AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > ŞİİR DOSTLARI BULUŞMA NOKTASI
ŞİİR DOSTLARI BULUŞMA NOKTASI

BÖYLE DİYOR…

Kimi inkar etti, kimi terk etti,

Çok şey apardılar özümnen menim.

Kimi de ardına bakarak gitti,

Süzüldü yaşlarım gözümnen menim.

 

Kimi uzun dedi menim kışıma,

Kimi de su kattı pişmiş aşıma.

Men kendi halımda, kendi başıma,

Kül kaldı ataşdan, közümnen menim

 

Kazma vurup burçlarımı yıktılar,

Ne tuttular ne de sahip çıktılar.

Velhasıl cümleye iki sözüm var,

Hayır yok oğlumnan kızımnan menim.

 

Hele gel bir gör ki men ne haldayam,

Hayra gidersem gidem men buradayam.

Bin türlü derdim var men nece sayam,

Kimse üzülmesin üzümnen menim.

 

İster hatırlayın ister unutun,

Diyemem kimseye elimnen tutun.

Kurudu sularım bitmiyor otum,

Bayırımnan menim, düzümnen menim.

 

Men Kubbet-ül İslam denen bir şehir,

İnan ki bin yıllık ceddin mendedir.

Geli meni hatırla, gel kalbime gir,

Derman kesilmeden dizimnen menim.

 

                      Ahmet Turan KAZGÖL

 

     GÜLLER…

Betona tutsak

Yele yenik mi deniz?

Geceyi yırtan ellerimiz

Zincire güler.

 

Dala kırgın

Ala vurgun mu yaprak?

Elleri tükenmeyesi toprak,

Çapaya güler.

 

Kabuğa kilitli,

Özgürlüğü yadırgı mı çekirdek?

Soluğu kokulu çiçek,

Dikene güler.

 

Tele yağı,

Ele köle mi perde?

Yürek kesilen tekne,

Tezeneye güler.

 

               Prof. Dr.Nihat BOYDAŞ

 

 

NAMÜTENAHİ  SORGU

Dostluk, kadifeden bir gece,
Dost için yanmak, dönülmeyesi yol…
Ve nedamet, ıslıktan bir bilmecedir ay dost!
Katı olur Haziran’ın ayazı.
Ve Temmuz’da, kar yamaçları sarsıyorsa,
İkindi vakitlerinde,
İki yüzlü bir cin tutuyorsa köşe başlarını,
Lambalar da sönmüş demektir…
İtilen kapıları açardı yüzsüzlük,
Ve rehavet duvarlardan taşardı.
Hiçlikten gelen ses pencereleri yakar,
Kıymetli taşlarla döşenmiş bir taç,
Baştan başa gezerdi.
Sadakat,  kaşlarından inerdi.

Dostluk,
Savaşlarda vurulan sancaktar gibi…
Elde avuçta ne varsa…
Ya bir dilim ekmek,
Ya bir baş soğan…
Ve şimdi,
Nedamet, ıslıktan bilmeceyi çözüyor,
Elde kağıt kalem…

Yanılası cehennemlerde kor suların iltifatı...
Ya şimdi biterse,
Evet ya,
Biterse…
Dostluk da yiterse,
Ya yiterse,
Kan dolmaz mı gömleğimin cebine?
Ya şimdi kim inanır,
Savaşlarda omuz omuza ölenlere?
Ağustos’ta hava buz kâsesi,
Hava harman,
Toz toprak,
Karman çorman…
Ve nedamet,  ıslıktan bir bilmece…
Dostluk, kadifeden bir gece.
Dost için yanmak, dönülmeyesi yol…

 

                        Cüneyt GÜNDOĞDU

 

     BİR ŞEY Kİ…

İncecik belin

Şöyle bir kalçan varken

Göğsün sıkılmaz da

Nasıl durulur

 

Bir şey ki

Okşasan öpsen

             Dişlesen yesen

Ne yapsan olur

                                 Kenan Mümtaz AKIŞIK

GÖZLERİM İSYANKAR

Güzel gözlerinde kendimi buldum,

Derin bakışların tutsağı oldum,

Uyanmaz denilen rüyaya daldım,

Bir daha uykudan uyanmaz gözüm.

