|
SARIMSAK ZEHİR MİYMİŞ?..
Günümüzde hızla küreselleşen beslenme eğilimlerine rağmen, insanların neleri nasıl yediklerini, genellikle yaşadıkları çevrelerin ve toplumların şartlanmaları belirler. Bu şarlanmalara beslenme adetleri veya alışkanlığı da denir. Bu alışkanlıklar çoğu zaman birbirinden o derece farklıdır ki, bir toplumda iştahla yenen birşey, bir başka toplumda kişilerin midesini kaldırabilir. Örneğin, ne Uzak Asya’daki kurutulmuşu yenen su ürünlerinin kokusu, ne de İskandinav ülkelerindeki tereyağında kızartılan salyangozlar Anadolu insanı için pek iştah açıcı ya da özenilecek yiyecekler değillerdir. Bunun yanısıra, yetiştiği toplum içerisinde de çoğunluğa uymayan bazı yeme alışkanlıklarımız veya yememe alışkanlıklarımız vardır. Örneğin bazılarımız, çocukluğumuzdan beri soğan ve sarımsak gibi birkaç yiyeceği hoş karşılamaz, hatta elimizden geldiğince onlardan uzak dururuz...
Halk arasında sarımsak bazen tansiyon düşürücüdür, bazen uyku verici, bazen de her derde devâ. Oysa, uyku halinin sarımsağa karşı vücudun alerjik bir reaksiyonundan kaynaklanabileceği yönünde bulgular olduğu gibi, içerdiği 'sulfonhydroxyl' denen maddenin öldürücü zehir olduğu yönünde bilimsel açıklamalar var. Sarımsak birçok beyin hücresinin ölümüne neden olmaktadır ve böylece sağ ve sol beyin arasındaki senkronizasyon dengesini bozmaktadır. Beynin tepki verme hızını birkaç kat yavaşlatmaktadır.
Eskiden gangster ve askerler, silahlarını ateşlemeden önce mermilerine sarımsak sürerlermiş ki öldürücü olsun! Tarımda biyolojik mücadele yöntemi olarak haşerelere karşı sarımsak halen kullanılmaktadır.
SARIMSAK–TOKSİT ŞOK
Bir beyin zehri’ başlıklı makalenin çevirisini okuyabilirsiniz. Yazının yazımlandığı web sitesinde sarımsağın beyne zehirli etkisi sorgulanıyor.
“Sarımsağın zehirli olmasının sebebi, kimyasal içeriğinde bulunan sulphone hydroxyl iyonunun tıpkı sulfoxide zehir olan DMSO (dimetil sulfoksit) gibi vücudumuzdaki kan-beyin bariyerini delerek beyin hücrelerine özel zehriyle zarar vermesidir. Bu durumu, dünyanın en büyük Etik EEG (elektroansefalografi) geribildirim
ekipmanı üreticisi olduğum sırada ürkütücü bir şekilde keşfettik. Öğlen yemeğinden dönen insanların, gelişimlerini izlemek için EEG’lerini çektiğimizde klinik olarak ölü gibi olduklarını gördük. Peki ne olmuştu?. Yemeğe bir İtalyan lokantasına gitmişlerdi ve salatalarını sarımsaklı sosla yemişlerdi. Bu yüzden, onlara testlerden önce sarımsaktan uzak duracaklarına dair belge imzalattık; çünkü aksi halde hem onların zaman ve paralarını, bizim de zamanımızı boşa harcıyorduk. Sanırım içinizde pilot olanlar veya uçuş testlerine katılanlar vardır.
1950’li yılarda Doc Halan grubunda uçuş test mühendisliğindeydim. Uçuş hekimi her ay yanımıza gelerek bize bir tembihte bulunurdu: “Uçuşa çıkacağınızın 72 saat öncesinden itibaren sakın sarımsağa yaklaşmayın, yoksa reaksiyon gösterme süreniz 2 ve 3 kat artar! Birkaç diş sarımsak yediğinizde, normale göre refleksleriniz 3 kez daha ağırlaşır.” Bu olayın üzerinden geçen 20 yıl boyunca, bunun sebebinin ne olabileceğini, sarımsağın genellikle beyin dalgalarını düzensiz hale getirdiğini (senkronizasyon bozukluğuna uğrattığını) keşfedinceye kadar anlamamıştık. Bunun üzerine Stanford Üniversitesinde bir çalışma yürütülmesini sağladım ve gördük ki sarımsak aslında bir zehirmiş. Ayağınızın altında bir diş sarımsak ezerseniz, kokunun kısa bir süre sonra bileklerinize sonra da tüm vücudunuza işlediğini fark edebilirsiniz. İşte, zehirli DMSO adlı madde bu yüzden tıpkı sarımsak gibi kokar. Sarımsağın ihtiva ettiği Sulphone Hydroxyl iyonunun beynimizde iletişimi sağlayan (corpus callosum) büyük ağ yapıya kadar her bariyeri delip geçer. (Corpus callosum, 200 milyon civarında olduğu düşünülen nöro-fiber ağı; beynin sağ yarım küresi ile sol yarım küresi arasındaki bağlantı ve iletişimi sağlıyor.)
Organik tarım yapanlar, bitkilerini böceklerden korumak için DDT kullanmak yerine sarımsak kullanılabileceğini ve sarımsağın haşerelerin yolundaki herşeyi öldüreceğini bilirler.
Birçok insan çok kere sarımsağın faydalı olduğu yolunda şeyler işitmişlerdir. Bize göre bunu kabul eden kişiler, geçtiğimiz yüzyılın başlarına kadar eczanelere gidip ‘morfin sülfat’ alıp bunu uyumaları
için bebeklerine veren cahil annelerle aynı sınıfta sayılırlar. Eğer baş ağrılarından şikâyetçi, dikkatlerini toplayamayan veya bilgisayar başında işlerine odaklanamayan hastalarınız varsa, basit bir deneme yapabilirsiniz! Bu insanların sarımsaktan uzak durmalarını sağlayın ve çok kısa sürelerde ne kadar iyileşme gösterdiklerini göreceksiniz. Yaklaşık üç hafta geçince, onlara sarımsak yemeleri için yeniden müsaade edin. “İnanamıyorum, şikâyetlerimin sebebinin sarımsak olabileceğini hiç aklıma getirmezdim” diyeceklerdir. Belki bu anlattıklarım pek popüler değil ama gerçeği söylemek zorundayım. Sağlıklı günler diliyoruz...