|
OLSAM-OLABİLSEM
Şiir yazan bir şairin kalemi,
Hak konuşan bir âlimin kelamı
Alıp sevgiliden yâre selamı,
Götüren bir mektup olmak isterim.
Bir ananın yavruya bakan gözü,
Sevgilinin şiirler kokan sözü
Acısı bitmeyen yürekte sızı,
Girip de derdini bilmek isterim.
Fakirin cebine binlerce lira,
Hastanın derdine bulunan çare,
Dertli yüreğinde onulmaz yâre,
Olup ta acısın duymak isterim.
Sevgi bahçesinin solmayan gülü,
Bir dostun sevgiyle tutulan eli,
Baharların deli divane seli,
Akıp ta bendimi yıkmak isterdim.
Çatlak dudaklara ilaç olan su
Şefkatli ananın minik yavrusu
Yüce dağlarımın reyhan kokusu,
Olup ta içlere dolmak isterdim.
Mavi gökyüzünde kanat açan kuş,
Sevgilinin uykusuna güzel düş,
Bülbülün dilinde aşk ile ötüş,
Olup ta yüreğe dolmak isterim.
Uzak diyarların dönülen yolu,
Çorak toprakların can veren seli,
İnleyen sazların ses veren teli,
Vurdukça derdimi dökmek isterim,
Mazlum insanlarda konuşan bir dil,
Hakkı almak için savunan bir el,
Haklıdan güç alıp bükülmez bir kol,
Olup ta zalimi boğmak isterim.
Bana benzeyen bir yüreğe yoldaş,
Ardımdan gelecek dosta arkadaş
Gökyüzünde kararmayacak güneş,
Olup ta zulmete doğmak isterim.
Gevher ALADAĞ
SEVDAYA UYANMAK
Bu sabahta fırtınaya uyandım sevda için
Savruldum şiir yüklü dakikalara
İşte şu an şimşeklerle duruldum
Yağmura inat,
Bulutlara inat,
Yüreğim tutuldu güneşlere…..
Sen bana kanat.
Güven AYBER
BENİ ORYA GÖTÜRÜN
Yol bitti dönmenin zamanı geldi,
Dönemezsem beni orya götürün
Asıldı eleğim, unum elerdi
Gelemezsem beni orya götürün.
Yollar uzun, yolcu yorgun olsa da
Toprağım küs, dostlar dargın olsa da
Dizler tutmaz, gözler durgun olsa da
Duramazsam beni orya götürün.
Azarsa yaralar, uzarsa ölüm
Meğer ki kış ola, kapana yolum
Eğer ki konuşmaz, tutmazsa dilim
Soramazsam beni orya götürün.
Dallarım gurbette, ordadır köküm
Kervanım yollarda, ordadır yüküm
Gözlerim kapansa, erişse hüküm
Göremezsem beni orya götürün.
Bineğim yorulsa, yolda kalsam da
Üç aylık yol deyip hesaplasam da
Tükene azığım, su bulamasam da
Bulamazsam beni orya götürün
Nideyim ben yad toprağı, nideyim
Bırakın mahşere ordan gideyim.
Ahmet Turan KAZGÖL
TAHSİN USTA
Taş duvarcı ustasıyım, elli yıl çalıştım
Çok meşakkatler gördüm, çok dertlere alıştım
Ömrümü taşla geçirdim, taşla yarıştım
Kireç, kum, çimento demedim harca karıştım.
Çoğunun aşını yedim, ben yediremedim
Ayrıldığımda helalleştim, özür diledim
Güler yüzle çalıştım, hiç kötülük görmedim
Allah hepsinden razı olsun, onu söyledim.
Tahsin KALENDER
GÜL’E
Hasreti gün be gün çok tanıyordum
Derdimin üstüne yok sanıyordum
Yaşlı gözlerimden utanıyordum
Silmeyi denedim sensiz olmadı..
ANDELİB
14 Şubat “Sevgililer Günü”nüz kutlu olsun...