AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > ŞİİR DOSTLARI BULUŞMA NOKTASI
ŞİİR DOSTLARI BULUŞMA NOKTASI

              ARAMIZDAN AYRILIŞININ 8. YILINDA

AHMET TURAN KAZGÖL  ANISINA…

ORDAYIM

 

Hani yavaş yavaş güller açar ya,

Hani cemre düşer, toprak kokar ya,

Hani Sor dağında uçkun çıkar ya,

Sessiz sessiz akan bir pınardayım.

 

Bir gün Kulaksız’da bir gün Kırklar’da,

Bir gün Yam düzünde, bir gün Hıdar’da,

Bazen kış ayında, bazen baharda,

Ilık ılık esen bir rüzgardayım.

 

Tan yeri ağarır şafak atar ya,

İlk yanan ocakta duman tüter ya,

Yapraklar hışırdan, kuşlar öter ya,

İşte o an  tam o zaman ordayım,

Aktaş’ın orada kayalardayım.

 

Nemrut’te her akşam güneş batarken,

Süphan’da her sabah şafak atarken,

Yapraklar üstünde daha nem varken,

İşte o an tam o zaman ordayım,

Kabe bağlarında, o civardayım.

 

Hani güz gelir de kuşlar döner ya,

Hani sular yavaş yavaş donar ya,

Her yazın sonunda sonbahar var ya

İşte o an tam o zaman ordayım,

Ve en son yolculuk omuzlardayım.

 

AĞUSTOS GECESİ

 

Ilık bir Ağustos gecesindeyim,

Doyulmaz seyrine dalarım ay’ın,

Mehtap Van Gölü’nde, ben Merdem’deyim,

Ne olur seyrimi sakın bozmayın.

 

İki dağ üstüne hamak kurarım,

Sallanırım bülbül yuvası gibi,

Derinden inleyen bir ses duyarım,

İlahi bir sesin duası gibi.

 

Gah uyanık kalır, gah pineklerim,

Seyrederim sabah olana kadar,

Yıldızları tespih yapar çekerim,

Göz yaşım gönlüme dolana kadar.

 

Bir hayal için biterken zaman,

Daha berraklaşır göğün mavisi,

Güneş nöbetini devralır ay’dan,

Ve her minarede bir ezan sesi.

 

 

 

BENİ ORAYA GÖTÜRÜN

 

Yol bitti, dönmenin zamanı geldi,

Dönemezsem beni orya götürün,

Asıldı eleğim, unum elendi,

Gelemezsem beni orya götürün.

 

Yollar uzun, yolcu yorgun olsa da,

Toprağım küs, dostlar dargın olsa da,

Dizler tutmaz, gözler durgun olsa da,

Duramazsam beni orya götürün.

 

Azarsa yaralar, uzarsa ölüm,

Meğer ki kış ola, kapana yolum,

Eğer ki konuşmaz, tutmazsa dilim,

Soramazsam beni orya götürün.

 

Dallarım gurbette, ordadır köküm,

Kervanım yollarda, ordadır yüküm,

Gözlerim kapansa erişse hüküm,

Göremezsem beni orya götürün.

 

Bineğim yorulsa, yolda kalsam da,

Üç aylık yol deyip, hesaplasam da,

Tükense azığım, su bulamasam da,

Bulamazsam beni orya götürün.

 

Nedeyim ben yad toprağı nideyim,

Bırakın mahşere ordan gideyim…

 

BİZİM SONBAHAR

 

Dallar süzgün, suskun ağaçlar,

Uçurmuş yavruyu, göç etmiş kuşlar,

Yapraklar sararmış, terk etmiş dalı,

Bugün varmış, yarın yokmuş misali.

 

Göç başlamış, katarlanmış turnalar,

Gidiyor geldiği ellere doğru,

Bir kanat çırpıyor, bir de bakıyor,

Geride koyduğu yollara doğru.

 

Ağlar perde perde sis tutmuş gibi,

Yeşil bir baharı unutmuş gibi,

Yamaçlarda alaçarpak yağan kar,

Sarı bir vadiye akıyor sular.

 

İğdeler pembeye dönüştüğü gün,

Çoban sürüsünü bırakmış üzgün,

Dağlarda rüzgarın uğultusu var,

Ayrılış mevsimi sanki sonbahar…

 

RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Dünyanın uydusunun ismi nedir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com