 

Lal oldu dillerim çağlar akar mı?

Gözüm tutsak başka göze bakar mı?

Yüreğime gömdüm daha çıkar mı?

Her zaman tazedir içimde sızım.

 

Yaratanın hikmetine sözüm yok,

Sapladı kanatan sevgi adlı ok,

Ben de aşkın tüm aşklardan daha çok,

Yangınlar harlandı, sönmeye közüm.

 

Gözlerim isyankar, derin yatamam,

Çırpınmak boşuna söküp atamam,

Kendim yasak koydum elin tutamam,

Kadere küskünüm tükendi sözüm.

 

Dertli türküleri söyleyip durdum,

Dağları eritti tükenmez derdim,

Elime şer koydum kararlar verdim,

Dokunmak imkansız, çalamam sazım.

 

Kaderdir inandım, kurtulmak olmaz,

Bilirim bu sevgi içine dolmaz,

Yalvardım yaradan canımı almaz,

Ezelden karaymış hep alın yazım.

 

                          Gevher ALADAĞ

 

       CANIM YOLUNDA

Bu çileli toprak, bu hava, bu su,

Beni candan eder, başım uğrunda.

Sevda çekenlerin, olur mu ki uykusu?

Kahrolur dururum, senin yolunda.

 

Uykuları haram ettim savurdum,

Ne usandım, ne yoruldum, ne durdum.

Gurbette yaşadım, aradım, sordum,

Uğruna baş koydum, sevda yolunda.

 

Sen benim toprağım, anam-yârimsin,

Şu açık sineme, hep kokun sinsin.

“BİTLİS” denildikçe, canım erisin,

Uyu ey toprağım, sabır kolunda.

 

             Mehmet Cemal SAYDAM

   GÜL’e

Gül,

Gül dedi.

Bülbül güle.

Gül gülmedi gitti.

Gül bülbüle,

Bülbül güle,

Yar olmadı gitti…     ANDELİB


ÖMÜR

Geldi geçti ömrüm benim,

Geçen yılki bahar gibi,

Bir zamanlar yeşil idim,

Ormandaki çamlar gibi.

 

Beyazlandı saçım başım,

Hep döküldü kirpik kaşım,

Durmaz akar gözüm yaşım,

Pınardaki sular gibi.

 

Döküldü dişim, büküldü belim,

Virajdaki yollar gibi,

İşitmez kulağım görmüyor gözüm,

Dumanlanmış dağlar gibi.

 

Tutmaz oldu elim dizim,

Çil çil oldu çemen yüzüm,

İhtiyarım geçmez sözüm,

Sanki yanlış söyler gibi.

 

Geldi geçti Tahsin Usta,

Selam olsun eşe dosta,

İndir beni asta, asta,

Sanki yıllar yatar gibi.

 

                       Tahsin KALENDER

 

AYNAYA ŞİİR

Gez göz arpacıktan tarar acıları zaman

Her saniyesine küskün , gün yorgunu saatlerin

Korku zerresine rastlanmaz, kaçışların ortasında senden

Ben yangın yerine bakarken

Sen kör olmaktasın

 

Küs arkanı dön git

Katıla katıla gülsün aykırılıklar

Belki burada şimdi nefessiz atar kalp atışları  

Ben tükenirim dost yangınlarında

Sen gül koklamakta olursun

 

Buna acısıyla yaşamak denir

Gün olur güzel olur aynalara bakan yüz

Gün olur kırbaç olur şaklar yaralarına

Ben sensiz olurum senle dururken

Ve Sen uzaklarda olursun

                                              Güven AYBER

                                                27.11.2009-Tatvan

 

ÖZÜR

            Değerli şiir dostları, geçtiğimiz sayıda yer alan bir şiirin altına yanlışlıkla Nazım HİKMET adını koymuşuz. Bizi uyaran dostlarımıza teşekkür eder, bu yanlışlıktan ötürü  tüm okuyucularımızdan özür dileriz…

 

 

 

 



Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Bir gün kaç saattir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com