitesi’nin Eren Holding tarafından  yaptırılan kampus temel atma töreni için Bitlis’e geliyordu. Muş Havalına indiler, Güroymak’tan geçerek Bitlis’e geliyorlardı, orada bir mola verdiler ve talihsiz bir sözcük üzerinde bir açıklama yaptılar. Türk medyası bu açıklamaya atladı. Yazdılar da yazdılar, günlerce sürdü bu polemik ve asıl konu arada kaynadı gitti. Peki asıl konu neydi ki, diyeceksiniz. Evet asıl konu Bitlis’in bugün Türkiye’nin gündemine oturan başarı noktasıydı. Neydi bu başarı noktası? Şuydu…

1987 yılında bir yürekli Vali gelmişti Bitlis’e, düşünmüştü taşınmıştı, Bitlis’in en büyük sorununun eğitim olduğunu tespit etmiş ve bunun nasıl aşılacağı yolunda bir sivil toplum kuruluşunun kurulmasına karar vermişti. Bunun üzerine Bitlis’in her alanda önde gelen kişilerinin bir araya gelerek kurdukları Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı kurulmuştu.

Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı binlerce üniversite öğrencisine burs vermiş ve demiş ki: bu bursu okulun bittikten sonra Bitlis’te görev yaparak ödeyeceksin… Öyle olmuş, binlerce öğrenciden, yüzlercesi gitmiş Bitlis’te alanı ile ilgili olarak görev yapmaya başlamış.

            Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı, 2003 yılının Nisan ayında Ankara’da “Bitlis Platformu” adlı bir toplantı düzenledi. Her alanda başarılı olan Bitlisli insanlar bu toplantıya katıldı, sorunlar masaya yatırıldı, çözümler arandı.

            Kürsüye Eren Holding Başkanı Sayın Ahmet EREN geldi ve aynen şunu söyledi: “Biz Bitlis’te bir okul yaptıracağız, bu okul sıradan bir okul olmayacak, Koç Lisesi neyse, Sabancı Lisesi neyse bu da öyle olacak. Ankara’nın doğusundaki bütün okullar arasında bir numara olacak.” dedi. Ve dediğini yaptı, bu ilk örnekti, bunu gören diğer olanakları iyi Bitlisli iş adamları birer birer okul yaptırmaya başladılar. 2010 yılının başına geldiğimizde özel sektör tarafından yaptırılan okulların sayısı 20’yi aşmıştı. Bunların hepsi de yüksek standartlı, laboratuarlı, bilgisayarlı, lojmanlı, spor salonlu, donanımlı okullardı.

            Tekrar başa dönelim, yani 2009 yılı 8 Ağustos’una, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Bitlis’te Bitlis Eren Üniversitesi’nin temelini attı, ardından Cemil ÖZGÜR Endüstri Meslek Lisesi’nin açılışını yaptı. Ve daha başka açılışlar yapıldı, bunların hiçbiri bizim çok değerli medyamızda kendine yer bulamadı. Peki neden? Neden bulamadı? Şundan bulamadı, lütfen dikkatle okuyunuz.

            Yanlış bilgilendirilmiş Cumhurbaşkanının bir açıklaması ile iflas etmiş bir azgın tekenin 18’lik karısı ile mal mülk kavgası değerli medyamızın manşetini işgal ettiği için yer alamıyordu bu kutsal çabalar. Böyle bir medyamız olduğu için ne kadar gurur duysak azdır.

            23 yılda 23 çok kaliteli eğitim kurumu ile bir üniversitenin kurulmasını sağlayan bu serüveni bir kenara bırakıp, şimdi dönüp bir de Bitlis’e bakalım. Herkes bu başarı benimdir diyor. Dershane benimdir diyor, Lise Müdürü, Milli Eğitim Müdürü, Vali, Milletvekili benimdir diyor. Elbette hepsinin de payı da var hakkı da var. Ancak unutulmamalıdır ki bu başarı lokal bir başarı değildir. Uzun bir sürecin, uzun soluklu bir emeğin, kararlılığın, birlikteliğin, koordineli bir iş güdümün başarısıdır. Tüm Bitlis’in topyekün başarısıdır. Lütfen kimse sahiplenmesin. Çok iyi biliyoruz ki Bitlis insanı bu olgunluğu gösterebilecek erdeme sahiptir.

            Şimdi değerli medyamıza da sitemimizi iletmenin zamanı değil mi?

            Değerli basın mensupları, eminiz ki çoğunuz BETAV diye bir sözcükten haberdar değilsiniz. BETAV Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı’nın kısa adıdır. Büyük işler yapıyor, bunları da bilmiyorsunuz, bilmek istemiyorsunuz. Yanlış bir sözcük için bir hafta yazdınız durdunuz, şimdi yazdıklarınızdan hangisi aklamazda kaldı? Eğer gerçekleri yazmış olsaydınız gene sizler tıpkı bu konuda bilgisi olmayan kamu oyu gibi Bitlis’teki bu başarının nedenlerini bilmiş olacaktınız

            Bitlis’e haksızlık yaptınız, şimdi de tesadüf diyerek haksızlık yapmaya devam ediyorsunuz…
Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Güneşin rengi nedir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com