|
ÜSTÜ KALSIN
Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte
Her ölüm erken
Ölümdür
Biliyorum tanrım
Ama, ayrıca aldığın
Şu hayat
Fena değildir…
Üstü kalsın…
Cemal SÜREYA
SUYUNU KAYBEDEN ÇEŞME
“Kaynarlar Gazo deresindeki kuruyan çeşmeye ithafen”
Bir zamanlar berrak
Gürül gürül akan suyun yok şimdi;
Aha şurada gözlerin unutmakta güneşi
Şurada kayıp aşklar durmakta
Hangi sözlere gülüp
Hangilerine ağlamıştın
Sırlarınla akar durur musun söyle
Suyunu kaybeden çeşme söyle
Bizi hangi tozlu sayfalara yazdı tarih
Nerede kayıtlı korkularımız
Nerede çığlık çığlığa geçen kavga saatleri
Hani not düşülen yarın kaygıları
Karmaşanla akar durur musun söyle
Suyunu kaybeden çeşme söyle
Yağmura mı özlemin
Mevsimlere mi?
Küskün sancılı yüreğin nerde akar
Bir türkü yakılmış mıdır arkandan
Yoksa kısık bir sızlanma
Özleminle akar durur musun söyle
Suyunu kaybeden çeşme söyle
Ya gölgen takip etmiş midir seni
Ya da çıkamadığın olmuş mudur gün ışığına
Yalnızlık şarkısı mıdır çaldığın her daim
Kaybettik aydınlığını zamanın
Biliyor musun nazlı çeşme?
Kaybettik sabrını nefesin
Şimdi istesen de akar durur musun söyle
Suyunu kaybeden çeşme söyle
Güven AYBER
30.12.2009
TATVAN
BİZİM SONBAHAR
Dallar süzgün, suskun ağaçlar
Uçurmuş yavruyu, göç etmiş kuşlar
Yapraklar sararmış, terk etmiş dalı
Bugün varmış, yarın yokmuş misali…
Göç başlamış, katarlanmış turnalar
Gidiyor geldiği ellere doğru
Bir kanat çırpıyor bir de bakıyor
Geride koyduğu yollara doğru…
Ağlar perde perde, sis tutmuş gibi
Yeşil bir baharı unutmuş gibi
Yamaçlarda alaçarpak yağan kar
Sarı bir vadiye akıyor sular…
İğdeler pembeye dönüştüğü gün
Çoban sürüsünü bırakmış üzgün
Dağlarda rüzgarın uğultusu var
Ayrılış mevsimi sanki sonbahar…
Ahmet Turan KAZGÖL
MÜJDE
Kuşlar haber verdi bana kuşlar
Gelecekte bir şeyler olacak
Gün dilediğimiz gibi doğar
İnsan yüzümüz güler olacak
Neden sonra nehir yatağında
Kurt ininde kuzu otlağında
Dünya dirlik düzenlik çağında
Düşle gerçek beraber olacak
Cahit Sıtkı TARANCI
FIRTINA
deniz tabanında
ne kadar derin olursa olsun
duyarsın fırtınayı.
devinişinde sessizliğinin
parçacıkların ileri geri
yavaş direnişinde
büyük gövdenin
sıkıca sarıldığın
ama yok daha fazlası.
ve küçük balık aramak gibi
umutsuz gezgin
olarak geçmek…