|
MEME KANSERİNDEN
KURTULMA ORANI ARTTI…
Bilim insanları dur durak bilmeden gece gündüz çalışarak insan sağlığı için yeni yeni çare arayışlarını sürdürüyorlar. Bu konuda çok olumlu sonuçlara ulaşılmaktadır. Erken tanı ve tedavi yöntemleriyle meme kanserlerinden kurtulma oranının yüzde 90’lara çıkması bu çalışmaların bir sonucu. Uzmanlar; Ailede meme kanseri olmasa dahi hastalığa yakalanma oranının yüzde 80’ler civarında olduğunu, 65 yaşından sonra bile bu hastalığa yakalanma riskinin bulunduğunu belirtiyorlar. Burada önemli olan kadınların meme kanseri konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesidir.
KIRMIZI BİBER…
YARARLARI-ZARARLARI
Bugüne kadar acı biber yediği için ölen olmamış. Ancak son yıllarda her alanda rekor kırma gibi bir durum söz konusu olduğundan bu konuda da kırılmış bir rekorun olduğu bilinmektedir. Adamın biri sadece 8 dakika içinde 247 tane acı biberi midesine indirmiş.
Bilim insanları genelde biber yemenin sağlığa yararı olduğunu belirtiyorlar. Bunun en bariz örneklerinden birisi, biberin prostat kanseri hücrelerini öldürdüğüdür.
Bibere acılığı veren maddenin adı kapsaisin dir. Cilde tahriş yapabilir. Ancak bu özelliğinden dolayı bazı romatizma ağrıları için ilaç olarak kullanılabilir. Bu madde yağlı olduğu için su ile birleşmez. Onu durduracak en iyi yöntem ekmektir. Ekmek bu yağı absorbe eder. Acı’nın bir başka ilacı da süttür. Sütün içindeki kasein maddesi deterjan görevini yapar. Biberin yağı ile birleşerek ağzı temizler.
KALP KENDİ KENDİNİ
ONARACAK…
İtalyan bilim insanlarının yaptıkları bir araştırmanın sonucunda kalbin kendi kendini onarmasını sağlayacak bir sonuca ulaştılar. Bu sonuca göre, kriz geçiren bir kalp kendi kendini yenileyecek. Bu çalışmanın kök hücre çalışmalarına dayandığı açıklandı.
Buna göre bilim insanları, kriz geçiren kalpte deformasyon olduğunu, ancak keşfedilen bu yeni yöntem ile kök hücrelere kalbin onarılması kodlaması yapabildiklerini, böylece başka bir tedaviye gerek kalmadan, vücudun kendi tedavisini yaptığını açıkladılar. Bu yöntemle hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde başarılı sonuçlar elde edildiğini, bir süre sonra da bu uygulamaların insanlar için de başlayacağını açıkladılar.
KANSER İÇİN
MOR DOMATES…
Bilim insanları kansere karşı etkili olabileceği düşüncesiyle mor domates yetiştirdiler. Mor domates, aslanağzı çiçeğinin genlerinin domatese aşılanmasıyla elde edildi. Bu domatesten yiyen farelerin daha uzun yaşadıklarını belirleyen bilim insanları, bunu insan yaşamı için kullanabileceklerini açıkladılar.
Böğürtlen, yabanmersini türünden meyvelerde de bulunan bu maddenin, kolon kanseri hücrelerinin büyümesine de engel olduğunu ortaya çıkardılar…
HER YAŞTA EGZERSİZ…
Bilim insanları, insanların hangi yaşta olurlarsa olsunlar mutlaka enerji harcamalarının gerektiğini belirtiyorlar. Bunun için de mutlaka egzersiz yapmayı öneriyorlar. Ancak fiziksel aktivitelerin yaş, cinsiyet, boy, vücut ağırlığı, kas kitlesi gibi etkenler göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğini söylüyorlar. Ayrıca fiziksel aktivite tipi, yoğunluğu ve süresinin de diğer faktörler kadar önemli olduğunu vurguluyorlar. Bununla beraber beslenme ve diyet durumu da göz ardı edilmemelidir diyorlar…
Egzersizin öncelikle şeker, kalp ve damar hastalıkları gibi birçok hastalıklardan korunmak için gerekli olduğu belirtilmektedir.
SPOR İÇİN EN UYGUN
ZAMAN…
Çoğu kez insanlar, sporu sabah mı yapsam, akşam mı diye ikileme düşebiliyorlar. Ya da sabah mı yararlı, yoksa akşam mı diye de sorabiliyorlar. Uzmanlar bu konuda da açıklama getiriyorlar.
Buna göre çok erken uyananlar egzersizlerini sabah saatlerinde yapabilirler. Ancak sabah kendilerini zinde ve enerjik hissetmeyenler, akşam üstü de yapabilirler.
Sabah saatlerinde kan şekeri seviyesi düşük olduğu için şekerli sıvı takviyesi yapmak gerekebilir. Sporun ardından iyi bir kahvaltı da yapılmalı. Akşamise akşam yemeğini spordan iki saat sonra yemek gerekiyor...