|
TÜKÜRÜK İLAÇTAN
ETKİLİ…
Bilim insanları, tükürükte yaraları daha çabuk iyileştiren bir madde tespit ettiler. Histatin olarak adlandırılan bu madde bugün kadar sadece antibakteriyel etkiyle ilişkilendirilmişti. Bilim insanları ağız hücrelerini laboratuar ortamında tükürüklü ve tükürüksüz olarak yetiştirmişler ve tedavi edici maddeyi bulabilmek için insan tükürüğünü içeriklere göre parçalamışlar. Daha sonra her maddenin tedavi edici etkisini kontrol etmişler böylece aranan maddenin tedavi edici etkisini saptamışlar, bu maddenin ise histatin olduğu sonucuna varmışlar.
Bilim insanları bu yeni bulgu sayesinde yanık yaralarına ve diyabet hastalarında görülen kronik yaralara karşı yeni ilaçlar geliştirebileceklerini umuyorlar…
DÜZENLİ KOŞU ÖMRÜ UZATIYOR…
Bilim insanları, 20 yıl süreyle çoğunluğu düzenli koşu yapan, küçük bir bölümü koşmayan 500 kişi üzerinde yaptıkları inceleme sonucunda elde ettikleri bulguları açıkladıklarında düzenli koşunun insan ömrünü uzattığı sonucuna vardılar.
Araştırmacılar bu çalışmaya başladıklarında katılımcıların hepsi 50’li yaşlar civarındaydı. 20 yılın sonunda, koşmayanların yüzde 34’ünün, koşu yapanların ise yüzde 15’inin öldüğünü belirlediler. Koşan grupta kanser,, kalp hastalıkları, enfeksiyonlara bağlı ölüm oranlarının da koşmayanlara göre daha düşük olduğunu belirlerken, kemik erimesi, diz ve kalça protezi takılması açısından da koşuya katılanların daha şanslı olduğu ortaya çıktı.
Yıllar sonra iki grupta yaşlanmıştı, ancak koşanlar daha dinamik, daha zinde ve hareket kabiliyeti koşmayanlara oranla çok daha fazla olduğu belirlerdi…
KEMİK İLİĞİ VE KÖK HÜCRE NAKLİ YAŞAM KURTARIYOR…
Gelişen teknoloji ile birlikte kan kanseri hastalığının tedavisinde önemli adımlar atılıyor. Bunların başında kemik iliği nakli gelmektedir. Çok yeni olan bu teknolojinin Türkiye’de henüz arzulanan düzeye gelmediği, bunun için gerekli uluslararası bilimsel kongrelere katılımın sağlanmasına dikkat çekildi. Bunun yanı sıra Türkiye için çok önemli olduğunun altı çizilen “Kök Hücre Bankacılğı”nın da bir an evvel tesis edilmesinin gerekliliği belirtildi.
OBEZİTE TERÖR KADAR TEHLİKELİ…
Son yıllarda Amerika’da önlenemez bir biçimde hızla yükselen obezite ölümlerinden ölenlerin sayısının hızla artması, bilim insanlarının dikkatlerin bu konu üzerine çevrilmesi isteğini ortaya koydu. Bilim insanları, tüm dünyada hükümetlerin en az teröre verdikleri önem kadar obezitenin önlenmesine de önem vermelerini istediler.
Ayrıca, bilim insanları Sars, Aidis, terörizm, iklim değişiklikleri gibi önemli hususların yanında dünyadaki ölümlerin yüzde 60’ını kalp ve akciğer rahatsızlıkları ile diyabet ve kanserin oluşturduğunu belirtiyorlar.
BAŞ AĞRISI DEYİP GEÇMEYİN…
Sıkça şikayet edilen rahatsızlıklar arasında yer alan baş ağrısının, ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıkların habercisi olabileceği bildiriliyor.
Bilim insanlarının yaptıkları bir araştırmaya göre; Türkiye’de her yüz kişiden 94’ünün hayatları boyunca en az bir kez baş ağrısı çektiğini belirlediler. Ağrı olduğunda zaman kaybedilmeden doktora başvurulması gerektiğini belirten bilim insanları; “Baş ağrısı erken teşhis için bir lütuftur. Ama ağrıyla yanlış mücadele edildiği zaman daha büyük sorunlar çıkabilir. Yurttaşlarımız, prospektüsünü okumadan ve yan etkilerini bilmeden ilaç kullanmak yerine doktora görünüp tavsiyelerine uymalıdırlar.” dediler.
RENK KÖRLÜĞÜ
NEDİR?..
Kalıtsal bir görme bozukluğudur. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür. Renkleri ayırt etme yeteneğinin bozulmasıdır. En fazla görüleni kırmızı ile yeşilin ayırt edilememesi türüdür. Renk körlüğünün nedeni bilinmemektedir. En önemli belirtisi yeşil, sarı, turuncu ve kırmızıyı birbirinden ayıramamaktır.Tedavisi yoktur, görme sinirlerinin zayıflığına bağlı olan bazı türleri az da olsa düzeltilebiliyor, bazı türlerinin ise ilerlemesi durdurulabiliyor. Bazı türlerinde görme bozukluğunun yanı sıra her şey siyah beyaz görünür.