|
KALP RİTİM BOZUKLUĞU TARİHE KARIŞIYOR…
Toplumda en sık rastlanan kalp ritim bozukluğu türü atriyal fibrilasyon hastalığında, Amerika’da yapılan ameliyatlarda yüzde 85 oranında başarı sağlandığı bildirildi. Kalp kulakçıklarının normalden 5-7 kat daha hızlı kasılması olarak bilinen atriyal fibrilasyon, 60 yaş üzerindeki kişilerde yüzde 10 oranında görülüyor ve tedavi edilmediği takdirde felç, tansiyon ve kalp hastalığına neden oluyor. Kolombiya Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hasan Garan, “Son yıllarda Amerika’da uygulanan ve hastanın kasığından girilerek kalbin sağ kulakçığından sol kulakçığına geçişle yapılan yöntemle başarı şansı yüzde 85’e kadar yükseldi.” dedi.
MEME KANSERİNİ
TETİKLEYEN ETMENLER
Bilim insanları, menapoz sonrası kadınlarda şişmanlık ve diyabetin meme kanseri riskini artırdığını belirlediler. Çok sayıda hasta üzerinde yapılan çalışmalarda, özellikle şişmanlıkla yakın ilgili olan diyabet ve diyabetik olmayan şişmanlarda da meme kanseri gelişme riskinin artığının belirtildiği, meme kanseri nedeniyle tedavi edilmiş ve iyileşmiş hastaların da yağdan zengin lifli gıdalardan, fakir diyetle beslenenlerde meme kanseri nüks ve metaztazlarının görülme oranının artığı da ifade edilmektedir.
Meme kanserinin kadınlarda kansere bağlı ölümlerde, akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer aldığı ve meme kanserinde erken tanı ve tedavinin önemli olduğunu belirten bilim insanları; “Meme kanseri nedeniyle tedavi edilmiş ve iyileşmiş hastaların özellikle kilo almaktan kaçınmaları, sebzeden zengin, yağdan fakir bir beslenme rejimi uygulanmasının gerekli olduğunu” belirtiyorlar…
ERKEKLER,
PROSTATTAN KORKMAYIN
Akciğer kanserinden sonra ölümle sonuçlanan ikinci kanser türleri arasında yer alan prostat kanseri nedeniyle bilim insanları, her erkeğin 50 yaşından sonra mutlaka bir üroloğa görünmesi gerektiğini belirtiyorlar.
Avru pa’da her yıl 2.6 milyon erkeğe prostat kanseri tanısı konulmaktadır. Prostatın ne olduğunu, ne gibi hastalıkların görülebildiği ve nasıl şikayetle ortaya çıkardığı konusunda bilgilendirilmek amacıyla her yıl Eylül ayının ikinci haftasında “Avrupa Prostat Haftası” düzenlenmektedir.
Baba, dede, amca, dayı ve ağabeylerinde prostat kanseri görülenlerde bu hastalığa yakalanma riskinin 1.5 kat fazla olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle aile riski olanlarda 40’lı yaşlarda, diğer insanlarda 50’li yaşlarda kontrolün kaçınılmaz olduğu unutulmamalıdır…
ÜÇ KİŞİDEN BİRİMİZ
TANSİYON HASTASI…
Türkiye’de her üç yetişkinden birinin yüksek tansiyon hastası olduğu, hastaların da tedavilerinin yaşam boyu sürmesi gerektiğinin bilincinde olmaması nedeniyle hastalığın kontrol altına alınamadığı belirtiliyor.
Bilim insanları, yüksek tansiyonun çoğu kez geri dönüşü olmayan ağır sonuçlara yol açan ciddi bir halk sağlığı problemine neden olduğunu belirtiyorlar. Kalp-damar sistemi ve çeşitli organlarda çok sayıda ölümcül hasara sebebiyet veren yüksek tansiyonun, yaşam koşulları ve stresli çalışma şartları nedeniyle giderek yaygınlaştığına da dikkat çekiyorlar…
KAN TUTMASI NEDİR?
Kan görmek herkes için tatsızdı, ancak bazı kişiler için bu çok büyük bir problem haline gelebilir. Çocukların yüzde otuzu kan görmekten korkar. Bu korku yetişkin çağa gelinceye kadar çoğunlukla devam eder. Bilim insanlarının yaptıkları bir araştırmaya göre, yetişkin insanların yüzde 15’i kan bağışında bulunurken büyük sıkıntılar yaşıyor ve bayılıyorlar.
Kan görünce bayılmak genellikle aşırı faal bir tepkinin sonucudur. Bu da evrimsel bir korku refleksidir. Bu tepki kalbin hızını yavaşlatmakta, tansiyonun düşmesine neden olmakta ve kanın bacaklardan çekilmesine yol açmaktadır. Bu da oksijeni azalan kanın beyne gitmesine, insanların kendini hafiflemiş hissetmesine hatta bayılmasına neden olmaktadır.