|
HERKES VE BİRKAÇ KİŞİ…
Yağmur herkese yağar
Güneş ısıtır herkesi
Mevsimler herkes içindir
Yalnız çığ altında kalan
Sele kapılan her zaman birkaç kişi
Herkes içindir aşk da ayrılık da
Yalnızca birkaç kişi ölür acıdan
Eskiden ölümle tartılırdı ayrılık
Kiminin hayatı yalnızca unutkanlıktan
Her şey herkes için değildir oysa
Kimi hiçbir şey öğrenmez karanlıktan
Yalnızlığı kullanmayı bilmez kimi
Kimi ayrılamaz karanlıktan
Yağmur herkese yağar
Ama çok az insan tutar yağmurun ellerini
Onca şarkı onca film onca roman
Ama sevmeye yetmez herkesin kalbi
Çığ altında kalan sele kapılan
Aşktan ve acıdan ölen
Birkaç kişi dünyayı başka bir yere yapmaya yeter
Aslında onların hikayesidir anlatılan
Diğerleri dinler, seyreder, geçer gider
Geçer gider herkes
Hikayelerdir geriye kalan…
MURATHAN MUNGAN
GEL GÖR Kİ
Bir Van Gölü akşamı nasıldır ki
Bulutlar nasıldır ki Toroslar’ın üstünden
Anadolu kıyıları nasıldır ki Karadeniz denizinden
Diyarbekir Kalesi nasıldır ki
Urfa Antep arası nasıldır ki
Finike’nin portakal bahçelerinde soluk almak
Bir muzu ağacından elinle koparmak
Mersin’de deniz nasıldır ki Erzurum’da kar yağarken
Gel gör ki
Bir özlemdir tokluk bile memleketimde
Kendimi bildim bileli
Gelecekte nasıldır ki
ARİF DAMAR
BİR ÖLÜM İLANINDAN…
İşte geldik gidiyoruz
Hoşça kal kardeşim deniz
Biraz çakılından aldık
Biraz da masmavi tuzundan
Sonsuzluğundan da biraz
Işığından da birazcık
Birazcık da kederinden
Bir şeyler anlattın bize
Denizliğin kaderinden
Biraz daha umutluyuz
Biraz daha adam olduk
İşte geldik gidiyoruz
Hoşça kal kardeşim deniz…
DAVET
Dörtnala gelip Uzak Asa’dan,
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli,
Ayaklar çıplak,
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,
Ve bir orman gibi kardeşçesine,
Bu hasret bizim!
NAZIM HİKMET
KISKANÇ
Sakın bir söz söyleme, yüzüme bakma sakın!
Sesini duyan olur, sana göz koyan olur.
Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın,
Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur.
Dilerim Tanrı’dan ki sana açık kucaklar,
Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun.
Kan tükürsün adını candan anan dudaklar,
Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun!
FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL
KARA DUTUM
Kara dutum, çatal karam, çingenem;
Nar tanem, nur tanem, bir tanem.
Ağaç isem dalımsın salkım saçak,
Petek isem balımsın ağulum,
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan;
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum,
Kara dutum, çatal karam, çingenem;
Daha nem olacaktın bir tanem,
Gülen ayvam, ağlayan narımsın;
Kadınım, kısrağım, karımsın.
BEDRİ RAHMİ EYUBOĞLU
GÜL’e
Gül’e sorma, o bilmez,
Aşkı, sevdayı, neş’eyi
Lale’ye sor, çiğdem’e sor,
Mor menekşe’ye sor…
ANDELİB