|
YEDİĞİMİZ EKMEK…
Var olduğu günden bu yana insanın vazgeçemediği iki temel besin maddesinden birisidir ekmek. Peki nasıl oldu da yaptılar ilk ekmeği?
İnsanoğlunun hafızasına ayna tutsak… Önce yamaçlardan topladılar tahılı. Olduğu gibi yediler, ateşe atıp yediler. Çiğnerken kabuğundan ayırmak gereğini fark ettiler. Suya karıştırdıklarında yapısının değiştiğini gördüler. Sonra onu önce suya tutup sonra ateşe atıp yediler. Sulu buğdayı pişirmeyi unuttular bir ya da birkaç gün sonra ekşidiğini gördüler, sonra pişirildiğinde daha lezzetli olduğunu keşfettiler.
Anadolu ve Mezopotamya’da iki taş arasında sürterek tahılı parçalamaya çalışan insanoğlu, ezdiği tahılın suyla karıştırdıktan sonra ateşe atmasıyla farklı bir lezzeti yakalamayı başardı.
CAN SIKINTISI DA ÖLDÜRÜYOR…
Bilim insanları, insanların gerçekten de can sıkıntısından ölebileceklerini belirlediler…
Hayatlarında çokça can sıkıntısı bulunan insanların, kalp krizi veya felçten ölme riskinin yaşamı eğlenceli bulan insanlardan daha fazla olduğunu belirlediler…
Bu konudaki araştırma 25 yıl boyunca izlenen 7 bini aşkın devlet memuru üzerinde yapıldı. 35-55 yaş grubunda bulunan memurlara sıkıtı seviyeleri soruldu ve geçen yıl Nisan ayında araştırmaya katılanlar arasında ölen olup olmadığına bakıldı. Sıkıntılı olduğunu söyleyenlerin erken ölme riskinin yüzde 40 daha fazla olduğu ortaya çıktı. Kadınlar ve gençler ve kötü işlerde çalışanların can sıkıntısının daha fazla olduğu da belirlendi.
Can sıkıntısı ile ilgili olarak atalarımızın çok isabetli önerilerini olduğu bilinmektedir. Bunlardan birisi şöyle der; “Ayağını sıcak tut, başını serin, kendine bir iş bul düşünme derin.”
“D” VİTAMİNİ
BARSAK KANSERİ İÇİN
Kanında D vitamini seviyesi yüksek olan kişilerin kalın bağırsak kanserine yakalanma riskinin diğer kişilerden yaklaşık yüzde 40 az olduğu ortaya çıktı.
Avrupa’da 10 ülkede (Danimarka, Fransa, Yunanistan, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç ve İngiltere) yapılan yarım milyonu aşkın kişinin katıldığı araştırmayı açıklayan bilim insanları, kalın bağırsak kanserinden korunmak için sigaranın bırakılması, spor yapılması, kilodan kaçınılması, alkol ve kırmızı et tüketiminin sınırlandırılmasını önermeyi ısrarla işaret ediyorlar…
YAŞLANMAMAK SİZİN ELİNİZDE
Bilim alanında yaşlılıkla nasıl başa çıkılacağı konusunda araştırmalar yapılırken uzmanlar genç görünmek için sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmesi, tatlı miktarının azaltılması, güneşin zararlı etkilerinden cildin korunması ve yüz egzersizlerinin yapılması gerektiğini belirtiyorlar.
Uzmanlara göre, yaşlanmanın yanıtı, cildin altında bulunan esnek bir madde olan kalojenin yaş ilerledikçe miktarının ve esnekliğinin azalması olarak ifade ediliyor. Yaşlanmayla mücadelede A, C ve E vitaminlerini çok yararlı olduğu belirtiliyor.
Genç görünmeye yardım edecek besinlerin ise; kabak çekirdeği, yumurta, nar yulaf ve kara üzümün olduğu tespit edilmiştir.
PROSTAT KANSERİNE
ROBOTLA ÇÖZÜM
Dünyada en çok görülen kanser türlerinden altıncı sırayı işgal eden prostat kanseri artık robotlarla tedavi ediliyor. Bu yöntemin rahat uygulanabilir olması tercih nedeni olarak gösteriliyor.
Dünyadaki erkeklerin yüzde 16’sında bu hastalık görülmektedir. Ancak prostat hastalarının yüzde 3-4’ü ölüyor, bu rakamın ileriki yıllarda artabileceği öngörülmektedir.
Amerika’da robotik cerrahi yoluyla prostat hastalıklarının tedavisi için 2.66 operasyon yapılmış ve bu operasyonlar ortalama 115 dakika sürmüştür. Tetavi edilen hastalar ise ortalama bir gün süreyle hastanede kalmışlardır. Bu tür uygulamalarda yüzde 97 oranında başarılı sonuç elde edilmiştir.
UYKU APNESİ ÖLDÜRÜYOR…
Uyku esnasında solunumun 10 saniye kadar durması ile kendini gösteren uyku apnesi hayati tehlike oluşturuyor. Uyku apnesi ile horlamanın birbirinden farklı şeyler olduğunu belirten bilim insanları apne sırasında sonlumun kısa süre durmasının ölümlere yol açtığını belirtiyorlar.
Apnenin ise. Burun etlerinde aşırı büyüme, geniz eti, kist veya tümör, dil ve dil kökünün büyük olması, kilo fazlalığı, yüksek tansiyon, kalp, akciğer, sinüzit gibi bazı hastalıklar sonucu sıkça görüldüğü belirtilmektedir. Hafif ve orta derecedeki vakalarda ilaçla tedavi mümkün olmasına karşın ileri boyuttaki rahatsızlıklarda cerrahi müdahale gerekmektedir.
Beslenme ve yaşam biçimini değiştirmek ise bir tedavi yöntemi olarak tavsiye edilmektedir.
SEVGİLİ AHLAT GAZETESİ OKUYUCULARI
HİÇBİRŞEY SAĞLIĞINIZDAN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR. SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİZ…