|
Dr.Servet ZÜLFİKAR
“Ringo” ağabeyimiz aşağı yukarı 2-3 kuşakla birden fakülte arkadaşlığı yapmış Bitlisimizin ender yetişen kişiliklerinden biri olduğunu daha önceleri sıklıkla anlatmıştık. Yaşanmış olaylarla onun bu durumunun yakından ilişkili olduğunu bir kez daha belirtmek isteriz…
“Ringo”nun da uzatmalı öğrencisi olduğu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine 1960’lı yılların sonuna doğru yeni öğretim yılında bir kız kaydolur. Arkadaşlarıyla beraber derslere girmeye de başlar. Görenin aklını başından alacak, sarhoş edecek, dillere destan bir güzelliktedir. Kızın bu olağanüstü güzelliği sonucunda millet tabii ki perişan olur. Zira 3-4 ay geçer ama kimselere yüz vermek bir yana konuşmaz ve tabiri uygunsa burnundan kıl bile aldırmaz. Arkadaşlarından bu “vahim” durumu öğrenen “Ringo” ağabeyimiz büyük büyük laflar ederek ortaya çıkar…
-Ben bu işi çözerim ve ilk flörtü olarak onunla birlikte kendimizi sizlere gösterebiliriz, diyerek arkadaşlarıyla hemen iddialaşır bile oracıkta… Ertesi sabah okula gelince kızın kantine inmesi beklenir. Kızın gelişini gören “Ringo” tanışma gereğini bile duymaksızın avına atılan bir kurt gibi ardı ardına sorularını sormaya başlar
-Hanımefendi bakar mısınız?
-Bana mı dediniz?
-Evet size söyledim…
-Buyurun bir arzunuz mu var?
-Bakın ben şimdi direk konuya gireceğim…
-Ne konusu yahu?
-Konu şudur, arkadaşım. Ben bu zıpır gençler gibi değilim ve yeterince de olgun sayılırım. Öyle herkesin teklif ettiği gibi pastahane, çayhane vs. gibi engebeli, dolambaçlı yollara girmemize hiç gerek yok. Okulun 300 metre ilerisinde çok sakin bir yerde evim var, bir de ikiz yatağım… Seninle 10 dakika sonra çok güzel aşk dakikalarına doğru yelken açabiliriz, ha ne dersin?
-Allah senin belanı versin, diyerek çığlık çığlığa bağıran bu afet, elindeki çantasını olanca gücüyle “Ringo”nun kafasına indirir, kızın geçirdiği sinir krizine, ortalığı inleten haykırışlarına kısa sürede koşan diğer öğrenciler ve fakültenin güvenliği de müdahale etmek zorunda kalırlar…
“Ringo” bir çuval inciri berbat etmiştir ama olsun ne gam… Hiç kimseye yüz vermeyen bu tatlı kızla sonu kötü bile bitse de ona yaklaşabilen, en uzun süre konuşabilen ve böyle de olsa diyalog kurabilen ilk insan olmayı başarmıştır bir kez...